Lingoes türkçesi Lingoes nedir

Lingoes ingilizcede ne demek, Lingoes nerede nasıl kullanılır?

Lingo : Lehçe. Jargon. Argo. Altdil. Yabancı dil. Dil.

Klingon : Kıçtaki tüylere yapmış bok parçaları. Star trek sinema filmi ve televizyon dizisi serilerinden uzaylı savaşçı.

Ding a ling : Kamış. Kaçık. Penis. Deli. Sik. Alet. Yarak.

Ting a ling : Küçük çan sesi. Ufak çan sesi.

Ling : Süpürgeotu. Morina cinsinden bir balık. Süpürge otu. Süpürge çalısı. Uzungelincik balığı. Kuzey avrupa denizlerinde bulunan uzun yenilebilir balık. Kaçık. Gelincik.

Lingeries : Kadın iç çamaşırı. Gecelik. Kadın iç çamaşırı ve gecelik. Kadın iç gömleği.

Linger : Ayrılamamak. Uzamak. Kalmak (gitmesi gerekirken). Geçmek bilmemek. Sallanmak. Can çekişmek. Gecikmek. Geçmişte kalmak. Gitmemek. (ağrı) kolayca geçmemek.

Lingering : Kalıcı. Geçmek bilmeyen. Geçmeyen. Duraksama süresi. Oyalanma. Ağır ağır kaybolan. Duran. Yavaş. Hasretli. Çok yavaş.

Lingerie : Kadın iç çamaşırı ve gecelik. Kadın iç çamaşırı. Kadın iç gömleği. Gecelik.

Lingered : Geçmek bilmemek. Durmak. Can çekişmek. Ayrılamamak. Geçmişte kalmak. Uzamak. Oyalanmak.

İngilizce Lingoes Türkçe anlamı, Lingoes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lingoes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Glosso : Dille ilgili.

Slanguage : Neredeyse tamamen argo kelimelerden oluşan dil. Günlük konuşma dili.

Linguiform : Dil biçiminde. Dile benzeyen (zooloji, botanik, anatomi). Linguform.

Dialect : Bir dilin tarihi, siyasi, sosyal ve kültürel nedenlerle değişik bölgelerde, zamanla ses yapısı, şekil yapısı ve kelime hazinesi bakımından önemli farklarla birbirinden ayrılan kollarından her biri: türkçenin anadolu, azeri, özbek, kazak, kırgız, türkmen lehçeleri gibi. lehçeleri, yapıları bakımından birbirine yakın ve uzak lehçeler olarak ayırabildiğimiz gibi, taşıdıkları özelliklerdeki ortaklık bakımından da gruplara ayırabiliriz. nitekim yakut ve çuvaş lehçeleri türk dilinden çok eskiden ayrılmış kollar olarak türkiye türkçesine ve öteki türk lehçelerine uzak lehçelerdir; ayrılıklar çok derindir. azeri ve türkmen lehçeleri ise tt'nin yakın lehçeleridir.türkçenin kuzeybatı (kıpçak), güneybatı (oğuz-türkmen), güneydoğu ve kuzeydoğu (altay bölgesi lehçeleri) olmak üzere dört lehçe grubu vardır. Belirli bir bölge veya topluluğa has konuşma biçimi. Diyalekt. Ağgan. Lehçe. Ağız.

Slangy : Küfürlü. Argolu.

Language : Lisan. Dili. Mesleki dil. Edebiyat. Konuşulur.

 

Vernacular : Anadile ait. Anadilini kullanan. Ağız. Şive. Yerel dille yazılan. Lehçe. Yerli dil. Deyim. Anadil. Anadili.

Langue : Lisan. Bir toplumda iletişim sistemi olarak görülen dil (gramer, kelime hazinesi ve telaffuz dahil). Yeti. Dil dizgesi. Toplumsal dil.

Foreign language : Öğrencilere, akademik, toplumsal ve meslekle ilgili gelişmelerine katkıda bulunmak amacıyla anadili dışında öğretilen dil. fransızca, almanca, ingilizce gibi.

Glossa : Dil. hymenoptera ailesine bağlı sineklerde bulunan dil benzeri yapı. kimi yazarlar tarafından hipofarenks olarak da adlandırılmaktadır. Glossa. Dil (anatomi terimi). Glosa. Haşiye.

Lingoes synonyms : go forth, argot, go away, vulgarism, slangs, parlance, slangier, leave, shibboleths, lingua, lingo, vernaculars, parlances, shibboleth, slangiest, remain, clappers, tarry, neck, argots, slang, langues, clapper, necks, jargon, stay, persist.

Lingoes zıt anlamlı kelimeler, Lingoes kelime anlamı

Arrive : Dönmek. Gelip dayanmak. Gelip çatmak. Varmak. Doğmak. Yetişmek. Bir ereğe ulaşmak. Vasıl olmak. Başarmak. Ulaşmak.

Stand still : Kımıldamamak. Hareket etmemek. Hareketsiz durmak. Kıpırdamamak. Hareketsiz kalmak. Kımıldamadan durmak.

Rush : Acele ettirmek. Düşünmeden girişmek. Üstüne çullanmak. Koşuşturmak. Kur yapmak (amerikan ingilizcesi). Aceleye getirmek. Yetiştirmek. Telaş. Kazıklamak (ingiliz ingilizcesi). Koşmak.