Argo nedir, Argo ne demek

Argo; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin söylediği söz veya deyim
  • Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.

Dil bilgisi olarak anlamı:

Kullanılan ortak dilden ayrı olarak, belirli toplulukların, sesbilgisi, yapıbilgisi, sözdizimi ve anlam bakımından özellikler gösteren dili veya sözcük dağarcığı: Uçlanmak (vermek) , papel (para) , tüymek (kaçmak) , çakmak (sınıfta kalmak veya anlamak) ve benzeri

Gramer anlamı:

Külhanbeylerin ve tulumbacıların kullandıkları, özel anlamlı kelime ve deyimlerin yer aldığı kaba dil: ağzını ıslatmak «içki içmek», alarga durmak «uzak durmak, açık durmak», aftos «kadın, sevgili», araklamak «çalmak», açmaza gelmek «tuzağa düşmek», atmasyon «asılsız anlamsız, uydurma, yalan söz veya haber», anafor «bedava, parasız», cavlağı çekmek «ölmek», dolma «yalan hile», fıymak «kopmak, savuşmak», kayış aşırmak «hile yapmak», ibiğini kaldırmak «kafa tutmak», tırnakçı «hırsız, yankesici», uyutmak «aldatmak, kandırmak», papel «para», papaz uçurmak «eğlence alemi yapmak, rakı alemi yapmak», uyuzlanmak «huylanmak, şüphelenmek», viraj almak «çok yalan söylemek», volta «bir aşağı, bir yukarı dolaşma», yaylanmak «çekip gitmek», yürek Selânik «cesaretsiz, korkak», zoka «tuzak, hile, dalavere, oyun» ve benzeri

 

Farklı bir anlaşma biçimi sağlamak üzere aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dildeki kelimelere özel anlamlar vermek, bazı kelimelerde değişiklik yapmak, dilin lehçelerinden, eskimiş ögelerinden ve yabancı kökenli biçimlerinden de yararlanmak suretiyle oluşturdukları, herkesçe anlaşılmayan kelime ve deyimlerden oluşan, gereğinde mecazlı anlamlara da yer veren özel dil veya söz dağarcığı: Asker argosu, öğrenci argosu, kalaycı argosu, hırsız argosu, gemici argosu, şoför argosu gibi. ||

Edebi terim anlamı:

Aynı meslek veya aynı topluluk sınıfı arasında kullanılan özel kelimeler veya dil.

Bilimsel terim anlamı:

Azerbaycan Türkçesi: argo; Türkmen Türkçesi: argo; Gagauz Türkçesi: argo; Özbek Türkçesi: argo; Uygur Türkçesi: argo; Tatar Türkçesi: argo; Başkurt Türkçesi: argo; Kmk: argo; Krç.-Malk.: argo; Nogay Türkçesi: argo; Kazak Türkçesi: argo;Kırgız Türkçesi: argo; Alt:: argo; Hakas Türkçesi: argo; Tuva Türkçesi: argo; Şor Türkçesi: argo; Rusça: argo

Aynı meslekten olan kişilerin kendi aralarında kulladıkları özel sözcük ve deyimler.

Başıboşlar, hırsızlar gibi toplum düzeninin dışında kalan kişilerin kendi aralarında kullandıkları özel dil; bu dili belirleyen sözcük ve deyimler.

İngilizce'de Argo ne demek? Argo ingilizcesi nedir?:

slang

Fransızca'da Argo ne demek?:

argot, jargon

Argo hakkında bilgiler

Argo, bir dilin parçası olmakla birlikte, toplumun belli bir çevresi tarafından kullanılan, kendine özgü sözcük, deyim ve deyişlerden oluşan özel bir dildir. Argo küfür değildir fakat küfürlü argo terimler de vardır.

 

Anadili içinde ayrı bir dil olan argo, anadille birlikte kullanıldığı gibi, belirli gruplara özgü bir dil olabilir: Suç argosu, okul argosu. Argoda kelimelerin anlamı örtüktür. Eski anlamlar yeni anlama kavuşturulur. Uydurmadır. Anadildeki kelimeyi bozma, Yabancı kelimelerle yerliyi birleştirme yaygındır. En çok mizah ve küfürlü söyleyişlerdedir. Eskiden külhanbeyi ağzı denirdi. Ayaktakımı ağzı da denir.

1. Aynı uğraş alanındaki insanların, kullanılan genel dilden ayrı olarak, benimseyip kullandıkları, herkesçe anlaşılamayan, kendilerine özgü sözcük ve deyimlerin yer aldığı özel dil.

2. Ortak dilden olmakla birlikte her yerde ve her zaman kullanılmayan ya da kullanılması hoş karşılanmayan; külhanbeylerinin, serserilerin ya da eğitimsiz kimselerin kullandıkları sözcük, deyim ya da söz. Bir anadilin, genel kültür dilinin, ortak dilin içinde yer alan özel bir dil olan argo, Fransızca argo'dan dilimize yerleşmiştir. İngilizcede slang denir. Argo, kaba ve küfürlü bir dil olarak anlaşılır, bozuk dil olarak anlaşılır, ancak küfürlü dilden veya bozuk dilden (jargon) ayrıdır. Bu dile külhanbeyi dili, kayış dili, pirpirilerin, hazelelerin (saçmalayan) ve erazillerin (reziller) dili olarak bakılmaktadır. Bir gruba has bozulmuş dile jargon, genel olarak kaba halk diline, özel bir terminolojisi olan gizli dile argo denilmektedir. Jargondan argoya, argodan genel dile geçişler olabilmektedir. Ayrıca jargon, nörolinguistikte bir aphasia terimidir. Argo, teklifsiz konuşma, hakaret dili, şakacı dili ile karışmıştır. Argo, anadilin üstdüzeyindeki yazı dilinden ayrı, anadilin altdüzeyindeki konuşma diline özgüdür.

Argo ile ilgili Cümleler

  • Argo kelimeler kullanmak her zaman iyi bir seçimdir.
  • Bu Wall Street'in argosu mu?
  • Yabancı dillerde argo kelimeler öğrenmek eğlencelidir.
  • "Hanımın nasıl?" anlamına gelen "How's the trouble and strife?" cümlesi, kafiyeli Cockney argosuna bir örnektir.
  • 1980'lerde başbakan Turgut Özal rakipleri için "Kıç üstü oturdular" demiş, ve argo söz kullandığı için eleştirilmişti.
  • Helyum, neon, argon, kripton, ksenon ve radon soy gazlardır.
  • "Kaşık düşmanı nasıl?" mecazi argo içeren bir cümle örneğidir.

Argo anlamı, tanımı:

Zaman : Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Çağ, mevsim. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Dönem, devir. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Eğitimsiz : Eğitim görmemiş, eğitilmemiş.

Deyim : Genellikle gerçek anlamından az çok ayrı, kendine özgü bir anlam taşıyan kalıplaşmış söz öbeği, tabir.

Serseri : Belli bir işi ve yeri olmayan, başıboş (kimse), hayta. Belli bir hedefi olmayan, belli bir hedefe atılmamış olan, rastlantıyla gelen (kurşun, mayın vb.). Amaçsız. Tutarsız, beğenilmeyen davranışları olan (kimse).

Külhan : Hamamları ısıtan, hamamın altında bulunan kapalı ve geniş ocak, cehennemlik.

Argolaşma : Argolaşmak durumu.

Argolaşmak : Karşılıklı argo konuşmak. Söz argo durumuna gelmek.

Argolu : Argo kullanarak (konuşmak). İçinde argo söz bulunan.

Argon : Atom numarası 18, atom ağırlığı 39,9 olan, havada % 1 oranında bulunan, rengi, kokusu ve tadı olmayan bir element (simgesi Ar).

Argonot : Kafadan bacaklılardan, salyangoz kabuğu biçiminde kabuğu olan ve ahtapota benzeyen bir hayvan (Argonauta argo).

Argosuz : İçinde argo söz bulunmayan. Argo kullanmayarak (konuşmak).

Gerek : Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım. İcap.

Kişi : Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer.

Parça : Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Pasaj. Güzel, alımlı kız veya kadın. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Tane. Nesne. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Müzik eseri.

Birlik : Bölünmezliği içeren yalın bütün. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet.

Toplum : Topluluk. Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet.

Çevre : Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam.

Taraf : İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Yön, yan, doğrultu.

Argolaştırma : Argolaştırmak durumu.

Argolaştırmak : Argo özelliği kazandırmak.

Argon atmosferi : Isıl işlem fırınlarında, koruyucu olarak kullanılan argon asal gazından oluşan atmosfer.

Argon gazı : Sekiz dış elementi olan asal bir gaz.

Argon lazer : Lazer.

Diğer dillerde Argo anlamı nedir?

İngilizce'de Argo ne demek? : [Argo] n. large constellation in the southern hemisphere (Astronomy); ship on which Jason and the Argonauts sailed from Iolcus to retrieve the Golden Fleece (Greek Mythology)

n. Argus, monster with a hundred eyes (Greek Mythology)

n. argon, gaseous chemical element found in air and volcanic gases

Fransızca'da Argo : argot [le], langue verte

Almanca'da Argo : n. Argot, Jargon, Slang

Rusça'da Argo : n. арго (N), жаргон (M), сленг (M)