Clockings türkçesi Clockings nedir

  • [#kuluçka Kuluçkaya yatma].
  • Saat yardımıyla kontrol.
  • Saatle denetim.
  • Zamanlayıcıyla denetim.
  • Birşeyleri zamanlama faaliyeti.

Clockings ingilizcede ne demek, Clockings nerede nasıl kullanılır?

Clocking hen : Kuluçkaya yatmış tavuk.

Clocking : Birşeyleri zamanlama faaliyeti. Saatle denetim. Saat yardımıyla kontrol. Kuluçkaya yatma. Zamanlayıcıyla denetim.

Clock case : Saat kutusu. İçerisinde saat konulan kutu.

Clock circuit : Saat devresi.

Clock counter : Saat sayacı.

Clock in : Geliş zamanını yazmak. Kilo gelmek veya çekmek. (işe gelip) kart basmak. Birisinin işe giriş saatini kaydetmek. Kart basmak. Kartını basmak. İşe başlamak. Puantöre kaydettirerek işbaşı yapmak. İşe geliş sögenini kaydetmek. İşe gelme saatini kaydetmek.

Clock doubling : Saatin süratini iki katına çıkarma. Cpu'nun frekansını ikiye katlama.

Clock method : Saat kadran usulü. Saat yöntemi. Saat kadranı usulü.

Clock off : Çıkış zamanını yazmak. (iş çıkışında) kart basmak. Birisinin işten çıkış saatini kaydetmek. Kart basmak.

Clock face : Saat kadranı. Kadran.

İngilizce Clockings Türkçe anlamı, Clockings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clockings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Obstruction : Blokaj. Engelleme. Obstrüksiyon. Önünü tıkama. Mani. Set. Arıza. Engellenme, tıkanma veya kapanma. Karşı takım oyuncusunun önüne geçerek onun serbestçe devinimine engel olma. Tıkanma, tıkama, tıkanıklık, mani, engel.

 

Incubation : Hastalık etkeninin vücuda girişiyle hastalık belirtilerinin meydana çıkışı arasında patojen mikroorganizmanın vücutta gelişimi. mikropların kültür ortamında gelişmesi. canlı doku parçasının kültür ortamında geliştirilmesi. bir kuş embriyosunun, yumurta içerisinde belli bir sıcaklıkta ve belli bir sürede gelişme dönemi. İnkübasyon. Civciv çıkarma. Kuluçka işlemi. Kuluçka. Tasarlama. Kuluçka dönemi. Hastalık etkeninin vücuda girişiyle hastalık belirtilerinin meydana çıkışı arasında patojen mikroorganizmanın vücutta gelişimi. mikroorganizmaların besi yerlerinde üretilmesi canlı doku parçasının besi yerinde geliştirilmesi.

Broody : Düşünceye dalan. Kuluçkaya yatmak isteyen. Kara kara düşünen. Düşüncelere dalmış. Kuluçka tavuk. Düşüncelere dalan. Dalgın. Tavuğun yumurtalar üzerine yatarak onları ısıtması ve civciv çıkarma işi.

Parry : Atlatmak. Karşı savut namlusunun bir saldırı ile yöneldiği doğrultuda, namlunun sert bölümü ve balçağı (çelgiliği) ile uygun bir biçimde yakalanması ve çelinmesi durumu. (dürtücü ve delici kılıçlarda sekiz, kesici kılıçta ise altı türde uygulanan biçimi vardır. bunların her biri bir sayı ile adlandırılmıştır: birinci çelgi, ikinci çelgi vb.). Bertaraf etmek (darbeyi). Sola. Çelgi. Savuşturmak. Rakibin yaptığı atağı sağa. Geçiştirmek. Bertaraf etmek. Kaçamak cevap vermek.

Interference : Bir gözlem ya da bir ölçme sürecine bozucu ya da saptırıcı etkenlerin girmesi durumu. İki ya da daha çok dalganın birbirine eklenmesi ya da üst üste binmesi. Müdahale etme. Bir hücreyi enfekte eden bir virüsün, bu hücrenin diğer bir virüs tarafından enfekte edilmesini engellemesi, engelleme. krosing-overler arasındaki etkileşim. homolog kromozomlar arasında bir krosing over olması bir diğerinin oluşumunu engeller veya artırır. çoğu organizmalarda krosing-overler arasındaki ara azaldıkça interferans artar. Karıştırma. Parazit. Vericilerin ürettiği dalgaların dışında, elektrik yüklerinin hızlı yer değiştirmesinden doğan ve bu dalgaların ilettiği yayını bozan radyoelektrik yayın. Müdahale. Karışım. Bir kaynaktan yayımlanan eş sıklıktaki ışınımların yakın iki delikçikten geçtikten sonra doğan ayrı evreleri nedeniyle ortaya çıkan etkileşim.

 

Duration : Devam süresi. Müddet. Süre. Zaman. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sürek. Son kullanım tarihi. Miat. Süreç. Devam.

Trap block : Tuzak makarası.

Block : Blok. Duvar. Önünü kesmek. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Durdurmak. Tıkamak. Bir dağoluş dizgesinin içinde sertleşmiş, oldukça dengeli, kıvrılma devimlerine dirençli bir yer birimi. Kalıplamak. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, voleybol, veterinerlik, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Alıkoymak.

Incubating : Kuluçkaya yatırmak. Civciv çıkarmak. Kuluçkaya yatmak. Kafasında kurmak. Tasarlamak. Kuluçkaya yatan. Üretmek.

Clockings synonyms : clocking, continuance, incubations.

Clockings zıt anlamlı kelimeler, Clockings kelime anlamı

Manual : Elbetiği. Manüel. Manuel. Elcil. Kılavuz. Elle yapılan. Ele ait. El kılavuzu. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Elle ilgili.