Cograil türkçesi Cograil nedir

  • Dişli ray.

Cograil ingilizcede ne demek, Cograil nerede nasıl kullanılır?

Cacographer : Korkunç derecede kötü yazar. Kötü telaffuzcu. Kakagraf. Berbat yazar.

Cacography : Bozuk imla. Aykırı yazım. Kötü el yazısı. Kakografl.

Chalcographer : Bakır hakkakı.

Chalcographist : Bakır veya pirinç üzerine gravür işleyen kimse. Bakır tabak gravürcüsü. Bakır hakkakı.

Chalcography : Bakır oymacılığı. Bakır hakkaklığı.

Lexicographers : Sözlükçü. Leksikograf. Sözlük yazarı. Sözlükbilimci. Sözlük düzenleyici.

Discography : Diskografi. Kaset listesi. Omurlar arası diskin nucleus pulposus’una kontrast maddenin enjeksiyonundan sonra görüntü alınması. Plak koleksiyonu. Kayıt kataloğu.

Lexicographic order : Sözlük sıralaması.

Lexicographer : Leksikograf. Sözlük düzenleyici. Sözlükbilimci. Sözlükçü. Sözlük yazarı.

Lexicographic model of consumer choice : Öncelik sıralaması modeli. Tüketicilerin, özelliklerine göre sıralanmış olan mal ve hizmetleri kendi önceliklerine göre karşılaştırarak seçim yapmasına dayanan model.

İngilizce Cograil Türkçe anlamı, Cograil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cograil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shut in : Kapmak. Görüşünü engellemek. Çıkarmamak. Kuşatmak. Kapamak. Hapsetmek. Sıkıştırmak (parmak vb.). Kıstırmak.

 

Pen : Ağıl. Dolmakalem. Ağıla koymak. Yazı üslubu. Kapatmak. Kaleme almak. Kağıda dökmek. Kuğu (dişi). Tükenmez kalem. Hapishane.

Close in : Ortalık kararmak. Karanlık basmak. Sarmak. Kısalmak (günler). Kuşatmak.

Inclose : Kapsamak. Hapsetmek. İliştirmek. İçermek. Kuşatmak. Etrafını çevirmek. Çevirmek. Kapamak. Çevrelemek. Sarmak.

Enclose : Çit ile çevirmek. Hapsetmek. Etrafını çevirmek. Kapatmak. Çevirmek (duvar veya çit vb ile). Kapsamak. Çevirmek. İliştirmek. Çevrelemek.

Cattle pen : Sığırlar için ahır. Sığır ahırı.

Cograil synonyms : cow pen, rack rail.

Cograil zıt anlamlı kelimeler, Cograil kelime anlamı

Disarrange : Düzenini bozmak. Dağınıklık. Karıştırmak. Bozmak. Dağıtmak. Düzeni bozmak.