Clear as a bell türkçesi Clear as a bell nedir

Clear as a bell ingilizcede ne demek, Clear as a bell nerede nasıl kullanılır?

Clear : Belirgin. Işık tutmak. Uzağa. Berraklaşmak. Açık. Temize çıkarmak. Tamamen. Belgin. Berrak. Açık olarak beli olan deneysel ve kuramsal verilere ilişkin.

As : İrken. Diği gibi. Sırada. Gibi. Babında. Madem. Halde. Bir ekonomide farklı fiyat düzeylerinde üretilip satılmak istenen reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyleri. Olduğu gibi.

A : (herhangi) bir. Argonun simgesi. Miktar belirtir. Bir. Atom ağırlığı. En yüksek not. Pek iyi. Amperin simgesi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Herhangi bir.

Bell : Dalgıç hücresi. Muf. Böğürmek. Sütun başlığı gövdesi. Taçyapraklar. Çıngırdak. Taç yapraklar. Korol. Kırdöküm pissu borusunun ağzındaki çanak biçimli bölüm. Zil.

Sound as a bell : Sağlıklı ve gürbüz. Turp gibi sağlam.

Does it ring a bell : Bir yerden hatırlıyor musun. Bir şey hatırlatıyor mu.

Clear as daylight : Gün gibi ortada. Apaçık belli.

Cast a bell : Erimiş metali bir kalıba dökmek suretiyle bir çam yapmak.

Convolution of a bellows : Körük dilimi.

İngilizce Clear as a bell Türkçe anlamı, Clear as a bell eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clear as a bell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Limpidity : Duruluk. Berraklık. Şeffaf olma özelliği. Açıklık. Anlaşılırlık. Şeffaf olma durumu.

Brilliant : Parlak zekalı. Keskin zekalı. Nefis. Parlak. Harika. Pırlanta. Görkemli. Üç puntoluk harf. Hayranlık uyandırıcı. Şaşaalı.

Crystal : Yapı elemanları (atomlar, iyonlar, moleküller), belli bir kurala bağlı olarak, çevrimsel sıralanmış olan katı madde. (bu çevrimsellik sonucu, yüzeyler büyük kristallerde gözle görünür durumdadır. ancak doğal kristallerin çoğu, ideal koşullardaki ortamlarda büyüyemediklerinden mikroskopik büyüklükte kalırlar ve üstelik birbirlerine engel olarak sonuç yüzeyleri tam oluşamazlar.). Kristal. Kristal eşya. Saat camı. Fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Kırılca. Billur. Basınç elektriğine dayanarak çalışan çeşitli aygıtların genel adı. Örüt. Şeffaf.

Bright : Aydın. Umut verici. Uyanık. Canlı. Zeki. Parlayan. Parlak. Akıllı. Görkemli.

Brightest : Neşeli. En parlak. Zeki. Işıltılı. Parlak. Aydınlık. Canlı. Görkemli. Şanlı.

Lucid : Aklı başında. Açık. Mantıklı. Vazıh. Duru. Anlaşılır. Sağduyu. Net. Kolay anlaşılır.

Limpid : Şeffaf. Kolay anlaşılır. Duru.

Clearest : Katışıksız. Engelsiz. Ortada. Parlak. Takıntısız. Bulutsuz. Zeki. Tam.

Brighter : Canlı. Neşeli. Görkemli. Zeki. Aydınlık. Parlak. Şanlı. Işıltılı.

Glittery : Parıldayan. Işıl ışıl. Işık yansıtan. Pırıl pırıl. Göz alıcı. Parıltılı. Parlak.

Clear as a bell synonyms : diaphanous, pellucid, luminous, filmy, liquid, serene, hyaline, crystalline, slide, clear, lucent, transparent, hyaloid.