Clarke türkçesi Clarke nedir

  • Bir soyadı.

Clarke ingilizcede ne demek, Clarke nerede nasıl kullanılır?

Clarke orbit : Yüksek irtifada dünyayı yörüngesine alan sabit iletişim uyduları sistemi (adını konseptin mucidi bir bilimkurgu yazarı olan arthur c. clarke'tan almaktadır). Clarke yörüngesi.

Clark cell : Clark pili.

Clark : Güney dakota eyaletinde şehir. Kolorado eyaletinde şehir. Bir soyadı. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Missouri eyaletinde şehir. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Bir erkek adı.

Clarkia : İdaho eyaletinde şehir. Dar yaprakları ve gösterişli mor veya kırmızı çiçekleri olan bitki türü.

Clarkias : İdaho eyaletinde şehir. Dar yaprakları ve gösterişli mor veya kırmızı çiçekleri olan bitki türü.

Clarence : Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. (kapalı) at arabası. At arabası (kapalı). New york eyaletinde yerleşim yeri. Missouri eyaletinde şehir. İowa eyaletinde şehir. Klarens.

Claret : Kırmızı bordo şarabı. Bordo şarabı. Koyu kırmızı. Kırmızı şarap. Kan. Kırmızı şarap rengi. Kırmızı şarap kadehi.

Clarain : Yaprak kömürü. Vitriniti çok güzel gözlenebilen yarı parlak kömür tipi. Klarin.

Claret cup : Kırmızı şaraplı kokteyl. Bol.

Clarksville : Arkansas eyaletinde şehir. İowa eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Virginia eyaletinde yerleşim yeri. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. New hampshire eyaletinde yerleşim yeri. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Missouri eyaletinde şehir.

 

İngilizce Clarke Türkçe anlamı, Clarke eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clarke ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Colossal : Şaşırtıcı. Dev. Muazzam. Kocaman. Büyük. Müthiş. İri yarı. Çok büyük. Izbandut gibi. Devasa.

Bigger : İri kıyım. Önemli. İri yarı. Kocaman. Yüce. Çok. Kapı gibi (argo terim). Büyük. İri. Daha büyük.

Bulky : Kocaman. İri cüsseli. Hacimli. Dökme. İri. Gövdeli. Çok yer kaplayan. Cüsseli. İri yarı. Hantal.

Giant : Korkunç. Kocaman. Koskocaman. Çok büyük. Izbandut. Dev gibi. Bir çeşit beyin tümörü. Dev. Jiant.

Monolithic : Tek parça. Tekil. Monolitik. Bölüntüsüz. Yekpare taştan. Tek parça taştan yapılmış. Tek parça taştan. Yekpare. Tek yongalı. Tek parçalı.

Wide ranging : Geniş kapsamlı. Çok çeşitli. Yaygın.

Broad : Enli. Geniş. Yüzeysel. Serbest. Liberal. Belli. Kadın. Genişliğinde. Genel. Sınırsız.

Life size : Doğal ölçüsünde. Doğal büyüklükte. Doğal boyutlarında. Doğal büyüklükte (resim veya heykel). Gerçeğe uygun boyutta. Gerçek boyutlu.

Deep : Deniz. Dip. Yoğun. Dalgın. Karışık. Karmaşık. İktisadi çevrimdeki daralmanın en alt noktaya ulaşması, diğer bir ifadeyle daralmadan tekrar genişlemeye geçisi yansıtan dönüş aşaması. krş. doruk. Tok (ses). Karanlık. Derin.

Larger than life : Abartılmış. Büyütülmüş. Destansı. Epik ve efsanevi özellikleri olan. Olduğundan büyük. Normalden abartılı. Normalden büyük. Gerçeküstü. Gerçek hayatta rastlanamayacak. Efsanevi.

 

Clarke synonyms : man sized, medium large, queen size, bear sized, large mouthed, king sized, too large, queen sized, big, extended, brobdingnagian, abdel, astronomic, abargil, feel for, puffy, gigantic, enlarged, blown up, walloping, heroic, massive, abaya, tremendous, abravanel, gargantuan, cosmic, pity, oversized, super, astronomical, full size, abderhalden.

Clarke zıt anlamlı kelimeler, Clarke kelime anlamı

Small : Sıradan. Ufak ufak. Küçük küçük. Küçücük. Mütevazi. Ufak tefek. Arka. Fakir. Zayıf. Alçak.

Little : Önemsiz. Genç. Azıcık. Be.az miktarda. Az miktar. Ufak. Hemen hemen hiç. Kısa. Değersiz. Ufak şey.

Absolve : Arılamak. Kurtarmak. Bağışlamak. Temize çıkarmak. Tenzih etmek. Affetmek. Aklamak. Suçunu bağışlamak. Beraat ettirmek. Allah adına günahı affetmek.