Mutual türkçesi Mutual nedir
- Müşterek.
- Bilgisayar alanında kullanılır.
- Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri.
- Mütekabil.
- Karşılıklı.
- Mütüel.
- Ortak.
- İki taraflı.
Mutual ile ilgili cümleler
English: Find mutual interests, and you will get along with each other.
Turkish: Karşılıklı çıkarlar bulursanız, birbirinizle anlaşırsınız.
English: Divorce can put mutual friends of the divorcing couple in a difficult position, particularly if it's an acrimonious split.
Turkish: Boşanmalar, boşanan çiftlerin ortak arkadaşlarını zor durumda bırakabilir, özellikle de ayrılık sert ve tantanalı olmuşsa.
English: Discussion is based upon mutual respect.
Turkish: Tartışma karşılıklı saygıya dayalıdır.
English: As cultural exchange continued between the two countries, their mutual understanding became even deeper.
Turkish: İki ülke arasında kültürel değişim devam ederken, onların karşılıklı anlayışı daha da derinleşti.
English: Ali and Mike became acquainted through their mutual friends.
Turkish: Ali ve Mike ortak arkadaşları sayesinde arkadaş oldular.
Mutual ingilizcede ne demek, Mutual nerede nasıl kullanılır?
Mutual action : Karşılıklı etki.
Mutual aid : Dayanışma. Köylerin zorunlu işgörülerinin yerine getirilebilmesi için, bu çalışmalara, köylünün ortaklaşa olarak ve eşit koşullar içinde, yardımlaşma geleneklerinden güç alarak kendi emeği ile katılması yöntemi. ürün, emek, işgörü değiştokuşu ve toplumsal yardım amacıyla yakınlaşma. toplumsal çalışmaya kişilerin para katkısını içeren yükümlülük türü. İki taraflı destek. İmece. Karşılıklı yardım.
Mutual aid contribution : Dayanışma ödeneği. Toplu iş sözleşmelerinde, karşıt işçi kuruluşunun üyesi olmayıp o toplu iş sözleşmesinin uygulanacağı iş yerinde çalışan işçilerin, bu sözleşmeden yararlanabilmeleri amacı ile karşıt işçi örgütünce saptanan ödenti.
Mutual attraction : Karşılıklı olarak birbirini çeken iki tanecik arasındaki kuvvet. Çekişim. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Karşılıklı çekim.
Mutual building association : Yapı kooperatifi.
Mutual fund : Karşılıklı sermaye. Taşınır değerler yatırım fonu. Küçük yatırımcıların tasarruflarını sermaye piyasalarına çekmek ve taşınır değerlerin taşıdığı riskleri dağıtmak amacıyla, katılma belgesi karşılığı toplanan paralarla belge sahipleri adına taşınır değer portföyü işletmek için kurulan fon. Yeni hisse senedi çıkarılıp halka arz edildikçe sermayesi değişen, bu nedenle sabit hisseli sermayesi bulunmayan taşınır değerler yatırım fonu. krş. kapalı uçlu fon. Yatırım fonu. Menkul kıymetler yatırım fonu. Başka şirket hisselerine yatırım yapan şirket. Yatırım ortaklığı. Menkul kıymet yatırım fonu.
Mutual legal assistance treaty : Adli yardımlaşma antlaşması.
Mutual friend : Ortak dost. Müşterek dost. Ortak arkadaş.
Mutual inductance coupling : Karşılıklı irgitil bağlaşım.
Mutual company : Karşılıklı sigorta şirketi. Anamalsız ortaklık. Mütüel şirket. Mütekabil müessese. Karları sahipleri arasında yatırım oranına göre bölünen şirket. Mütekabil şirket. Kazancı satınalıcıları arasında bölüşülen, anamalı ve payları olmayan ortaklık. Karın şirketin üye sahipleri arasında onların şirketle yaptıkları alışveriş oranında dağıtıldığı bir şirket türü. Hisse sermayesi olmayan şirket.
İngilizce Mutual Türkçe anlamı, Mutual eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mutual ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Conjugate : Konjugat. Eşli, eşit iki parçadan oluşan. immunoflouresan veya immünoperoksidaz boya yöntemlerinde olduğu üzere, antijenin tespiti için floresan veya enzim gibi bir belirteç proteiniyle birleştirilmiş antikor molekülünün antijenle birleştirilmesi. Birleşmiş. Eşlenik. Çift. Molekül ya da örüt,yapısı içindeki doymamışlık noktaları birbirine bağlanmış olan kimyasal özdek. Birleşmek. Çekmek (fiil). Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fiil çekimi yapmak.
Bivious : Çift taraflı. İki yönlü. Çift yönlü.
Access control entry : Erişim denetim girdisi. Erişim denetleme girişi.
Consociate : Ortaklık kurmak. Arkadaş.
Bipartite : İki kısma ayrılabilen. Bipartit. İkili. İki bölüme ayrılabilen. İki partili. Çift taraflı. İki kümeli. İki parçalı.
Abort : Düşük yapmak. Baş tutmamak. Gelişememek. İptal etmek. Durdurmak. Bir işi yarım bırakmak. Dölütünü düşürtmek. Erken doğum yapmak. Başarısızlıkla bitmek.
Abnormal end : Olağandışı sonlanma.
Conjuncts : Bitişik. Birleşik. Bağlaçlık. Birleşmiş.
Coheir : Müşterek mirasçı. Ortak mirasçı. Ortak varis. Mirasçı.
Mutual synonyms : interactional, reciprocatory, accelerator key, access control, trilateral, corresponding, associate, opposed, reciprocative, concerted, opposing, commonest, absolute device, abstract syntax tree, bilateralistic, banders, abort sequence, facing one another, conjointly, cooperative, collaborative, ac adapter, communis, companionate, access key, biarticular, bilateral, common, correspondent, collaborators, access mechanism, collaborator, co operator.
Mutual zıt anlamlı kelimeler, Mutual kelime anlamı
Unshared : Bölüşülmemiş. Bölünmemiş. Paylaşılmamış.
Nonreciprocal : Mütekabil olmayan. Ortak olmayan. İki taraflı olmayan. Karşılıklı olmayan.
Mutual ingilizce tanımı, definition of Mutual
Mutual kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Reciprocally given and received. Reciprocally acting or related. Interchanged. As, a mutual love, advantage, assistance, aversion, etc. Reciprocal. Reciprocally receiving and giving.

Bu kısımda Mutual kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mutual ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mutual anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mutual ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.