Collective labour türkçesi Collective labour nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • İmece.
  • Kırsal kesimde zorunlu ve isteğe bağlı işlerin, o kesimde yaşayanlarca eşit koşullarda işbirliğiyle gerçekleştirilmesi.

Collective labour ingilizcede ne demek, Collective labour nerede nasıl kullanılır?

Collective : Kolektif şirket. Ortak. Ortaklaşma. Genel. Toplu. Ortaklaşa. Topluluk adı. Kolektif. Müşterek. Ortak girişim.

Labour : Çalışmak. Çabalamak. Doğum sancısı. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan beden ve/veya beyin gücü. Uğraşmak. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. İş gücü. Doğum sancısı çekmek. ä°şçi partisi üyesi. Emek vermek.

Collective labour agreement : Toplu iş sözleşmesi.

Collective labour contract : Toplu pazarlık sonucunda anlaşma sağlanması durumunda imzalanan sözleşme. Toplu iş sözleşmesi.

Collective labour dispute : Ücret ve çalışma koşullarının korunması, değiştirilmesi veya yorumlanması konularında işçi ile işveren arasında ortaya çıkan anlaşmazlık. Toplu iş ihtilafı. Toplu iş anlaşmazlığı. İş uyuşmazlığı.

Postponement of collective labour contract : Toplu iş sözleşmesinin askıya alınması. İşçilerin ücretsiz izinli sayıldıkları dönemde toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geçersiz kılınması.

 

İngilizce Collective labour Türkçe anlamı, Collective labour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Collective labour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Give and take : Karşılıklı anlayış. Karşılıklı fedakarlık. İşbirliği. Elbirliği. Al gülüm ver gülüm. Fikir alışverişi. Uzlaşma. Karşılıklı özveri.

Mutual aid : Köylerin zorunlu işgörülerinin yerine getirilebilmesi için, bu çalışmalara, köylünün ortaklaşa olarak ve eşit koşullar içinde, yardımlaşma geleneklerinden güç alarak kendi emeği ile katılması yöntemi. ürün, emek, işgörü değiştokuşu ve toplumsal yardım amacıyla yakınlaşma. toplumsal çalışmaya kişilerin para katkısını içeren yükümlülük türü. Karşılıklı yardım. Dayanışma. İki taraflı destek.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Collective work : Ortak yapıt. Birden çok kişinin yarattıkları ve parçalara ayrılabilen ve her parçası başka bir kişinin özelliğini taşıyan yapıt (jean deny armağanı) gibi.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

 

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Self help : Köylerin zorunlu işgörülerinin yerine getirilebilmesi için, bu çalışmalara, köylünün ortaklaşa olarak ve eşit koşullar içinde, yardımlaşma geleneklerinden güç alarak kendi emeği ile katılması yöntemi. ürün, emek, işgörü değiştokuşu ve toplumsal yardım amacıyla yakınlaşma. toplumsal çalışmaya kişilerin para katkısını içeren yükümlülük türü. Kimseye muhtaç olmama. Başkasına muhtaç olmama. Kendi kendine yetme.

Collective labour synonyms : working collectively, abnormal budget expenditures, a type mutual funds, a shift in individual demand, abolition of forced labour convention, abnormal budget, a change in supply, ability to pay approach, abnormal budget receipts, a shift in supply, ability rent, a pass through certificate.