Clappers türkçesi Clappers nedir

Clappers ingilizcede ne demek, Clappers nerede nasıl kullanılır?

Clapper board : Çekim tahtası (film).

Clapper boy : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çekim tahtasını her çekimin başında alıcının önünde tutarak şakşağı kullanan kimse. Şakşakçı.

Clapper loader : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şakşakçı-takıcı. Şakşakçılık ve takıcılık işlerini birlikte gören kimse.

Bell clapper : Çan tokmağı.

Clapper : Şakşakçı. Eski tiyatrolarda alkışlamak için parayla tutulan kişi. (bk. şakşakçı). Bazı tecimsel tiyatrolarda, oynanan oyunu seyirciye onaylatmakta etkili olmak için parayla tutulan kişi. bk. şakşakçı. Çan dili. Klaket. Kaynana zırıltısı. Kaynana zırıltısı (argo terim). Oyunun alkışlanacak yerlerinde çekimser seyirciye önayak olup onun da alkışlanmasını sağlamak ereğiyle tutulmuş alkışçı. Dil.

Clapperboard : Film çekim tahtası. Bir filmin başlangıcında hafifçe birbirine vurarak kenetlenen ve sonra ses ve görüntüyü senkronize etmekte kullanılan iki levha parçadan yapılan fotoğrafik cihaz.

Clapped : Hafifçe vurmak. Vurmak. Yerine koymak. Çarpmak. El çırpmak. Dokunmak. Çırpmak. Alkışlamak. Oturtmak.

 

Clapping : Alkışlama. Zırıltı. Alkış sesi. Alkış. Alkışlayan.

Clapped his hands : Yüksek bir ses çıkarmak için ellerini şaplatan. Alkışlayan.

Clapped hands : Alkış. Yüksek bir ses çıkarmak için bir insanın iki elini şaplatması. El çırpma.

İngilizce Clappers Türkçe anlamı, Clappers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clappers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Langues : Yeti. Toplumsal dil. Bir toplumda iletişim sistemi olarak görülen dil (gramer, kelime hazinesi ve telaffuz dahil). Dil dizgesi. Lisan.

Yes man : Evet efendimci. Dalkavuk.

Toady : Kuyruk sallayıcı. Yalaka. Yaltakçı. Yalakalık etmek. Yaltaklanmak. Dalkavukluk etmek. Yağcı. Dalkavuk. Yağ çekmek.

Slap stick : Akyüzlü soytarı'nın adaşını dövmede kullandığı, «şakşak» diye ses çıkaran çatal sopa. bk. pastav (tiy).

Castanets : Küçük elde tutulan vurmalı enstrüman. Çalpara. Kastanyet.

Lingo : Jargon. Yabancı dil. Altdil. Lehçe. Argo.

Lingoes : Argo. Yabancı dil.

Toadying : Yağ çekmek. Kuyruk sallayıcı. Yaltaklanmak. Yalaka. Yağcı. Yaltakçı. Dalkavukluk etmek. Yalakalık etmek. Dalkavuk.

Parlances : Deyiş. Tabir. Dil (özel). Deyim. Jargon. Konuşma tarzı.

Clappers synonyms : percussive instrument, finger cymbals, clapstick, clapper, clap, kowtowers, glossa, laudators, lingua, toadeater, percussion instrument, language, slapstick, parlance, langue, neck, toadied, bones, linguiform, applause, clapper boy, necks, dialect, obsequious, slapsticks, kowtower, laudator, glosso, applauses.