Coemption türkçesi Coemption nedir

  • Piyasadaki malı kapatma.

İngilizce Coemption Türkçe anlamı, Coemption eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coemption ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disturbance : Rahatsızlık. Kayaçların bir kırık boyunca yerlerinden oynaması, dizilişlerinin bozulması. Bozunum. Karışıklık. Oynama. Huzursuzluk. Taciz etme. Telaş. Endişe. Hata payı.

Garboil : Gürültü. Karmaşa. Ses karmaşası.

Incident : Tesadüf. Olum. Olay. Yük. İkincil, ifintisel ve süreksiz olay. Özel durum. Vaka. Hadise. Perde (tiyatro terimi). Ayrıcalık.

Hoo ha : Yaygara. Problem. Sorun. Karmaşa. Şamata.

Storm center : Kasırga merkezi. Karışıklığın kaynağı.

Flutter : Sinema ya da almaç görüntülüğünde resmin sürekli olarak hafifçe kıpırdaması biçiminde ortaya çıkan durum. bir filmin ya da mıknatıslı ses kuşağının seslendirme ya da okuma aygıtındaki geçişinde düzensizlikten dolayı sesin bozulması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Titreme.

Turmoil : Dağdağa. Kargaşa. Gürültü. Telaşe. Kıyamet. Karmaşa. Çalkantı. Karışıklık. Hengame. Telaş.

Uproar : Şamata. Patırtı. Velvele. Kıyamet. Arbede. Gürültü. Kargaşa. Hayhuy. Hengame. Curcuna.

Convulsion : Kasılma. Konvulsiyon. İhtilaç. Sarsılma. Kıvranma. Çırpınmak. Konvülziyon. İstemli olarak çalışan kasların, istem dışı biçimde kasılmasıyla belirgin çırpınma. Katılma. Sarsıntı.

 

Disruption : Parçalanma. Karmaşa. Kesilme. Bozucu. Bozma. İşleyişini durdurma. Bozulma. Karışıklığa itme. Aksama. Yarılma.

Coemption synonyms : grandfather clause, hoo hah, to do, stir, hurly burly, amnesty, kerfuffle, impunity, disorder, storm centre, unsusceptibility, tumult, splash, indemnity, tumultuousness, earthquake, tempest, freedom, upheaval, storm, immunity, diplomatic immunity.

Coemption zıt anlamlı kelimeler, Coemption kelime anlamı

Susceptibility : Etkileniriik. Hastalığa bağışıklık olmaması. Alınganlık. Duyarlılık. Suseptibilite. Hassasiyet. Yatkınlık. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Hassaslık. Uygulanan kıvıl ya da mıknatıs alana göre, özdeğin içindeki bir noktada alanın ne olacağını bildiren katsayı.

Order : Düzenlik. Tertiplemek. Bir din içinde tasavvufa, gizemciliğe dayanan, inançta ve kimi ilkelerde birbirinden ayrılan, tanrıya ulaşma, yollarından herbiri: mevlevi tarikatı, sen jan tarikatı gibi. Düze. Pay ve borç belgiti alıp satmaları için borsa temsilcileri ya da aracılarına sözlü ya da yazılı olarak verilen yönerge (borsa buyruğunda yapılacak işlemin türü, kuralları, geçerdeğeri, öneli ve prim niceliği açık olarak gösterilir). Sıralamak. Tavsiye etmek (doktor). Durum. Söylemek. Bir sayının 10'un tümsayılı üstleri olarak büyüklük düzeyi. bir işlevin kaç kez türevinin alındığını gösteren sayı; bir türevli denklemin en yüksek türevli terimi.

Coemption ingilizce tanımı, definition of Coemption

Coemption kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of buying the whole quantity of any commodity.