Foreign language türkçesi Foreign language nedir

  • Öğrencilere, akademik, toplumsal ve meslekle ilgili gelişmelerine katkıda bulunmak amacıyla anadili dışında öğretilen dil. fransızca, almanca, ingilizce gibi.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Yabancı dil.

Foreign language ile ilgili cümleler

English: Can we really learn to speak a foreign language like a native?
Turkish: Bir yerli gibi yabancı bir dili konuşmayı gerçekten öğrenebilir miyiz?

English: A foreign language cannot be learned in only two weeks.
Turkish: Yabancı bir dil sadece iki haftada öğrenilemez.

English: French is the only foreign language I've ever studied.
Turkish: Fransızca şimdiye kadar okuduğum tek yabancı dildir.

English: French is the only foreign language that Tom knows.
Turkish: Fransızca Tom'un bildiği tek yabancı dildir.

English: After English, German is the most popular foreign language in Russia.
Turkish: İngilizceden sonra, Almanca Rusya'da en popüler yabancı dildir.

Foreign language ingilizcede ne demek, Foreign language nerede nasıl kullanılır?

Foreign : Yabancılık. Ecnebi. Yurtdışı. Harici. Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde. Dış. Yabancı. Ülke dışı. Yurt dışı.

Language : Edebiyat. Mesleki dil. Konuşulur. Dil. Dili. Lisan.

Foreign language records : Yabancı dil kayıtları (kaset).

 

Second foreign language : İkinci yabancı dil. Öğrenilmiş ilk yabancı dile ilaveten okulda öğrenilen bir başka yabancı dil.

Foreign accent : Bir başka dilin telaffuz özelliği stili. Yabancı aksan. Yabancı aksanı.

Foreign access zone : Serbest üretim bölgesi. Üretim etkinlikleriyle sınırlı serbest bölge.

İngilizce Foreign language Türkçe anlamı, Foreign language eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foreign language ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Achromatopsia : Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Renk körlüğü. Akromatopsi.

Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri. Başarı testi.

Academic preparation : Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık. Akademik hazırlık.

Active school : Etkin okul. Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul.

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

 

A priori knowledge : Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. Önsel bilgi. A priyori bilgi.

Abstract reasoning : Soyut usavurma. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut akıl yürütme.

Accustoming : Ünsiyet. Yetiştirim. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Ülfet. Alıştırmak.

Abulia : Abuli. İrade yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Kayıtsızlık. İrade kaybı. İstem yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. Abulya. İstenç yitimi.

Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.

Foreign language synonyms : abstract intelligence, lingoes, academic intelligence, academic year, academy of economic and commercial sciences, lingo, abnormal child, academy.