Cockles türkçesi Cockles nedir

  • Kabuk (midye vb.).
  • Tarak kabuğu.
  • Küçük sandal.
  • Küçük kayık.

Cockles ingilizcede ne demek, Cockles nerede nasıl kullanılır?

Cockleshell : Kabuk (midye vb.). Midye vb kabuk. Küçük sandal. Midye kabuğu. Tarak kabuğu. Küçük kayık.

Cockleshells : Küçük kayık. Tarak kabuğu. Midye vb kabuk. Kabuk (midye vb.). Küçük sandal. Midye kabuğu.

Cockle boat : Sandal. Daha büyük bir teknenin arkasına bağlanan kürekli küçük sandal.

Corn cockle : Mısır tarlalarında büyüyen kırmızı çiçekli tüylü yabani ot. Karamuk.

Cockle : Kırışmak. Tarak kabuğu. Küçük sandal. Bir tür midye. Küçük kayık. Kabuk (midye vb.). Delice. Buruşturmak. Kırıştırmak. Dalgalandırmak.

Cock a doodle doo : Horoz ötüşü.

Cockloft : Çatı arası. Küçük çatıkatı odası. Tavanarasındaki oda. Tavan arası. Çatı katı. Tavanarası.

Corncockle : Karamuk.

Cockleboat : Sandal. Küçük ve hafif tekne. Küçük kayık. Küçük tekne.

Cock a hoop : Övüngen. Eğlenceli bir şekilde. Neşeli bir şekilde. Şen. Hayatından memnun bir şekilde. Kibirli. Coşkulu. Bozuk. Çarpık. Neşeli.

İngilizce Cockles Türkçe anlamı, Cockles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cockles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Wherries : Kayık. Küçük tekne. Patalya. Büyük ama hafif mavna. Hafif kayık. Tek yelkenli mavna.

Verbalize : Sözle ifade etmek. Söze dökmek. Dile getirmek. Açıklamak. İfade etmek. Sözcüklerle ifade etmek. Sözlü ifade edilmek. Sözle anlatmak. Sözcüklere dökmek. Fiile çevirmek.

Utter : Basmak (çığlık). Tam. İfade etmek. Telaffuz etmek. Mutlak. Buyurmak. Çıkarmak (inilti veya ses). Açığa vurmak. Bütün. Su katılmadık.

Dinghy : Filika. Dingi. Genellikle gemilerin çektiği küçük sandal. Lastik bot. Sandal. Kauçuk sandal. Patalya. Bot. Küçük bir tekne.

Wherry : Hafif kayık. Kayık. Patalya. Büyük ama hafif mavna. Küçük tekne. Tek yelkenli mavna.

Dinghies : Lastik bot. Ufak gezinti sandalı. Dingi. Kauçuk sandal. Sandal. Patalya. Genellikle gemilerin çektiği küçük sandal. Filika. Bot.

Verbalise : Kelimelerle anlatmak (özellikle ağız yoluyla). Sözle anlatmak. Dile getirmek. Sözleştirmek. Sözelleştirmek. Fazlasıyla konuşkan olmak. İfade etmek. (gramer) bir kelimeyi fiile dönüştürmek. Fiile çevirmek. Geveze olmak.

Cogs : Önemsiz veya değersiz kimse. Çark dişi. Hile. Kertik. Kurmak. Tutmak. Hile yapmak. Diş. Dişli çark.

Talk : Söylemek. Konuşmak. Boş laf. Konuşma. Görüşmek. Kişiler arasında geçen ve bir kurala bağlı olmayan konuşma. Görüşme. Konuşmak (bir dili). Söz etmek. Söyleşi.

Sculls : Sakal (çelik). Boyna küreği. Kürek çekmek. Boyna. Kürekli yarış kayığı. Kürek. Küçük kürek. Boyna etmek. Kıçtan kullanılan tek kürek.

Cockles synonyms : edible cockle, cardium edule, cockleshells, scollop, dories, dory, rowboats, cockleshell, cog, cockle, cockboat, scollops, cockled, scull, scallop shell, mouth, speak, rowboat, shellfish, cockleboat.

 

Cockles zıt anlamlı kelimeler, Cockles kelime anlamı

Cry : Haykırmak. Seslenmek. Çığlık atmak. Bağırmak (hayvan). Ağlamak. Feryat. Haykırma. Haykırış. İlan etmek. Bağırmak.

Unfold : (katlanmış bir şeyi) açmak. Açılmak. Sermek. Açmak (katlanmış bir şeyi). Yayılmak. Ortaya çıkarmak. Açıklamak. Gelişmek. Açmak. Gözler önüne serilmek.