Collarette türkçesi Collarette nedir

Collarette ingilizcede ne demek, Collarette nerede nasıl kullanılır?

Epidermal collarette : Epidermis yakalığı. Dermisin epidermisle birleştiği alanlarda mekik veya yaka tarzında uzanmış hiperplastik alan, epidermis kolareti. tümöral, granülomlu ve irinli tipteki dermatozislerde biçimlenir. Epidermis kolareti.

Collaret : Yaka.

Collared : Yaka takmak. Yakalı. Yakasına yapışmak. Durdurmak. Yakalamak. Yürütmek.

Collared flycatcher : Kolyeli sinekkapan. Halkalı sinekkapan. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, sinekkapangiller (muscicapidae) familyasından, 13 cm kadar uzunlukta, balkanlar, orta ve doğu avrupa'nın güneyi ile batı rusya, kafkasya ve kuzey iran'da kuluçkaya yatıp kışı doğu afrika'da geçiren, boynunda geniş bir halkası olan, alnında ve kanadında beyaz lekeler bulunan bir tür. ak yakalı sinekkapan, bantlı sinekkapan.

Semi collared flycatcher : Alaca sinekkapan. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, sinekkapangiller (muscicapidae) familyasından, 13 cm kadar uzunlukta, balkanlar, kafkasya ve güney iran'da yerel olarak yaşayan, türkiye'de marmara, karadeniz bölgeleri ve doğu anadolu'nun kuzeyinde göçmen olarak bulunan, kuyruk sokumu gri, kuyruk dış tüylerinin dış kenarları beyaz, boynunda bulunan halka enseye kadar ulaşmayan bir kuş türü. yarımband sinekkapan.

 

White collar crime : Memurların veya iş insanlarının paralarını etkileyen ağır suç. Nitelikli suç. Kimi orta ve büyük kentsoylu tabaka üyelerinin işlerini alışılmış biçimde yürütmeleri sırasında işledikleri suçlar. (haksız kazanç sağlamak üzere görevi kötüye kullanma, vergi kaçırma, üzerine para geçirme vb.). Beyaz yaka suçları. Beyaz yakalı suçu.

Blue collar worker : Beden işçisi. Üretim sürecine bedensel gücüyle katılarak maaş/ücret karşılığı çalışan kişiler. krş. beyaz yakalılar. Mavi yakalılar. Fabrika işçisi.

White collar employee : Beyaz yaka çalışanı.

Collar someone : Tutmak. Birinin yakasına yapışmak.

Collar beam : Enleme. Çalı ara kirişi. Kuşaklama. En kirişi. Yavru gergisi. Enkirişi. Çatı ara kirişi. Gergi kirişi.

İngilizce Collarette Türkçe anlamı, Collarette eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Collarette ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dickeys : Minik kuş. Şoför mahalli. Hastalıklı. Eşek (ingiliz ingilizcesi). Çürük. Önlük. Papyon. Göğüslük. Eşek.

Dickie : Küçük arka koltuk. Küçük kuş. Koltuk. Minik kuş. Önlük. Kumaş. Kuş. Gömleğin yerinden çıkarılabilen ön kısmı.

Edging : Kenar. Sınır. Sınırlayıcı. Kenar şeridi. Kenarlık. Kenar düzeltme. Kenar süsü. Kenar düzleme. Kenar profili.

Neckline : Bir giysinin boyu çevreleyen veya kapatan parçası olan tasarım (elbise, gömlek, süveter, vs.). Başlık altı. Yaka hattı. Boyun hattı.

Collar : Tasma. Yakasına yapışmak. Araklamak. Yakalamak. Yürütmek. Yaka takmak. Kaçmak. Tasma takmak. Yaka şekline benzer yapılar. yarım kordalılarda üç kısımdan oluşan vücudun orta bölgesi.

 

Flange : Kenar takmak. Başlık. Bir film makarasının göbeğini iki yandan örten, filmin göbeğe düzgün olarak sarılmasını, sarılmış filmin göbekten çıkmamasını sağlayan ve filmi koruyan teker biçimindeki yüzeyler. Çıkıntı. Kenar. Flanşlamak. Makara yanağı. Ek tekeri. Boruların eklenmesinde kullanılan, çember biçimli ortası delik metal parça.

Flanges : Kenar. Flanş.

Necklines : Başlık altı. Yaka hattı. Bir giysinin boyu çevreleyen veya kapatan parçası olan tasarım (elbise, gömlek, süveter, vs.). Boyun hattı.

Neck : Büyük baş hayvanlarda boyun altındaki sarkık deri. bos indicus ırkı sığırlarda deri sarkıklığıyla belirgin ön bacaklar arasındaki alan. boyun eti. Gitar, jimnastik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Giysi boynu. Sarılmak. Yiyişmek. Gerdan. Ense. Berzah. Boyun (şişede). Tıkaç.

Collarette synonyms : collaret, dickey, edgings, dickies, dicky, collars.