Mutual aid türkçesi Mutual aid nedir

  • Köylerin zorunlu işgörülerinin yerine getirilebilmesi için, bu çalışmalara, köylünün ortaklaşa olarak ve eşit koşullar içinde, yardımlaşma geleneklerinden güç alarak kendi emeği ile katılması yöntemi. ürün, emek, işgörü değiştokuşu ve toplumsal yardım amacıyla yakınlaşma. toplumsal çalışmaya kişilerin para katkısını içeren yükümlülük türü.
  • Dayanışma.
  • İmece.
  • İki taraflı destek.
  • Karşılıklı yardım.

Mutual aid ingilizcede ne demek, Mutual aid nerede nasıl kullanılır?

Mutual : Müşterek. Karşılıklı. Ortak. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Mütüel. İki taraflı. Mütekabil.

Aid : İnfak. İane. Bir iktisadi karar biriminin kendi iktisadi gücünü ve olanaklarını başka birisi için kullanması. gelişmiş ülkelerin veya uluslararası kuruluşların, azgelişmiş ülkeleri iktisadi olarak kalkındırmak veya sosyal amaçlarla verdikleri çok düşük faizli veya karşılıksız aktarımlar. krş. bağış, bağlı kredi, bağlı olmayan kredi, koşullu kredi. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Alet. Yardımcı. Yardım. Yardim etmek. Destek. Yardım etmek.

Mutual aid contribution : Dayanışma ödeneği. Toplu iş sözleşmelerinde, karşıt işçi kuruluşunun üyesi olmayıp o toplu iş sözleşmesinin uygulanacağı iş yerinde çalışan işçilerin, bu sözleşmeden yararlanabilmeleri amacı ile karşıt işçi örgütünce saptanan ödenti.

 

Assistance of organizations of mutual aids : Tüzel kişilikleri bulunsun ya da bulunmasın yardım sandıklarının tüzükleri gereğince kendi üyelerine ölüm, sakatlık, sayrılık, doğum ve evlenme nedenleri ile yapacakları ödemelerin gelir vergisinden bağışıklığı. Yardım sandıklarınca yapılan yardımlarda vergi başlıklığı.

Mutual action : Karşılıklı etki.

Mutual attraction : Karşılıklı çekim. Çekişim. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Karşılıklı olarak birbirini çeken iki tanecik arasındaki kuvvet.

İngilizce Mutual aid Türkçe anlamı, Mutual aid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mutual aid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unity : İttifak. Ahenk. Teklik. Uyum. Ünite. Bütünlük. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Birlik. Vahdet.

Collective labour : Kırsal kesimde zorunlu ve isteğe bağlı işlerin, o kesimde yaşayanlarca eşit koşullarda işbirliğiyle gerçekleştirilmesi.

Unities : Teklik. Bütünlük. Ünite. Ahenk. Vahdet. Uzlaşma. Birleşme. İttifak. Birlik.

Interdependency : Karşılıklı dayanışma. Bağlılık.

Cohesiveness : Bağlılık. Bağlayıcılık. Birbirine tutkunluk. Yapışkanlık. Tutturganlık. Grup üyelerinin birbirlerine karşı duydukları bağlılık. Uyum. Yapışıklık. Kaynaştırıcılık.

Collective work : Ortak yapıt. Birden çok kişinin yarattıkları ve parçalara ayrılabilen ve her parçası başka bir kişinin özelliğini taşıyan yapıt (jean deny armağanı) gibi.

 

Working collectively : Kırsal kesimde zorunlu ve isteğe bağlı işlerin, o kesimde yaşayanlarca eşit koşullarda işbirliğiyle gerçekleştirilmesi.

Interdependence : Birbirine bağlı olma. Bağlılık. Karşılıklı bağımlılık. Bağımlaşıklık. Birbirine bağlılık. Birbirine muhtaç olma. Karşılıklı dayanışma. Bağımlılık.

Solidarism : İşverenler ile sendikaların birlikte ücretleri piyasa denge ücretinin altında belirledikleri toplu sözleşme sistemi. Sosyal dayanışma. Solidarizm. Tesanüt. Dayanışmacılık.

Mutual aid synonyms : reciprocal aid, cooperation, solidarities, concurrency, give and take, cooperations, self help, solidarity.