Circulatory organ türkçesi Circulatory organ nedir
- Kalp, atardamar, toplardamar ve kılcal damar gibi dolaşım sistemini oluşturan organlardan her biri, sirkülasyon organı.
- Sirkülasyon organı.
- Dolaşım organı.
- Yürek, atardamar, toplardamar ve kılcal damar gibi dolaşım sistemini oluşturan organlardan her biri. sirkülasyon organı.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Circulatory organ ingilizcede ne demek, Circulatory organ nerede nasıl kullanılır?
Circulatory : Kan dolaşımına ait. Dolaşım (ile ilgili). Dolaşım ile ilgili. Sirkülatuar. Dolaşımla ilgili. Dolaşımı sağlayan. Kan dolaşımıyla ilgili.
Organ : Erganun. Yayın organı. Org. Örgüt. Organ. Kuruluş. Araç. Vasıta. Uzuv. Yayın kılganı.
Circulatory collapse : Dolaşım kollapsı. Şok.
Circulatory lubrication : Dolaşımlı yağlama. Devridaimli yağlama.
Circulatory system : Organizmada kan dolaşımının görevini sağlamak üzere bir araya gelmiş olan kalp ve kan damarları topluluğu, sirkulasyon sistemi. Organizmada kan dolaşımının görevini sağlamak üzere bir araya gelmiş olan yürek ve kan damarları topluluğu. sirkülasyon sistemi. Sirkülasyon sistemi. Dolaşım jüyesi. Açık dolaşım sistemi. Kan dolaşım sistemi. Dolaşım sistemi.
Accessory breathing organ : Bazı balıklarda birinci solungaç kemerinin epibranşiyalının vaskülarizel genişlemesiyle biçimlenen ve atmosferik solunum için kullanılan bir organ. Yardımcı solunum organı.
İngilizce Circulatory organ Türkçe anlamı, Circulatory organ eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Circulatory organ ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.
Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Damarlı dişliler.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Abiotic environment : Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.
Circulatory organ synonyms : acacia, a chromosome, abiotic factor, a protein, aardvark, a site.

Bu kısımda Circulatory organ kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Circulatory organ ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Circulatory organ anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Circulatory organ ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.