Classman türkçesi Classman nedir

  • Bir sınıfın üyesi.
  • Öğrenci.
  • (oksford ingilizcesi) onur listesinde yer alan ve güzel sanatlardan mezun olacak olan namzet (passman (onur listesine giremeyen ancak sınıfını doğrudan geçen sınıflandırılmamış öğrenci) in karşıtı olarak).

Classman ingilizcede ne demek, Classman nerede nasıl kullanılır?

Lowerclassman : Alt sınıf insan.

Underclassman : Orta dereceli okulda veya üniversitede ilk öğrenim yılındaki öğrenci. Orta okul veya kolejde ilk yılında olan öğrenci. Klasman altı. Öğrenci (lise veya üniversite 1.sınıf).

Upperclassman : Toplumun üst sınıfından olan erkek. Üst tabaka adamı. Üst zümreden kimse. Lisede veya yüksekokulda sondan bir önceki veya son sınıfta bulunan. Üniversite veya lisenin son iki sınıfında olan öğrenci.

Classmate : Okul arkadaşı. Sınıf arkadaşı.

Classmates : Sınıf arkadaşı. Sınıf arkadaşları.

Class b modulator : B sınıfı modülatör.

Class a oscilloscope : A sınıfı osiloskop.

Class access : Sınıf erişimi.

Upperclassmen : Toplumun üst sınıfından olan erkek. Üniversite veya lisenin son iki sınıfında olan öğrenci. Lisede veya yüksekokulda sondan bir önceki veya son sınıfta bulunan. Üst zümreden kimse. Üst tabaka adamı.

Class a modulator : A sınıfı modülatör.

İngilizce Classman Türkçe anlamı, Classman eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Classman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disciple : Şakirt. Mürit. Öndere bağlı olan kimse. Çömez. Taraftar. Havari. Talebe.

Scholars : Bilginler. Alim. Burslu öğrenci. Edip. Bilim adamı. Bilgin. Okumuş kimse. Eğitimini almış kimse. Mektepli.

Disciples : Talebe. Çömez. Mürit. Şakirt. Taraftar. Havari. Öndere bağlı olan kimse.

Piece : Yamalamak. Parçalarını eklemek. Eklemek. Kısa yazı. Parça koymak. Birleştirmek. Pare. Yamamak. Tane. Kalıp.

Horse : Aygır. Beygir. At koşmak. Bir taban üzerine yerleştirilmiş ve filmin eninden biraz daha aralıklı, koşut iki kolun ortasına bir eksen geçirilerek yapılan, film kangalının bu eksene takılarak çeşitli kurgu işlemlerinin gerçekleştirilmesini sağlayan araç. Zoolojik sınıflandırmada equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos. Tek parmaklılar (perissodactyla) takımının, atgiller (equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Süvari birliği. Binme, yük çekme kadar, sirklerde gösteri hayvanlarının, başında gelen, toynaklıların tek parmaklı altakımından olan hayvan. Oynamak.

Queen : Nonoş. Homoseksüel. Kraliçe. Kraliçe yapmak. Arı, termit ve karıncalar gibi sosyal böceklerde üreme yeteneğinde olan dişi. Sultan. İbne. Vezir çıkmak. Sevgili.

 

Pupils : Stajyer. Vesayet altındaki çocuk. Çırak. Göz bebekleri. Öğrenciler. Gözbebeği. Öğrenci öğretmen.

Class fellow : Okul arkadaşı. Sınıf arkadaşı.

Scholar : Alim. Bilge. Bilgin. Allame. Edip. Bilim adamı. Burslu öğrenci. Okumuş kimse. Eğitimini almış kimse.

King : Bir konuda en usta kimse. Papaz. Hükümdarlık. Melik. Şah. Başta olan kimse. North carolina eyaletinde yerleşim yeri. En büyük boy yatak. Dama. Kral.

Classman synonyms : castle, friend, pupil, discipless, schoolers, learner, schoolgirls, schoolboys, schoolmate, schoolfellow, schoolboy, schoolgirl, man, acquaintance, rook, pawn, pupillary, bishop, knight, chess set, chess piece, pupilar.

Classman zıt anlamlı kelimeler, Classman kelime anlamı

Stranger : Acemi. El. Yabancı. İşin yabancısı. El adamı. Ecnebi. Eloğlu. Yaban.

Nonmember : Üye olmayan kişi. Üye olmayan kimse.

Classman ingilizce tanımı, definition of Classman

Classman kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A classmate. A member of a class.