Soaps türkçesi Soaps nedir

Soaps ile ilgili cümleler

English: I really like the olive soaps I bought in Hatay. They are not cheap, though.
Turkish: Hatay'da aldığım zeytinyağı sabunlarını gerçekten seviyorum. Halbuki onlar ucuz değil.

Soaps ingilizcede ne demek, Soaps nerede nasıl kullanılır?

Calcium soaps : Kalsiyum sabunları. Kalsiyum sabunu. Geviş getiren hayvan rasyonlarına yağ katılacağı zaman tercih edilen, yağ asitlerinin kalsiyumla yaptığı tuzlar.

Soapstock : Sapstok. Yağların rafine edilmesi sırasında elde edilen ve rasyonlara enerji kaynağı olarak katılan ürün.

Soapstone : Sabun taşı. Sabuntaşı.

Soapstones : Sabun taşı. Sabuntaşı.

Soapsuds : Sabun köpükleri. Köpüklü su. Sabunlu su. Sabun köpüğü.

Soap factory : Sabun fabrikası.

Soap dish : Sabunluk. Sabun tası.

Soap down : Yağcılık yapmak. Yaltaklanmak. Sabunlamak. Ayartmak.

Soap flakes : Küçük sabun parçacıkları. Deterjan tanecikleri.

Soap opera : Pembe dizi. Dizi film. Dizi film (yüzlerce bölümlük). Tv radyo melodram dizisi. Beyaz dizi. Arkası yarın. Sürekli tv dizisi.

İngilizce Soaps Türkçe anlamı, Soaps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Soaps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Face soap : Tuvalet sabunu. Banyo sabunu. Yüz sabunu.

Goop : Hödük. Yapışkan ve sulu madde. Yapışkan madde. Kaba kimse. Bayağı. Görgüsüz. Yapışkan (kişi). Aptal ve nezaketsiz kimse. Kaba. Kaba saba.

Cleanser : Temizlikçi. Arındırıcı madde. Temizleme maddesi. Temizlik maddesi. Temizleyici. Temizleyici madde.

Cleansing agent : Temizlik malzemesi. Temizlikte kullanılan madde. Temizleyici. Temizlik ürünü. Temizleme şirketi. Deterjan.

Soap powder : Sabun tozu. Toz sabun.

Bath soap : Banyo sabunu.

Castile soap : Zeytinyağlı sabun. Kastil sabunu. Zeytinyağı ve soda sabunu.

Scoop : Kepçe ile çıkarmak. Para kesmek. Çekip çıkarmak. Dağınık ışık kaynağı olarak kullanılan 750 w gücünde, dördül biçimde, içi beyaza boyanmış maden bir kutudan oluşan ışıtaç. Haber atlatmak. Çıkarmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kaşıkla çıkarmak. Oymak. Kepçeyle çıkarmak.

Lathered : Dövmek. Sabunlanmış. Köpürtmek. Köpürtülmüş. Köpürmek. Dayak atmak. Ter içinde kalmak (at).

Soaps synonyms : liquid ecstasy, georgia home boy, easy lay, ghb, gamma hydroxybutyrate, grievous bodily harm, liquid soap, bar soap, leather soap, saddle soap, green soap, sope, lathers, detergent, toilet soap, soap, max, soap flakes, built soap powder, cleansers, soaped, lathering, soft soap, cleaner, soap down, lather, washing powder.

Soaps zıt anlamlı kelimeler, Soaps kelime anlamı

Sincere : Muhlis. Samimi. Gerçek. Samimiyet. Candan. Halis. Gönülden. Doğru. Dürüst. İçten.

Disparage : Hor görmek. Küçümsemek. Küçük düşürmek. Aleyhinde konuşmak. Batırmak. Aşağı görmek. Kötümsemek. Adamdan saymamak. Kötülemek. Küçük görmek.