Cleanser türkçesi Cleanser nedir

Cleanser ingilizcede ne demek, Cleanser nerede nasıl kullanılır?

Fum cleanser : Temizleme ilacı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Temizlemeyi sağlayan kimyasal eriyik çeşitleri.

Cleansers : Temizleme maddesi. Açmalık. Temizlikçi. Temizleyici madde. Arındırıcı madde. Sabun. Temizlik maddesi. Temizleyici.

Cleanse the augean stables : Pisliği temizlemek. Çirkefliği ortadan kaldırmak. Bir rezalete son vermek. Pis bir işi temizlemek. Bir belayı baştan savmak.

Cleanse : (yara) temizlemek. Tertemiz yapmak. İyileştirmek. Temizlemek. Arıtma yapmak. Arındırmak. Tedavi etmek. Temiz yapmak. Arıtmak.

Cleansed : Arındırmak. Temizlemek. Temizlenmiş. Tedavi etmek. Arındırılan. İyileştirmek.

Bosnian ethnic cleansing : Bosna etnik temizliği.

Cleansing agent : Temizlik malzemesi. Deterjan. Temizlik ürünü. Temizleme şirketi. Temizlikte kullanılan madde. Temizleyici.

Cleanskin : Markasız şarap. Daha önceden istihbarat teşlikatı tarafından fark edilmemiş ajan veya terörist. Damgalamamış veya etiketlenmemiş. Herhangi bir suç kaydı olmayan kimse (argo terim). Dağlanmamış çiftlik hayvanı.

Cleansing : Arındırıcı. Temizleme. Çeşitli nedenlerden dolayı kirlenmiş filmi, bu kirlerden arındırma işi. Temizleyici. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Clean air act : Temiz hava yasası. Havanın temiz tutulması kanunu.

İngilizce Cleanser Türkçe anlamı, Cleanser eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cleanser ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abluent : Deterjan. Temizlik için kullanılan deterjan.

Sanitiser : Sanitize edici. Dezenfektan. Halk sağlığını koruyucu. Sanitizer. Mikrop ve bakterileri öldürmesi için tasarlanmış madde veya hazırlanmış ilaç (ayrıca sanitizer).

Expurgator : Arıtan. Ayıklayan. Arıtma sistemi. Sakıncalı malzemeleri kaldıran kimse (özellikle kitaplardan). Terbiye eden. Arıtıcı. Sansürleyen.

Expurgators : Terbiye eden. Sansürleyen. Arıtma sistemi. Arıtan. Arıtıcı. Ayıklayan. Sakıncalı malzemeleri kaldıran kimse (özellikle kitaplardan).

Soaps : Tv veya radyo melodram dizisi. Sabunlamak. Sabun ile ovmak.

Charlady : Gündelikçi. Temizlikçi kadın. Gündelikçi kadın. Hademe (kadın). Hizmetçi. Hizmetçi kadın.

Depurative : Depüratif.

Charladies : Hademe (kadın). Hizmetçi kadın. Temizlikçi kadın. Gündelikçi. Gündelikçi kadın. Hizmetçi.

Cleanser synonyms : bathroom cleaner, sope, detersive, cleaning lady, cleaner, effacers, dogsbodies, cleansing agent, cleansers, purifying agent, shampoo, dogsbody, face soap, detersion, detergents, domestics, dentifrice, domestic, aperitive, preparation, sanitisers, charwomen, disinfector, sanitizer, cleansing, detergent, charwoman, effacer, depuratory, formulation, soap.

Cleanser ingilizce tanımı, definition of Cleanser

Cleanser kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, cleanses. A detergent.