Cockayne türkçesi Cockayne nedir

  • Tembellik diyarı.
  • Rahatlık ve huzur diyarı.

Cockayne ingilizcede ne demek, Cockayne nerede nasıl kullanılır?

Cockade : Şapkaya takılan rozet. Şapka arması. Kokart.

Cockades : Şapka arması. Şapkaya takılan rozet. Kokart.

Cockadoodledoo : Kukiruku.

Cockaigne : Rahatlık ve huzur diyarı. Tembellik diyarı.

Cockalorum : Kibirli kendini beğenmiş kimse. Böbürlenen kimse. Kendini öven kimse.

Cockamamie : Çılgın. Aptalca. Anlamsız. Gülünç. Saçma sapan. Anlamsız (argo terim). Komik.

Cockatoo parrot : Papağan.

Cock a doodle doo : Horoz ötüşü.

Cockatoo : Guguksular (cuculiformes) takımının, papağangiller (psittacidae) familyasından, kül rengi, başı ve tepeliği kırmızı olan, avustralya'da yaşayan bir kuş türü. Miğferli kakadu. Kakadu papağanı. Avustralya tepeli papağan. Kakadu. Rengarenk bir papağan türü. Papağan. Avustralya tepeli papağanı.

Cock an ears : Kulak kabartmak. Kulak kesilmek.

İngilizce Cockayne Türkçe anlamı, Cockayne eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cockayne ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tornado : Şiddetli ve yıkıcı huni şeklinde fırıl fırıl dönen rüzgar. Hortum. Kasırga. Çok küçük bir alan üzerinde çok yıkıcı etkileri olan hortum.

C : Orta. İngiliz alfabesinin üçüncü harfi. Temizleme, temizlenme. ilaçların karaciğer ve böbreklerden atılmalarının ne derece verimli olduğunu gösteren ve birim zamanda anılan organlarda ilaçlardan temizlenen plazma hacmini ifade eden kantitatif değer. bir dakikada böbrekler tarafından herhangi bir maddeden temizlenen plazma miktarı veya kan plazmasında bulunan herhangi bir maddenin arınma değeri, arınma. böbrekte glomeruler süzme hızı ve böbreğin iş görme kapasitesi için bir ölçüdür. C programlama dili. Kulombun simgesi. Yüz dolarlık banknot. Do nota. Karbonun simgesi. Do (müzik terimi).

 

Coke : Koka kola. Dönüştürmek. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Kok. Kolalı içecek. Taşkömürünün ısıl bozundurulmasından arta kalan, karbonca zengin, gözenekli ve kimyasal bakımdan taşkömüründen daha etkin kömür. Kok kömürü. Kokkömürü. Kokain. Kola.

Snow : Kar. Karla kaplamak. Havadan ak, ince taneli buz kırılcaları biçiminde ya da lapa lapa yağan, sıcaklık koşulları elverişli ise yerde biriken su buğusu, bk. yağış. Yağış. Gözüne girmek. Gözünü boyamak. Abartılı konuşarak etkilemek. Kokain. Eroin. Karlanma (tv).

Coca : Koka. Yapraklarından kokain çıkarılan bitki.

Crack : Çökmek. Çatırdamak. Yarılmak. Çatlak. Çatırdatmak. Çatlamak. Çözmek (şifreyi). Çıtlatmak. Çatallaşmak (ses).

Hard drug : Ağır uyuşturucu. Sert uyuşturucu.

Imaginary place : Hayali yer.

Blow : Uçurmak. Çarçur etmek (argo terim). Esmek. Körüklemek. Soluk soluğa kalmak. Darbe. Düşmek. Çalmak. Yelpazelemek. Sigorta atmak (elektrik).

Cockayne synonyms : mythical place, basuco, crack cocaine, fictitious place, nose candy, cockaigne, cocain.

Cockayne zıt anlamlı kelimeler, Cockayne kelime anlamı

Soft drug : Hafif uyuşturucu.