Coaters türkçesi Coaters nedir

  • Kaplayıcı.

Coaters ingilizcede ne demek, Coaters nerede nasıl kullanılır?

Coater : Kaplayıcı.

Coated : Kaplı. Sıvalı. Boyalı. Sıvanmış. Giymiş. Kaplamalı. Kaplama. Kaplanmış. Örtülü.

Coated cathode : Üzeri kaplı katot.

Coated filament : Üzeri kaplı filaman.

Coated lens : Kaplamalı mercek. Gelen ışığın bir bölümünü yansıttığından ışıklılığı azalmasın diye üzerine özel bir kat çekilmiş mercek. Yansımaları önlemek ve ışık geçirimini artırmak için yüzeyi uygu, saydam bir yaygı ile örtülmüş mercek. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kaplanmış mercek. Yansımaönlerli mercek. Yansıma önleyici kat çekilmiş mercek.

Coated paper : Kaplanmış kağıt. Yüksek kalitede renkli baskı için özel kağıt. Kuşe kağıt.

Coated tongue : Beyazımsı bir tabaka ile kaplanmış dil (bir hastalığın semptomu). Paslı dil.

Black coated workers : Masa başı elemanı. Büro elemanı.

Coated tablet : Kaplanmış tablet. Draje.

Coated seed : Kaplama tohum.

İngilizce Coaters Türkçe anlamı, Coaters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coaters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Satisfy : Memnun etmek. İnandırmak. Gidermek. Tatmin etmek. Hoşnut etmek. Sevindirmek. Yetmek. -e uymak. Tamamlamak. Cevap vermek.

 

Supply : Gidermek. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tedarik. Sağlamak. Arz. Sunum. Tedarik etmek. Sağlanması gerekli miktar. İkmal. İhtiyacı karşılamak.

Help : İmdadına yetişmek. Elinde olmak. Yararı olmak. Kurtarmak. Yardim etmek. Yardım. Başa çıkmak. Muavenet etmek. Fayda etmek.

Underlay : Alta serilen şey. Altına koymak. Altına koyulan şey. Koruyucu zar. Tabanlık. Destek. Altlık. Alttan desteklemek. Altına yerleştirmek. Desteklemek.

Chapeau : Şapka.

Fulfil : Karşılamak. Uygulamak. Bitirmek. Gidermek. Yerine getirmek. Gereksinimlerini gidermek. Meydana getirmek. Gerçekleştirmek. Yapmak. İfa etmek.

Gratify : Gidermek. Sevindirmek. Memnuniyet vermek. Memnun etmek. Taltif etmek. Kendini kaptırmak. Hoşnut etmek. Tatmin etmek. Mutlu etmek.

Give : Bel vermek. Armağan etmek. Gitmek. Bahşetmek. İtiraf etmek. Ödemek. Dogruluğunu kabullenmek. Esnemek. Tanımak. Bulaştırmak.

Nurture : Yetiştirmek (özenle). Besleme. Eğitmek. Bakmak. Terbiye. Yetiştirmek. Yiyecek. Büyütmek. Terbiye etmek. Beslemek.

Treat : Otalamak. Zevk. Bahsetmek. Ziyafet. İşlemek (konuyu). Davranmak. İkram. Ismarlama. Ele almak.

Coaters synonyms : indulge, leghorn, regale, panama hat, pander, drench, accommodate, meet, dish out, panama, dish, hat, staff, coverers, gutter, feed, procure, serve up, shower, power, nourish, serve, skimmer, board, pimp, lid, provide, fulfill, coater, horse, coverer, dish up, sailor.

Coaters zıt anlamlı kelimeler, Coaters kelime anlamı

Take : Reaksiyon. (fotoğraf) çekmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Avalanan hayvan miktarı. Kabul edilmek. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Kavramak. Tutulan balık miktarı. Çekim. Tutuş.

 

Uncoated : Tabakalarını çıkarmak. Dizgisiz. Kaplanmamış. Tabakalarını kaldırarak açığa çıkartmak. Katmanlarını kaldırmak. Örtüsüz. Örtülerini kaldırmak.