Vernacular türkçesi Vernacular nedir

Vernacular ingilizcede ne demek, Vernacular nerede nasıl kullanılır?

Vernacular disease : Bölgesel hastalık.

Vernacular name : Mahalli isim. Bir organizma için farklı yörelerde kullanılan isimlerin her biri. Vernaküler isim. Yerel isim.

The vernacular : Konuşma dili. Yerel dille yazılan. Anadili. Deyim. Şive. Anadile ait. Ağız. Anadil. Lehçe. Yerli dil.

Vernacularism : Yerel dille ilgili deyim. Yerel dili kullanma. Mesleki deyim.

Vernacularly : Yerli dilinde. Ana diline özgü. Ana diliyle ilgili. Yerel lehçesinde. Ana dilinde. Yöresel dilinde. Yöresel lehçesinde. Ana lehçesinde. Sıradan terimlerle.

Vernaculars : Argo. Anadil. Yerli dil. Deyim. Lehçe. Anadile ait. Şive. Ağız. Anadili. Konuşma dili.

İngilizce Vernacular Türkçe anlamı, Vernacular eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vernacular ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dialects : Lehçeler. Diyalekt.

Parlance : Deyiş. Tabir. Dil. Jargon. Dil (özel). Konuşma tarzı.

Sutras : Buda tarafından verilen öğütler ve öğretiler (budizm). Atasözü. Özlü söz (hinduizm). Sanskritçe'nin grametik kuralları. (sanskritçe) vecize(ler).

 

Brims : Ağız (bardak). Şapka kenarı. Ağzına kadar dolu olmak. Dolmak. Kenar. Ağzına kadar dolmak. Taşma. Siperlik. Bardak ağzı. Silme dolu olmak.

Spoken language : Sözlü dil. Konuşulan dil. İnsanların konuştukları dil. Bir dilde ağızdan ağıza değişerek çeşitli söyleyiş özellikleri taşıyan ve yazı dilinden farklı olan dil: şuncacıktan kuşbazlığa vurup ipini boşlamasaydık, nice baltalara sap olduktu, adam sırasına bile girdik gittiydi (k. tahir, yol ayrımı, s. 75). oni anlatāyim, oni anlatalum, bak sen de ėyi hatirlattuntun oni. tebi baştan başlāyirum ha (t. günay, rize ili ağızları, s. 245) vb. karşıtı yazı dili'dir. İnsanların iletişim için kullandıkları dil.

Lingo : Dil. Altdil. Jargon. Yabancı dil.

Informal : Laubali. Kanunen geçersiz. Enformel. Resmi olmayan. Teklifsiz. Konuşma diline özgü. Gayriresmi. Merasimsiz. Formaliteye uygun olmayan. Gündelik.

Shibboleth : Amacı belirten söz (parti vb.). Parola. Artık kullanılmayan deyim. Slogan. Anlamını yitirmiş adet.

Slang : Farklı bir anlaşma biçimi sağlamak üzere aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dildeki kelimelere özel anlamlar vermek, bazı kelimelerde değişiklik yapmak, dilin lehçelerinden, eskimiş ögelerinden ve yabancı kökenli biçimlerinden de yararlanmak suretiyle oluşturdukları, herkesçe anlaşılmayan kelime ve deyimlerden oluşan, gereğinde mecazlı anlamlara da yer veren özel dil veya söz dağarcığı: asker argosu, öğrenci argosu, kalaycı argosu, hırsız argosu, gemici argosu, şoför argosu gibi. || külhanbeylerin ve tulumbacıların kullandıkları, özel anlamlı kelime ve deyimlerin yer aldığı kaba dil: ağzını ıslatmak «içki içmek», alarga durmak «uzak durmak, açık durmak», aftos «kadın, sevgili», araklamak «çalmak», açmaza gelmek «tuzağa düşmek», atmasyon «asılsız anlamsız, uydurma, yalan söz veya haber», anafor «bedava, parasız», cavlağı çekmek «ölmek», dolma «yalan hile», fıymak «kopmak, savuşmak», kayış aşırmak «hile yapmak», ibiğini kaldırmak «kafa tutmak», tırnakçı «hırsız, yankesici», uyutmak «aldatmak, kandırmak», papel «para», papaz uçurmak «eğlence alemi yapmak, rakı alemi yapmak», uyuzlanmak «huylanmak, şüphelenmek», viraj almak «çok yalan söylemek», volta «bir aşağı, bir yukarı dolaşma», yaylanmak «çekip gitmek», yürek selanik «cesaretsiz, korkak», zoka «tuzak, hile, dalavere, oyun» vb. Azarlamak. Küfretmek. Kabadil. Konuşmak. Meslek argosu. Bir soru sorarken ya da dile getirirken belli toplum kesimlerine özgü, olağan ya da düzgülü kullanımlara aykırı sözcük ve deyimlere yer veren dil.

 

Phraseology : Deyimbilim. Anlatım. Söyleniş biçimi. Sözcük seçme yöntemi. Deyişbilim. Söyleyiş. Anlatım biçimi. Sözcük seçimi. İfade tarzı.

Vernacular synonyms : non standard speech, rhyming slang, street name, native tongue, beaks, lingoes, debouchment, brogue, accent, cant, brink, cutting edge, vulgar, biestings, polish, slangier, accents, blade, vulgarism, argot, locutions, beestings, brim, primitive language, intonations, redes, expr, shibboleths, brogues, vernaculars, speeches, the vernacular, localisms.

Vernacular zıt anlamlı kelimeler, Vernacular kelime anlamı

Formal : Muntazam. Usule uygun. Resmi. Düzgün. Samimiyetsiz. Şekle ait. Geleneklere göre. Formel. Şekli. Kanuna göre.

Vernacular ingilizce tanımı, definition of Vernacular

Vernacular kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The vernacular language. Indigenous. Often, the common forms of expression in a particular locality. One`s mother tongue. As, English is our vernacular language. One`s own by birth or nature. Native. Now used chiefly of language. Belonging to the country of one`s birth.