Claspers türkçesi Claspers nedir

  • Tutturulmuş veya bağlanmış kişi yada şey.
  • Asma filizi.
  • Kanca.
  • Filiz.
  • Klips.
  • Küçük yumru.

Claspers ingilizcede ne demek, Claspers nerede nasıl kullanılır?

Clasper : Asma filizi. Filiz. Klips. Küçük yumru. Bazı keski solungaçlı balıkların (elasmobranchia) erkeklerinde karın yüzgecinin sopa şeklindeki uzantısı. iki eşeyin birbirini tutabilmesine imkan verecek şekilde değişmiş herhangi bir organ. Kanca. Klasper. Tutturulmuş veya bağlanmış kişi yada şey. Bazı keski solungaçlı balıkların (elasmobranchii) erkeklerinde karın yüzgecinin sopa biçimindeki uzantısı, miksoptergiyum. iki eşeyin birbirini tutabilmesine imkan verecek biçimde değişmiş herhangi bir organ.

Clasped : Klipslerle bağlanmış veya emniyete alınmış. Düğmelenmiş.

Claspen : Miksipterigyum. Erkek keski solungaçlı balıklarda spermleri dişiye ileten pelvis yüzgecinin orta lobu.

Unclasped : Bırakmak (el). Açmak (toka). Açmak (tokayı). Bırakmak (sıkılan eli).

Clasp knife : Büyük çakı. Sustalı bıçak. Sustalı çakı.

Clasps : Toka ile tutturmak. Kavramak. Tutturmak. Sarmak. Sımsıkı tutmak. Bağlamak. Tutmak. Sıkıca tutmak. Kucaklamak. Sarılmak.

Clasping : Kenetlenmek. Bağlamak. Kucaklamak. Tokalamak. Sarılmak. Sarmak. Tutmak. El ele tutuşmak. Tutturmak. El sıkışmak.

 

Clasp : Kopça. Toka. El sıkışmak. Tutturmak. Kavramak. Tokalamak. Kucaklamak. Kenetlenmek. Kavrama. Sımsıkı tutmak.

Handclasp : El sıkışma.

Enclasp : Sarmak. Kucaklamak.

İngilizce Claspers Türkçe anlamı, Claspers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Claspers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Barbs : Mağrip atı. Kuştüyünün bir kılı. Diken. Ok ucu. İğneli söz. İğneleyici söz. Barbiturat. Sakal (botanik ve zooloji terimi).

Tubercle : Küçuk yumru. Kabarcık. Tüberkül. Ur. Şişlik. Çivi. Yumrucuk. Ufak ur. Şiş.

Grapplers : Mücadele eden kimse. Boğuşan kimse. Yakalayan. Kıskaçlama düzeneği. Cebelleşen kimse. Çengel. Yakalamak ve tutmak için kullanılan birkaç çengelden oluşan alet.

Crampon : Krampon. Buz mahmuzu. Kenet. Mengene. Çivi. Tırmanma demiri.

Extoller : Son derece övgüler düzen veya komplimanlar yapan kimse. Yücelten. Öven. Diğerini öven metheden kimse.

Offshoot : Doğuş. Filizlenme. Torun. Yan kuruluş. Yan çalışma. Bir ailenin dalı. Şube. Yan ürün. Dal.

Brochette : Küçük kebap şişi. Küçük şiş. Toka.

Grapnels : Dörtlü kanca. Çengel. Filika demiri. Borda kancası. Kancalı demir.

Nodule : Bezecik. Ufak maden parçası. Yumrucuk. Düğümcük. İçinde oluştuğu kayaçtan ayrımlı mineral maddelerle yapılı, düzensiz, düğümcük biçiminde cisim. Düğümcük, bezecik, nodulus. Nodul. Baklagil kökleri ile rhizobium denilen ve azot depo eden bakterilerin ortak yaşamaları sonucu köklerde meydana gelen yumru şeklindeki yapılar. Nodül. Biyoloji, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Capita : Kafa. Dal. Üst kısım. Şahıslar. Baş. Bölüm. Başlar. Kısım. Kafatası (latince).

 

Claspers synonyms : finger cymbals, percussive instrument, cions, clinker tong, laudator, growth, elip, lauder, tubercles, caput, swivel, mildest, applauder, bones, columella, coat hook, bud, burgeons, barb, burgeon, clasper, crooks, tendrils, burgeoned, button, crook, grapnel, buds, brochettes, coronoid, grappler, percussion instrument, crampiron.