Collective work türkçesi Collective work nedir

  • Ortak yapıt.
  • Birden çok kişinin yarattıkları ve parçalara ayrılabilen ve her parçası başka bir kişinin özelliğini taşıyan yapıt (jean deny armağanı) gibi.
  • İmece.

Collective work ingilizcede ne demek, Collective work nerede nasıl kullanılır?

Collective : Müşterek. Ortak. Ortak girişim. Topluluk adı. Ortaklaşma. Kolektif. Ortaklaşa. Toplu. Genel. Kolektif şirket.

Work : Sızdırmak (para). Emek sarfetmek. Üretimi geliştiren en önemli etken; yapılana katılan insan gücü. yapılan işte para ile ölçümlenen insan emeği. Eser. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek. Çalıştırmak. Mayalanmak. İşlemek. Çalışmak.

Ownership of collective work : Ortak yapıt iyeliği. Birden çok kişinin katılması ile ortaya konulan parçalara ayrılabilen ve her parça arasında sıkı bir bağlılık olmakla birlikte hepsi de yazanların özelliğini taşıyan yapıttaki iyelik hakkı.

Collective activity units : Öğrencileri kümeler halinde araştırma ve inceleme çalışmalarına yönelten öğretim üniteleri. Toplu etkinlik üniteleri.

 

Collective agreement : Toplu sözleşme. Karşılıklı anlaşma. Toplu iş sözleşmesi. Toplusözleşme. Birkaç değişik taraf içeren anlaşma. Kolektif sözleşme.

Collective bargain : Toplusözleşme.

İngilizce Collective work Türkçe anlamı, Collective work eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Collective work ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collective labour : Kırsal kesimde zorunlu ve isteğe bağlı işlerin, o kesimde yaşayanlarca eşit koşullarda işbirliğiyle gerçekleştirilmesi.

Give and take : Al gülüm ver gülüm. Fikir alışverişi. Uzlaşma. Karşılıklı anlayış. Karşılıklı özveri. Elbirliği. Karşılıklı fedakarlık. İşbirliği.

Self help : Köylerin zorunlu işgörülerinin yerine getirilebilmesi için, bu çalışmalara, köylünün ortaklaşa olarak ve eşit koşullar içinde, yardımlaşma geleneklerinden güç alarak kendi emeği ile katılması yöntemi. ürün, emek, işgörü değiştokuşu ve toplumsal yardım amacıyla yakınlaşma. toplumsal çalışmaya kişilerin para katkısını içeren yükümlülük türü. Başkasına muhtaç olmama. Kendi kendine yetme. Kimseye muhtaç olmama.

Working collectively : Kırsal kesimde zorunlu ve isteğe bağlı işlerin, o kesimde yaşayanlarca eşit koşullarda işbirliğiyle gerçekleştirilmesi.

Mutual aid : Karşılıklı yardım. Köylerin zorunlu işgörülerinin yerine getirilebilmesi için, bu çalışmalara, köylünün ortaklaşa olarak ve eşit koşullar içinde, yardımlaşma geleneklerinden güç alarak kendi emeği ile katılması yöntemi. ürün, emek, işgörü değiştokuşu ve toplumsal yardım amacıyla yakınlaşma. toplumsal çalışmaya kişilerin para katkısını içeren yükümlülük türü. İki taraflı destek. Dayanışma.