Coefficient of run off türkçesi Coefficient of run off nedir

  • Bir akarsuyun beslenme teknesine düşen yağışlarla teknede edimsel olarak gerçekleşen akış arasındaki orantı.
  • Akış katsayısı.
  • Coğrafya alanında kullanılır.

Coefficient of run off ingilizcede ne demek, Coefficient of run off nerede nasıl kullanılır?

Coefficient : Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Katsayı. Koefisyan. İşbirliği yapan. Faktör. Ortak etmen. Emsal. Sabite.

Of : -in. -dan. -nin. -nın. Yüzünden. -den. Karşı. İle ilgili. Li. Nin.

Run : Koşturmak. Kaçakçılığı yapmak. Koşarak geçmek. Geçiş. Taşımak. Yönetmek. Aday olmak. Tabanları yağlamak. Kaçakçılığını yapmak. Sürü halinde gitmek.

Off : Kalkmak. Baş. Soğutmak. İndirmek. Dışında. Çıkarmak. Kapalı. Başlangıç. Yanılmak.

Coefficient of absorption : Soğurum katsayısı. Absorpsiyon katsayısı.

Coefficient of concordance : Sıralayıcı ölçekle elde edilmiş ölçümler arasindaki uyuşma düzeyini gösteren sayısal değer. Anlaşma katsayısı. Uyum katsayısı.

Coefficient of ambiguity : Thurstone anlak ölçeğinin kuruluşu sırasında ölçeği oluşturacak- sınarları saptamak amacıyla başvurulan ve ölçek konumu üzerinde yargıcıların yeterince uyuşamadığı ya da birbirinden uzak kümeler içine yerleştirilerek geniş bir yayılma gösterdiği durumda, ilgili sınarın elenmesini gerektiren ölçüm. bk. eşit görünen aralık ölçeği. Belirsizlik katsayısı.

 

Coefficient of association : Birliktelik katsayısı.

Coefficient of contingency : Şarta bağlılık katsayısı. İhtimaliyet katsayısı. Bulunmuş bir ki-kare değerinin içerdiği bağıntı düzeyini saptamak ve bağıntısızlık durumunda sıfıra, tam bağıntı durumundaysa değişken seçeneklerinin sayısına göre bir üst sınıra eşit çıkan değer. Olabilirlik katsayısı. Kontenjans katsayısı. Olumsallık katsayısı.

İngilizce Coefficient of run off Türkçe anlamı, Coefficient of run off eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coefficient of run off ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.

Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.

Aboriginal population : Yerli nüfus. Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.

Abrasion platform : Dalga aşındırması düzlüğü. Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey.

Alluvial deposit : Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Alüvyon. Lığ.

 

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.

Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.

Drainage retic : Belli bir alanda, belli süreli yağışlarla belli süredeki akışlar arasındaki orantı.

Agricultural co operative : Tarım kooperatifi. Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık.

Coefficient of run off synonyms : altimetric profile, agricultural specialisation, abandoned meander, agricultural production, afforestation, air route, age pyramid.