Collective labour contract türkçesi Collective labour contract nedir
- Toplu pazarlık sonucunda anlaşma sağlanması durumunda imzalanan sözleşme.
- Toplu iş sözleşmesi.
- İktisat alanında kullanılır.
Collective labour contract ingilizcede ne demek, Collective labour contract nerede nasıl kullanılır?
Collective : Ortak. Müşterek. Kolektif. Toplu. Ortak girişim. Kolektif şirket. Genel. Ortaklaşma. Topluluk adı. Ortaklaşa.
Labour : İş gücü. İşçi. Emek harcamak. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Doğum. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan beden ve/veya beyin gücü. Emek vermek. Çalışmak. Emek. Çaba harcamak.
Contract : Sözlü veya yazılı olarak yapılan icap ve kabul irade bildirimlerinin birbirlerine uygun bir biçimde birleştirilmesiyle hazırlanan ve taraflarca imzalanan belge. (hastalığa) yakalanmak. Yanların ilintisiz isteklerini açığa vurarak anlaşmaları. kişilerin, yandaş olarak bir hakkı değiştirmek, ortaya çıkarmak ya da düşürmek amacıyla yasalar çerçevesinde iç güdülerine dayanarak imzaları altında yaptıkları karşılıklı ve yazılı bildirim. Buruşturmak. Kontrat yapmak. Bağıtlaşmak. Sözleşme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kontrat. Anlaşma yapmak.
Postponement of collective labour contract : Toplu iş sözleşmesinin askıya alınması. İşçilerin ücretsiz izinli sayıldıkları dönemde toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geçersiz kılınması.
Collective labour : Kırsal kesimde zorunlu ve isteğe bağlı işlerin, o kesimde yaşayanlarca eşit koşullarda işbirliğiyle gerçekleştirilmesi. İmece.
Postponement of labour contract : Toplu iş sözleşmesinin askıya alınması. İşçilerin ücretsiz izinli sayıldıkları dönemde toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geçersiz kılınması.
Collective labour agreement : Toplu iş sözleşmesi.
Labour contract to indefinite time : Kapsamında, sona ereceği gün belirtilmemiş iş sözleşmesi. Süresi belirsiz iş sözleşemsi.
Collective labour dispute : Toplu iş ihtilafı. Ücret ve çalışma koşullarının korunması, değiştirilmesi veya yorumlanması konularında işçi ile işveren arasında ortaya çıkan anlaşmazlık. Toplu iş anlaşmazlığı. İş uyuşmazlığı.
Labour contract : İş akdi. Hizmet akdi. İşveren ile sendika arasında imzalanmış sözleşme. Toplu iş sözleşmesi. İş sözleşmesi. İşçilerle işverenlerin arasındaki ilişkileri düzenleyen yöntem ve koşulları kapsayan sözleşme.
İngilizce Collective labour contract Türkçe anlamı, Collective labour contract eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Collective labour contract ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Collective bargaining : Toplu pazarlık. İşverenle işçi temsilcileri arasında toplu görüşme. Toplu sözleşme. Karşılıklı anlaşma. Kolektif sözleşme. Çalışma koşullarının düzelmesi veya maaşlarla ilgili olan işveren ve işçi sendikaları temsilcileri arasındaki müzakereler. Belirli bir dönemde uygulanacak ücret, çalışma saati ve koşulları gibi konuları belirlemek amacıyla işçi sendikası ve işveren arasında yapılan doğrudan görüşme. Kolektif iş pazarlığı.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Labor agreement : İş sözleşmesi. Toplu sözleşme. İş anlaşması.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Collective contract : Yetkili işçi ve işveren kuruluşları arasında yapılan ve hizmet bağıtının özelliklerini, uygulanacak koşulları ve sona ermesi ile ilgili yargıları kapsayan toplu iş sözleşmesi. Toplu sözleşme.
Collective bargaining contract : Toplu sözleşme mukavelesi.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
Collective labour contract synonyms : a shift in supply, abolition of forced labour convention, abnormal budget receipts, a group shares, a shift in individual demand, a change in supply, a pass through certificate, union agreement, abnormal budget, labour contract, a type mutual funds, collective labour agreement, collective agreement, labor contract, ability rent.

Bu kısımda Collective labour contract kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Collective labour contract ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Collective labour contract anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Collective labour contract ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.