Churning türkçesi Churning nedir
- Yayıklama.
- Çok sayıda telafi edici açık piyasa işlemlerine girişerek toplam rezerv düzeyinin göreceli olarak ufak bir miktarda değiştirilmesi süreci.
- Çalkalayan.
- Çalkalama.
- Bazı hileci aracı kurumların piyasada az prim yapan hisse senetlerini çok çekici bir yatırım aracıymış gibi gösterip kendilerine haksız komisyon geliri sağlamaları.
Churning ingilizcede ne demek, Churning nerede nasıl kullanılır?
Churn drilling : Halatlı delme. Halatlı sondaj.
Churn out : Bolca üretmek. Üretmek. Bol miktarda öndürmek. Seri üretim yapmak.
Churn up : Midesini bulandırmak. Ayağa kaldırmak. Çalkalamak.
Butter churn powder : Yayık altı suyunun kurutulmasıyla elde edilen ürün. Yayık altı tozu.
Barrel churn : Fıçı tipi yayık.
Churns : Yayık. Tereyağı yapmak. Çırpmak. Yayık yaymak. Köpürmek. Karıştırmak. Yayıkta çalkalamak. (sıvı) köpürtmek. Çalkalamak. Çalkantılı olmak.
Churned : Köpürmek. Karıştırmak. Çırpmak. Çalkantılı olmak. Tereyağı yapmak. Köpürtmek. Çalkalamak.
Churn : Köpürtmek. Süt güğümü. (sıvı) köpürtmek. Karıştırmak. Çırpmak. Köpürmek. Sağılan sütün toplandığı büyük kap. Çalkalanmak. Yayık.
Churners : Çalkalayan kimse. Tereyağı yapıcısı. Yayık makinesi. Çalkalayarak tereyağını köpürten kimse.
Church and state : Kilise ve devlet.
İngilizce Churning Türkçe anlamı, Churning eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Churning ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Rinse : Durlamak. Durulamak. Çalkamak. Durulama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Boya (saçı hafifçe boyamak için kullanılan). Çalkalamak. Temiz sudan geçirmek. Sıvı saç boyası.
Roily : Bulanık.
Swashed : Dalga kırılmasından sonra suyun yükselerek kıyıya şiddetle çarpması. Çalkalanmak. Çalkantı. Çalkalamak. Çalkalanma.
Agitation : Karıştırma. Sallanma. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Galeyan. Kışkırtıcılık. Daha düzgün bir açındırma sağlamak, yönsel açındırma etkisini önlemek amacıyla, açındırılmakta olan filmin yüzüne yakın yerdeki açındırmacın sallanması. Sıkıntı. Endişe. Gerginlik.
Swashing : Çalkalamak. Çalkalanma. Dalga kırılmasından sonra suyun yükselerek kıyıya şiddetle çarpması. Çalkalanmak. Çalkantı.
Agitated : Tedirgin. Heyecanlı. Çalkalanmış. Ajite. Telaşlı.
Swash : Çalkantı. Çalkalanmak. Dalga kırılmasından sonra suyun yükselerek kıyıya şiddetle çarpması. Çalkalanma. Çalkalamak.
Turbulent : Vahşi. Gürültülü patırtılı. Karışık. Karışıklık çıkaran. Çalkantılı. Düzensiz. Haşin. Gürültücü. Sert. Fırtınalı.
Agitating : Çalkalamak. Propaganda yapmak. Karıştırmalı. Tekrar karma. Muharrik. Yinelenmiş karma. Kışkırtmak. Sarsmak. Sallamak. Tahrik etmek.
Roiled : Öfkelendirmek. Kızdırmak. Rahatsız etmek. İrrite etmek. Bulandırmak. Çamurlu hale getirmek. Sinirini bozmak. Sinirlendirmek. Çamurlaştırmak. Bulanıklaştırmak.
Churning synonyms : churned up, agitations, rinsings, jigging, rinses, swashes, roiling, rinsing.
Churning zıt anlamlı kelimeler, Churning kelime anlamı
Churning antonyms : unagitated.
Churning ingilizce tanımı, definition of Churning
Churning kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of one who churns.

Bu kısımda Churning kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Churning ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Churning anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Churning ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.