Chromatine türkçesi Chromatine nedir

Chromatine ingilizcede ne demek, Chromatine nerede nasıl kullanılır?

Achromatine : Akromatin.

Chromatin : Kalıt kuşağı. Kromatin. İnterfaz halindeki ökaryot hücrelerin çekirdeklerinde bulunan ve bazik boyalarla boyanan nükleoprotein yumakları veya topluluktarı dna ve histonlann birleşmesi ile oluşan nükleozom denen yapılardan meydana gelir. İnterfaz evresindeki ökaryot hücrelerin çekirdeklerinde bulunan nükleoprotein yumakları veya toplulukları. Hücre bölünmesi esnasında kromozomları oluşturan ve çekirdek hücresinde bulunan madde.

Chromatinum : Hücre çekirdeğinde koyu ve açık olarak gözlenen, dezoksiribonükleoproteinleri içermesinden dolayı bazofil boyalarla boyanan madde. koyu olanları heterokromatin açık olanları ise ökromatindir. Kromatin.

Corpusculum chromatini sexualis : Cinsiyet kromatini. Seks kromatini. Dişi memelilerin kimi hücrelerinde çekirdek iç zarına yapışık veya karyoplazma içerisinde kromatinden daha iri kromatin, eşey kromatini, barr cisimciği, seks kromatini. en belirgin olarak ağız mukozası yassı epitel hücrelerinde ve nötrofil granülositlerde gözlenir.

Achromatin : Akromatin. Boyanmayan hücre çekirdeği maddesi. Standart boyalarla boyanmaya karşı duyarlı olmayan doku (biyoloji terimi). Hücre çekirdeğinde bulunan ve kromatin tanelerini taşıyan ağ biçimindeki ipliksi yapıya verilen eski bir ad. Boyalarla zayıf boyanan hücre çekirdeği. Linin.

 

Chromatic distortion due the illumination : Renk dönmesi. Aydınlatan ışık kaynağının tayfsal özeliklerine bağlı olarak renk türünde görülen değişme, bk. renk sapması.

Achromatinic : Akromatinik.

Chromatic aberration : Frekansa bağımlı aberasyon. Fizik, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Frekansa bağımlı sapinç. Renkser sapınç. Renk sapıncı. Kromatik sapınç. Renk sapması. Renklerle ilgili sapma. Renk saçaklanması. Bir merceğin odak noktasının gelen ışığın rengine bağlı olması, bu yüzden sonsuzdaki beyaz birnokta ışık kaynağının görüntüsünün seçik olmaması renkli halkalar biçiminde görülmesi.

Chromatic : Biyoloji, gitar, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renklere ait. Renkser. Yarım seslerden oluşan ses dizisi. Renge ilişkin olayları ya da nesneleri belirleyen (özdek). içinden geçen güneş ışığını tek renkli bileşenlerine ayıran (özdek). Kromatik. Renklerle ilgili. Parlak renkli ya da boyandığında parlak renk meydana getiren. Renközü olan. renksemezin karşıtı. Renkle ilgili.

Heterochromatinum : Çekirdekte kromatinin koyu görünen kısmı. genç hücrelerle çok çalışan sinir hücrelerinde bu madde az bulunur. transkripsiyon etkinliğinin az olduğu veya genomun etkisiz kısımlarını gösterir. Heterokromatin.

İngilizce Chromatine Türkçe anlamı, Chromatine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chromatine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Euchromatinum : Ökromatin.

Chromosome : Kromozom. Kalıtım ipliği. Prokaryot ve ökaryot hücrelerin çekirdeğinde bulunan, sayısı ve şekli her canlı için sabit ve belli olan, hücre bölünmesi şurasında iplikler halinde ortaya çıkarak koyu renkli boyanan yapılar. kromozomlar üzerinde genler dizilidir. her kromozom çok uzun bir dna molekülü ile bu molekülle birlikte bulunan proteinlerin çok sayıda sarmallar meydana getirmesiyle hücre bölünmesinin metafaz safhasında belirgin olarak ortaya çıkar. interfazda sarmalların kısmen ya da tamamen çözünmesi sebebiyle ayırt edilemezler. prokaryot hücrelerin tek dna molekülüne de kromozom denir. Kromosom. Soyaktaran. Prokaryot ve ökaryot hücrelerde üzerlerinde genleri taşıyan dna ve nükleoproteinden oluşmuş, karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatin ipliklerinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, bazı karekterlerin yeni bireylere geçmesini sağlayan kıvrık çubuk biçimindeki yapı.

Chromatinum : Hücre çekirdeğinde koyu ve açık olarak gözlenen, dezoksiribonükleoproteinleri içermesinden dolayı bazofil boyalarla boyanan madde. koyu olanları heterokromatin açık olanları ise ökromatindir.

Pigmentation : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Boyarlanım. Hücrelerin renkli madde oluşturması. Cildin renk değiştirmesi. Pigment artışı nedeniyle deri veya dokuda meydana gelen renk koyuluğu veye renk değişikliği, pigment birikimi. Bir organ veya organizmada renk veren maddelerin toplanması. Renk verici maddenin birikimi. pigment artışı nedeniyle deri veya dokularda meydana gelen renk değişikliği. tavukların gaga, bacak ve kloaka rengi. Renkli madde oluşturma. Pigmentasyon. Pigmentlenme.

Nucleus : Beynin ventriculus tertius’unun üst-iç duvarlarında bulunan hypothalamus çekirdeği. Esas. Proton ve nötronlardan oluşan, pozitif yüklü olan ve atomun hemen hemen tüm kütlesini oluşturan merkez kısmı. Yer küresinin 2.920 km. derinliği altında bulunan ve deprem yayınım hızının apansız azalan kesimi. Nükleus globosus. Ökaryotlarda bir veya daha fazla bulunan, kalıtım materyali olan dna’yla çeşitli organik ve inorganik maddeler kapsayan, çift zarla çevrelenerek stoplazmadan ayrılmış olan hücre organeli, nükleus. halatlarda etrafına damarların, damarlarda ise damar tellerinin sarıldığı göbek kısmı, öz. Nükleus hipotalamikus dorsomediyalis. Orta beyinde bulunan kırmızı çekirdek. Çekin. Corpus amygdaloideum içinde yer alan çekirdek.

Cell nucleus : Hücre çekirdeği. Genler ve kromozomların bulunduğu hücrenin merkezi. Hücre kontrol merkezi.

Chromatin : Kalıt kuşağı. Hücre bölünmesi esnasında kromozomları oluşturan ve çekirdek hücresinde bulunan madde. İnterfaz evresindeki ökaryot hücrelerin çekirdeklerinde bulunan nükleoprotein yumakları veya toplulukları. İnterfaz halindeki ökaryot hücrelerin çekirdeklerinde bulunan ve bazik boyalarla boyanan nükleoprotein yumakları veya topluluktarı dna ve histonlann birleşmesi ile oluşan nükleozom denen yapılardan meydana gelir.

Chromatine synonyms : karyon, chromatin granule, sex chromatin, body substance.

Chromatine zıt anlamlı kelimeler, Chromatine kelime anlamı

Depigmentation : Renksizleşme. Pigment kaybı. Bir hücrenin pigmentini kaybetmesi. Depigmentasyon. Depigmantasyon. Zardaki renk veren maddenin çıkarılması.

Diatonic : Diyatonik.