Flanges türkçesi Flanges nedir
Flanges ingilizcede ne demek, Flanges nerede nasıl kullanılır?
Flange joint : Ek tekerli ek. Ek teker ile yapılan, sökülebilir bağlantı. Flanşlı bağlantı.
Flange nut : Yakalı somun. Kenarlı somun. Flanş somunu.
Flange rail : Oluklu ray.
Air intake flange : Hava giriş yolu flanşı. Hava giriş yolu flanjı.
Axle drive flange : Aks tahrik flanşı.
Cylinder flange : Silindir flanşı.
Hub flange : Göbekli flanş. Göbek flanşı.
Carburettor flange : Karbüratör flanşı.
Carburator flange : Karacın emme döşemine bağlanmasına yarayan, eksenine dik düzlem parçası. Karaç yakası.
Crankshaft flange : Krank mili flanşı.
İngilizce Flanges Türkçe anlamı, Flanges eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Flanges ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Brims : Dolmak. Ağız. Ağzına kadar dolmak. Şapka kenarı. Bardak ağzı. Silme dolu olmak. Taşma. Şapka siperi. Siperlik.
Adapter : Tırnak yatağı. Dalga kılavuzu gibi değişik boyutlu, eş işlevli araçları eklemeye yarayan parça. Uyarlama işini yapan, uğraşı uyarlama olan kimse. Adaptör. Çevirici. Ara parçası (fizik terimi). Adapte eden. Uyarlayan. Uyarlaç. Bağdaştırıcı.
Fabric : Nesiç. Yapı. Bez. Bir kayacın iç yapısı. (iç yapı, kayacın oluşum koşullarına bağlı olduğundan belli başlı doku örneklerinde, kayaç cinslerine göre şöyledir: a) kor kayaçlar. 1. kristal: kayaç yapıcı minerallerin hepsi kristal biçimi göstermektedir, aralarında bağlayıcı madde yoktur. kristal dokunun şu cinsleri vardır: a) tüm kristal: kayacı yapan bütün mineraller kristallenmişlerdir. b) yarı kristal: kristallenmiş yapıcılar arasında camsı madde de vardır. c) iri kristalli: kristallenmiş yapıcılar çıplak gözle görülebilmektedirler. ç) ince kristalli: kristal yapıcılar ancak mikroskopla seçilebilmektedir. d) taneli: kristallenmiş yapıcıların büyüklük ve biçimleri ortalama özdeştir. iri, ufak ve sık taneli dokular vardır. 2. camsı: kayaç tüm ya da büyük çoğunlukla, camsı bir madde ile yapılıdır. 3. porfirsi: sık taneli ya da camsı bir kayaç hamuru içinde kendine özgü kristal biçimi gösteren kristaller vardır. 4. camsı porfirsi: kayaç hamuru büsbütün camsı maddedir ve bu hamur içinde iri kristaller bulunmaktadır. 5. akış izli doku: kayacın geldiği magmanın akış yönü, kayaç hamurundaki kristalciklerin sıralanışından ve camsı maddenin biçiminden bellidir. 6. yuvarsı doku: camsı madde ile yapılı kayaç hamurunda, özekten ışınsal ve küresel biçimler vardır. a) tortul kayaçlar. doku genellikle birikme koşullarına uygun olarak katlıdır. c) başkalaşım kayaçları. mineralleri az çok özdeş zamanda kristallendiklerinden, bu kayaçlarda, genellikle kristal başkalaşım dokusu bulunur: a) mozaiksi doku: kayacın mineralleri taneli biçim gösterir. b) eşit doku: kayacın minerallerinin taneleri ortalama birbirine eşit büyüklüktedir. c) değişik doku: minerallerin tane büyüklükleri çeşitlidir. ç) porfirsi başkalaşım dokusu: taneli kayaçta, ötekilerinden sonra ve çok daha büyük tane büyüklüğünde gelişmiş kristaller vardır. d) porfir kırıklı doku: başkalaşımdan önce oluşmuş kristaller, kayaçta kalıntı durumunda bulunur. Çatı. Dokuma. İskele. Doku. Kumaş.
Nazism : Ari ırkının diğer tüm ırklardan üstün olduğu ve soykırımın haklı çıkarılabilir olduğu inancı (özellikle renk ırkçılığı). (tarih) nazizm. Nazilik. Nazi prensipleri ve metotları. Nazizm. Alman nasyonal sosyalistlerin öğretileri.
Brinks : Kıyı. Kenar (uçurum için). Eşik (felaket için). Eşik. Ağız. Ağız (kaya, uçurum).
Textile : Dokuma işleri. Tekstil ürünü. Dokuma kumaş. Mensucat. Dokunmuş kumaş. Tekstil. Dokuma. Dokumacılık.
Brow : Tepe. Yamaç. Yüz. Alın. Çehre. Kaş.
National socialism : Ulusal toplumculuk. Almanya'da, ı. dünya savaşından sonra adolf hitler'in kurduğu baskı yönetiminin adı (1933-1945). Nasyonal sosyalizm. Milliyetçi sosyalizm. Nazi partisinin siyasi hareketi.
Bezel : Değerli bir taş veya saat camını tutan kertik. Lamba çerçevesi. Sunucu kapağı. Sivri uç. Çıkıntı. Yüzük kaşı. Bıçağın eğimli ağzı. Kaş. Şev.
Dicky : Eşek (ingiliz ingilizcesi). Minik kuş. Çürük. Önlük. Hastalıklı. Şoför mahalli. Zayıf. Sarsak. Kötü. Papyon.
Flanges synonyms : collar, border, brim, edgings, boundary, brackets, neck, dickeys, material, dickey, edge, extreme, collaret, brows, cloth, naziism, collarette, brink, borders, dickies, side ring, edging, dickie, fringe, flange, collars, necklines, pressure plate, neckline.

Bu kısımda Flanges kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Flanges ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Flanges anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Flanges ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.