Closured türkçesi Closured nedir

Closured ingilizcede ne demek, Closured nerede nasıl kullanılır?

Closure line : Kapanış çizgisi.

Closure property : Kapalılık özelliği.

Closure property of multiplication : Çarpmaya kapalılık özeliği.

Algebraic closure : Cebirsel kapanış.

Law of closure : Kapatma yasası.

Closure : Son verme. Kapatma. Kapanma. Oylamaya geçmek. Kapatıcı. Patlayıcı ünsüzlerin boğumlanması sırasında ses yolunun önce bir kapanma durumuna geçmesi: c, ç, d, t, p, k, g ünsüzlerinin boğumlanmasında görüldüğü gibi. Koymak. Oylamaya geçme (görüşme sonrası). Kötü bir şeye son verme. Tartışmayı kesip oylamaya koyma.

Closures : Son verme. Bitirme. Kapanma. Kapama. Kapatma. Oylamaya geçme (görüşme sonrası).

Disk enclosure : Disk kutusu. Disk koruncağı.

Enclosure sale : Alacaklının sahiplik varsaydığı ilave satış. Tali satış.

Enclosures : Duvar. Ekler. Kapsam. Gönderilen şeyler (mektupla aynı zarf içinde). Eklenmiş belge. Kuşatma. Çevirme. İlişiktekiler. Çevreleme. Çit.

İngilizce Closured Türkçe anlamı, Closured eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Closured ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Out of use : Kullanılmayan. İşlemez. Kullanım dışı. Adet olmayan. Geçersiz. Modası geçmiş. Hizmet dışı.

Deposit : Gümrük, iktisat, madencilik, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Çökeltmek. Sıvıların dibine oturan maddeler. Tortu bırakmak. Güvende tutmak veya faiz geliri elde etmek amacıyla banka veya benzeri kuruluşlara yatırılan para. krş. vadeli mevduat, vadesiz mevduat. Önödenceye bağlama. Yerleştirmek. Çökelmek. Ön ödeme.

Enclaves : Yabancı ülkelerle kuşatılmış bir bölge. Anklav. Yabancı topraklarla çevrilmiş bölge. Dışa kapalı yerleşim bölgesi. Yerleşim bölgesi. Enklav. Yerleşme bölgesi. Kuşatılmış toprak. Etrafını çevirmek.

Appoint : Kurmak. Donatmak. Düzenlemek. Memur etmek. Belirlemek. Tayin etmek. Saptamak (tarih veya gün vb). Nasbetmek. Döşemek.

Covering : Kabuk. Deniz yüzünün yükselmesi ya da oluşum deyimleriyle, kıyıların ve karaların su altına girmesi. Örtü. Perde. Sığınak. Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama. Koruma. Kaplama. Batma.

Shutdown : Tatıl etmek. Durdurmak. Kesme. İşin tatil olması. Çalışmayı durdurma. Fabrikayı kapatma. Kapalı. İşe son verme.

Occlusion : Bir kanal ya da tüpçüğü tıkama. Emme. Örtme. Absorpsiyon. Gazların emilmesi. Tıkanma. Üst üste oturma (dişler). Tıkama.

Occlusive : Tıkayan. Bloke eden. Örtücü. Oklüzif. Emici. Patlayıcı ünsüz. Oklusif. Kapantılı. Oklüzyon ile ilgili.

Cicatrization : (yara) kapanma. (yara) iyileşme. Sikatrizasyon. İyileşme (yara).

Establish : Doğruluğunu ortaya koymak. Belirlemek. Tanıtmak. Saptamak. Kurmak. Tesis etmek. Pekiştirmek. Kanıtlamak. Yapmak.

 

Closured synonyms : unopen, obstructed, nonopening, inclosure, encasing, closing, affix, blocking up, dot somebody one, closures, buffoon, blocked, concubines, barring, blocking, embosoming, clothes, drawn, confinements, obtundation, elapses, concubine, sealed, establishes, buffoons, occlusions, enclosures, stoppered, shut, elapse, closuring, adhibit, shutdowns.

Closured zıt anlamlı kelimeler, Closured kelime anlamı

Unsealed : Mühürü açılmış. Mühürsüz. Açık. Mühürlenmemiş. Açılmış. Mührü kırılmış. Sonuçlandırılmamış.

Open : Geniş. Açık. Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi. Fora etmek. Bildirmek. Deşmek. Açmak. Genişletmek. Ferah. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır.

Unobstructed : Engelsiz. Kapatılmamış. Tam. Açık. Engellenmemiş. Tıkanmamış.