Clinical study türkçesi Clinical study nedir
- Klinik çalışması.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Radyoterapide ışınlanan hedef volüm.
- Klinik çalışma.
- Bir hastalığın tedavisi veya yeni bir ilacın tedavideki etkinliğini kontrol grubuyla karşılaştırmalı olarak araştırmak gibi gayelerle planlanan ve yapılan çalışma.
Clinical study ingilizcede ne demek, Clinical study nerede nasıl kullanılır?
Clinical : Klinikle ilgili. Klinikal. Klinik. Soğukkanlı. İlgisiz. Kliniğe, hastaya ait olan. Tarafsız. Umursamaz. Objektif.
Study : Belli gözlemleme, çözümleme araç ve işlemlerine başvurarak olayları bilimsel olarak gözden geçirme. Saygılı olmak. Çalışmak (ders). Çalışma. Araştırma. Etüt etmek. Öğrenmek. Çabalamak. Araştırmak. Gözetmek.
Clinical examination : Klinik muayene. Fiziksel tahlil. Bir doktorun hastalığın işaretlerini aramak için hastasının bedenini muayene etme işlemi. (tıp) fiziksel muayene. Muayene.
Clinical interview : Tüm içerimi, tüm çerçevesiyle belirlenemeyen ya da soruya dökülemeyen konuların gözlenmesi amacıyla başvurulan, bir görüşme kılavuzuyla ilgi alanının içlem ve kapsamını tanımayı amaçlayan görüşme, bk. görüşme kılavuzu, kılavuzlu görüşme. Tanısal görüşme. Klinik mülakat.
Clinical mastitis : Klinik meme yangısı. Sütte renk değişimi, sulanma, peynirleşme, pıhtılaşma ve irin; memede ağrı, kızarıklık, sertlik, şişlik gibi klinik belirtiler gösteren meme yangısı. bunun perakut, akut, subakut ve kronik biçimleri vardır.
Clinical neurology : Klinik nöroloji.
İngilizce Clinical study Türkçe anlamı, Clinical study eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Clinical study ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.
A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.
Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.
Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik. Karın gerginliği.
Abdomen : Karın. Abdomen. Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Batın. Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.
Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak. Abaksiyal.
Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.
Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.
A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.
A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.
Clinical study synonyms : abdominal palpation, abamectin, a band, a amplitude mod, abattoir, a clay.

Bu kısımda Clinical study kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Clinical study ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Clinical study anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Clinical study ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.