Collective labour dispute türkçesi Collective labour dispute nedir

  • Toplu iş ihtilafı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Toplu iş anlaşmazlığı.
  • Ücret ve çalışma koşullarının korunması, değiştirilmesi veya yorumlanması konularında işçi ile işveren arasında ortaya çıkan anlaşmazlık.
  • İş uyuşmazlığı.

Collective labour dispute ingilizcede ne demek, Collective labour dispute nerede nasıl kullanılır?

Collective : Kolektif. Toplu. Kolektif şirket. Ortak. Müşterek. Topluluk adı. Ortaklaşma. Ortaklaşa. Genel. Ortak girişim.

Labour : İş. ä°şçi partisi üyesi. Lafı uzatmak. Emek. Doğum sancısı çekmek. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ayrıntılara girmek. Çalışmak. Emek vermek. Doğum.

Dispute : Kabul etmemek. Karşı koymak. İtiraz etmek. Tartışmak. Anlaşmazlık. Münakaşa etmek. Şüphe etmek. Sürtüşmek. Kavga. Karşı çıkmak.

Collective labour : Kırsal kesimde zorunlu ve isteğe bağlı işlerin, o kesimde yaşayanlarca eşit koşullarda işbirliğiyle gerçekleştirilmesi. İmece.

Collective labour agreement : Toplu iş sözleşmesi.

Labour disputes : İş uyuşmazlıkları. İş uyuşmazlığı. İş anlaşmazlığı. İş ihtilafı.

Labour dispute : Ücret ve çalışma koşullarının korunması, değiştirilmesi veya yorumlanması konularında işçi ile işveren arasında ortaya çıkan anlaşmazlık. İş anlaşmazlığı. İş ihtilafı. İş uyuşmazlığı.

 

Postponement of collective labour contract : İşçilerin ücretsiz izinli sayıldıkları dönemde toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geçersiz kılınması. Toplu iş sözleşmesinin askıya alınması.

Collective labour contract : Toplu iş sözleşmesi. Toplu pazarlık sonucunda anlaşma sağlanması durumunda imzalanan sözleşme.

İngilizce Collective labour dispute Türkçe anlamı, Collective labour dispute eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Collective labour dispute ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Contestation : Çekişme. Mücadele. Tartışma. Red. İşverenlerle işçiler arasındaki karşılıklı istemleri bir sonuca bağlamak amacıyla seçilen tesmilcilerin bu konular üzerinde düşünce beraberliğine varamamaları ya da bir taraf temsilcilerinin oturuma katılmamaları. İtiraz. İnkar. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yarışma.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Labour dispute : İş anlaşmazlığı. İş ihtilafı.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Collective labour dispute synonyms : a type mutual funds, ability to pay approach, ability to pay principle, a change in demand, a pass through certificate, a shift in supply, a shift in demand, a group shares, labour disputes.