Dialects türkçesi Dialects nedir
Dialects ile ilgili cümleler
English: The more countries a language is spoken in, the less important it is to sound like a native speaker, since speakers of that language are accustomed to hearing various dialects.
Turkish: Bir dil ne kadar çok ülkede konuşulursa, yerli konuşanı gibi ses çıkarmak o kadar daha az önemlidir, çünkü o dilin konuşanları değişik lehçeler duymaya alışkındır.
English: In grammar and vocabulary, some dialects differ significantly from the standard language.
Turkish: Dilbilgisinde ve kelime hazinesinde, bazı lehçeler standart dilden önemli ölçüde farklıdır
English: What we call 'Standard English' is only one of the many dialects spoken all over the world.
Turkish: Standart İngilizce dediğimiz şey sadece bütün dünyada konuşulan birçok lehçeden biridir.
Dialects ingilizcede ne demek, Dialects nerede nasıl kullanılır?
Subdialects : Ağız.
Dialect geography : Konuşma tarzları ve lehçelerinin bölgesel dağılımını inceleyen bilim dalı. Lehçe coğrafyası.
Dialect play : Şive oyunu. Şive benzetmeleri ile gelişen yerel havada kısa oyun.
Beijing dialect : Pekin lehçesi.
Dialect : Bir dilin tarihi, siyasi, sosyal ve kültürel nedenlerle değişik bölgelerde, zamanla ses yapısı, şekil yapısı ve kelime hazinesi bakımından önemli farklarla birbirinden ayrılan kollarından her biri: türkçenin anadolu, azeri, özbek, kazak, kırgız, türkmen lehçeleri gibi. lehçeleri, yapıları bakımından birbirine yakın ve uzak lehçeler olarak ayırabildiğimiz gibi, taşıdıkları özelliklerdeki ortaklık bakımından da gruplara ayırabiliriz. nitekim yakut ve çuvaş lehçeleri türk dilinden çok eskiden ayrılmış kollar olarak türkiye türkçesine ve öteki türk lehçelerine uzak lehçelerdir; ayrılıklar çok derindir. azeri ve türkmen lehçeleri ise tt'nin yakın lehçeleridir.türkçenin kuzeybatı (kıpçak), güneybatı (oğuz-türkmen), güneydoğu ve kuzeydoğu (altay bölgesi lehçeleri) olmak üzere dört lehçe grubu vardır. Belirli bir bölge veya topluluğa has konuşma biçimi. Ağgan. Ağız. Dil. Lehçe. Diyalekt.
Dialectically : Diyalektik olarak.
Dialectical method : Diyalektik yöntem. Hatalı olandan gerçeği ayıran sanat veya bilim dalı.
Dialectics : Diyalektik. Mantıklı düşünme sistemi. Eytişim.
Dialectal : Ağgana değişli. Dünyayı ve olayları tez, antitez, sentez süreci içinde dinamik olarak algılamaya ve yorumlamaya çalışan düşünce yöntemi. Eytişim. Lehçe ile ilgili. Lehçeye ait.
Dialectician : Mantıkçı. Mantık bilgini.
İngilizce Dialects Türkçe anlamı, Dialects eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dialects ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Beaks : Gagalamak. Gaga. İbrik ağzı. Öğretmen (ingiliz ingilizcesi). Yargıç. Hakim. Okul müdürü (ingiliz ingilizcesi). Okul müdürü. Yargıç (ingiliz ingilizcesi).
Idioms : Deyimler. Deyiş. Şive. Deyim.
Vernacular : Yerel dille yazılan. Şive. Argo. Anadil. Anadilini kullanan. Anadile ait. Deyim. Konuşma dili. Anadili.
Colostrum : İlk süt. Ön süt. İlk gelen süt. İlk ağız. Doğumdan sonraki ilk süt. Ağız sütü. Emzirme başlangıcında gelen sütsü sıvı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kolostrom.
Idiom : Tabir. Deyiş. Karakteristik stil. Dil (bir gruba özgü). İdyom. Deyim. Şive.
Dialect : Dil. Bir dilin tarihi, siyasi, sosyal ve kültürel nedenlerle değişik bölgelerde, zamanla ses yapısı, şekil yapısı ve kelime hazinesi bakımından önemli farklarla birbirinden ayrılan kollarından her biri: türkçenin anadolu, azeri, özbek, kazak, kırgız, türkmen lehçeleri gibi. lehçeleri, yapıları bakımından birbirine yakın ve uzak lehçeler olarak ayırabildiğimiz gibi, taşıdıkları özelliklerdeki ortaklık bakımından da gruplara ayırabiliriz. nitekim yakut ve çuvaş lehçeleri türk dilinden çok eskiden ayrılmış kollar olarak türkiye türkçesine ve öteki türk lehçelerine uzak lehçelerdir; ayrılıklar çok derindir. azeri ve türkmen lehçeleri ise tt'nin yakın lehçeleridir.türkçenin kuzeybatı (kıpçak), güneybatı (oğuz-türkmen), güneydoğu ve kuzeydoğu (altay bölgesi lehçeleri) olmak üzere dört lehçe grubu vardır. Ağgan. Belirli bir bölge veya topluluğa has konuşma biçimi.
Brink : Eşik. Kenar (uçurum için). Kıyı. Kenar. Ağız (kaya, uçurum). Eşik (felaket için).
Polish : Perdah. Ayakkabı boyası. Polonyalı. Polonya dili. İncelik. Parlaklık. Cila. Parlak. Cilalı yüzey.
Chops : Ağız (gayrı resmi). Kanal ağzı. Teknik beceri. Çene. Pirzola. Bir müzik aletini çalma becerisi. Girişi.
Brims : Ağzına kadar dolu olmak. Silme dolu olmak. Ağzına kadar dolmak. Şapka siperi. Bardak ağzı. Siperlik. Şapka kenarı. Ağız (bardak). Dolmak. Taşma.
Dialects synonyms : non standard speech, eye dialect, brinks, lingo, contradiction, debouchment, the vernacular, beastings, brim, patois, biestings, cutting edge, beestings, vernaculars, accent, beak, blade.

Bu kısımda Dialects kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dialects ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dialects anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dialects ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.