Nucleus türkçesi Nucleus nedir

  • Atom çekirdeği.
  • Sinir hücreleri yığını.
  • Beynin ventriculus tertius’unun üst-iç duvarlarında bulunan hypothalamus çekirdeği.
  • Nükleus globosus.
  • Nükleus.
  • Hypothalamusta regio hypothalamicus caudalis’in çekirdeği.
  • Nükleus suprakiazmatikus.
  • Proton ve nötronlardan oluşan, pozitif yüklü olan ve atomun hemen hemen tüm kütlesini oluşturan merkez kısmı.
  • Cevher.
  • Aşı çekirdeği.
  • Ökaryot hücrelerde bir ya da daha fazla sayıda bulunan, kalıtım materyali olan dna ile çeşitli organik ve inorganik maddeler kapsayan, çift zarla çevrelenerek sitoplazmadan ayrılmış olan hücre organeli. nükleus.
  • İç.
  • Nükleus hipotalamikus dorsomediyalis.
  • Nükleus mamillaris mediyalis.
  • Nükleus motoryus nervus trigemini.
  • Nükleus subtalamikus.
  • Aşırı doygun bir çözelti ya da aşırı soğumuş bir sıvıya daldırılarak örütlenme sürecini başlatan özdek.
  • Öz.
  • Dirilbilimsel gözenin ortasında, özellikle kalıtımı yöneten nesnecik.
  • Omuriliğin göğüs ve ön bel bölgesi kesiminde, cornu dorsale'nin tabanı ortasında, az veya çok bir kabartı oluşturan çekirdek.
  • Atom kütlesinin çoğunu sağlayan, bir ya da birden çok artı yüklü proton ile hidrojen öğesi dışında bir ya da birden çok yüksüz nötrondan oluşan özdek kümesi.
  • Ökaryotlarda bir veya daha fazla bulunan, kalıtım materyali olan dna’yla çeşitli organik ve inorganik maddeler kapsayan, çift zarla çevrelenerek stoplazmadan ayrılmış olan hücre organeli, nükleus. halatlarda etrafına damarların, damarlarda ise damar tellerinin sarıldığı göbek kısmı, öz.
  • Çekin.
  • Discus intervertebralis’lerin ortasında bulunan ve embriyonel hayattaki chorda dorsalis'in kalıntısı olan oluşum.
  • Hypothalamus’un regio hypothalamica rostralis’inde bulunan çekirdek.
  • N. trigeminus’un başlangıç çekirdeği.
  • Nükleus ruber.
  • Yer küresinin 2.920 km. derinliği altında bulunan ve deprem yayınım hızının apansız azalan kesimi.
  • Nükleus pulpozus.
  • Thalamus ile substantia nigra arasında bulunan çekirdek.
  • Corpus amygdaloideum içinde yer alan çekirdek.
  • Nükleus grasilis.
  • Nüve.
  • Esas.
  • Yerçekirdeği.
  • Kuyrukluyıldızın parlak başı.
  • Nükleus mediyalis.
  • Soğanilikte bulunan funiculus gracilis'in sonlandığı çekirdek.
  • Çekirdek.
  • Öğeciğin ağırlığını veren artı yüklü özek taneciği.
  • Orta beyinde bulunan kırmızı çekirdek.
  • Beyincikte corpus medullare’de vermis’e yakın olarak bulunan küçük çekirdek.
  • Nükleus torasikus.
  • Bir öğeciğin tüm kütlesinin, tüm artı yükünün toplandığı eksicik kabuğu altındaki yaklaşık 10-13 cm. boyutlu parçacık.
  • N. trigeminus’un, omuriliğin ön boyun kesiminin üst boynuzlarında, başa kadar uzanan spinal çekirdeği.
  • Nükleus traktus spinalis nervus trigemini.
  • Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.
 

Nucleus ile ilgili cümleler

English: The protons and neutrons cluster together in the center of the atom in what is called the nucleus. The electrons orbit around the nucleus.
Turkish: Protonlar ve nötronlar atomun çekirdek denilen merkezinde bir araya gelirler. Elektronlar çekirdeğin etrafında dönerler.

 

English: The nucleus of a hydrogen atom consists of a single proton. Around this proton orbits a single electron.
Turkish: Bir hidrojen atomu çekirdeği tek bir protondan oluşur. Bu protonun etrafında tek bir elektron döner.

English: A great deal of energy is locked up in the nucleus.
Turkish: Çekirdekte büyük bir enerji hapsedilmiştir.

English: Helium is the second simplest atom. It consists of a nucleus containing 2 protons and two neutrons. Around the nucleus orbits 2 electrons.
Turkish: Helium ikinci en basit atomdur. O, iki proton ve iki nötron içeren bir çekirdekten oluşur. Çekirdek etrafında 2 elektron döner.

Nucleus ingilizcede ne demek, Nucleus nerede nasıl kullanılır?

Nucleus motorius nervus abducentis : N. abducens’in başlangıç çekirdeği. Nükleus motoryus nervus abdusentis.

Nucleus motorius nervus oculomotorii : Nükleus motoryus nervus okulomotori. N. oculomotorius’un başlangıç çekirdeği.

Nucleus preopticus medianus : Hypothalamus'un regio hypothalamica rostralis’inde bulunan çekirdek. Nükleus preoptikus medianus.

Nucleus pretectalis : Nükleus pretektalis. Nuclei colliculi inferioris ile commissura posterioris arasında bulunan çekirdek.

Atomic nucleus : Atomun hemen hemen tüm kütlesini teşkil eden, proton ve nötronlardan oluşmuş merkezi kısmı. Öğecik çekirdeği. Öğeciğin tüm özdeksel kütlesinin biriktiği artı yüklü parçacık. Biyoloji, fizik alanlarında kullanılır. Atom çekirdeği.

Even even nucleus : Çift-çift çekirdek. Çift sayıda önelcik ile çift sayıda ılıncıktan oluşan çekirdek.

Benzene nucleus : Benzen çekirdeği.

Cometary nucleus : Kuyrukluyıldız çekirdeği.

Compound nucleus : Bileşik çekirdek. Bileşik çekirdeği.

Crystal nucleus : Kristal çekirdeği.

İngilizce Nucleus Türkçe anlamı, Nucleus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nucleus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kerns : (harflerde) çıkıntı yapmak. Köylü (irl.). Asker (irl.). Çiftleri sıkıştırma. Karakter çiftlerini sıkıştırmak. Sıkıştırmak. Göbek.

Distillation : Anafikir. Ham protein analiz yönteminin ikinci basamağı. bir sıvıyı önce buhar durumuna getirme ve daha sonra soğutarak yeniden sıvı haline getirerek temizleme. Taktir. Damıtma. Damıtık madde. Saflaştırma. Damıtım. Distilasyon. Ana fikir.

Distillations : Ana fikir. İmbikten çekme. Saflaştırma. Damıtık madde. Damıtım. Taktir. Anafikir. Damıtma.

Chromosome : Prokaryot ve ökaryot hücrelerin çekirdeğinde bulunan, sayısı ve şekli her canlı için sabit ve belli olan, hücre bölünmesi şurasında iplikler halinde ortaya çıkarak koyu renkli boyanan yapılar. kromozomlar üzerinde genler dizilidir. her kromozom çok uzun bir dna molekülü ile bu molekülle birlikte bulunan proteinlerin çok sayıda sarmallar meydana getirmesiyle hücre bölünmesinin metafaz safhasında belirgin olarak ortaya çıkar. interfazda sarmalların kısmen ya da tamamen çözünmesi sebebiyle ayırt edilemezler. prokaryot hücrelerin tek dna molekülüne de kromozom denir. Kromosom. Kromozom. Kalıtım ipliği. Soyaktaran. Prokaryot ve ökaryot hücrelerde üzerlerinde genleri taşıyan dna ve nükleoproteinden oluşmuş, karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatin ipliklerinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, bazı karekterlerin yeni bireylere geçmesini sağlayan kıvrık çubuk biçimindeki yapı.

Basis : Kaide. Gramer, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Taban. Kaynak. Menşe. Kök. Mesnet. Dayanak. Belkemiği.

Chromatin : Kalıt kuşağı. İnterfaz evresindeki ökaryot hücrelerin çekirdeklerinde bulunan nükleoprotein yumakları veya toplulukları. Kromatin. Hücre bölünmesi esnasında kromozomları oluşturan ve çekirdek hücresinde bulunan madde. İnterfaz halindeki ökaryot hücrelerin çekirdeklerinde bulunan ve bazik boyalarla boyanan nükleoprotein yumakları veya topluluktarı dna ve histonlann birleşmesi ile oluşan nükleozom denen yapılardan meydana gelir.

Distillate : Damıtılmış sıvı. İmbikten çekilmiş sıvı. Distilat. Damıtık. Damıtılan. Damıtma ile elde edilen sıvı. Distile.

Endo : İçindeki. İç, içinde, içte olan. Endo.

Essences : Nitelik. Ruh. Esans.

Civilest : Nazik. Yurttaşlık ile ilgili. Resmi. Vatandaşlarla ilgili. Ferdi. Kamu. Medeni hukuk ile ilgili. Medeni. Uygar. Hükümete ait.

Nucleus synonyms : cell organelle, cell organ, subthalamic nucleus, chromatin granule, karyon, bio, core, achromatin, cystoblast, atom, basic, compendiums, jewel, nucleole, crux, linin, inland, basilary, compact, inner, hard core, guts, core memory, quintessence, compendious, breast, moment, brusker, cores, kernels, midpoint, barysphere, element.

Nucleus ingilizce tanımı, definition of Nucleus

Nucleus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Used both literally and figuratively. The central or material portion. Hence, a central mass or point about which matter is gathered, or to which accretion is made. A kernel.