Collocutor türkçesi Collocutor nedir

Collocutor ingilizcede ne demek, Collocutor nerede nasıl kullanılır?

Collocate : Yan yana koymak. Yan yana yerleştirmek. Düzenlemek. Sıraya koymak. Dizimlemek. Yerleştirmek. Yanyana koymak. Sıralamak. Birlikte bulunmak.

Collocated : Yan yana koymak. Yan yana yerleştirilen. Düzenlemek. Eş konumlu. Sıralamak. Yan yana yerleştirilmiş.

Collocates : Düzenlemek. Dizimlemek. Sıralamak. Sıraya koymak. Birlikte bulunmak. Yan yana koymak. Yan yana yerleştirmek. Yanyana koymak.

Collocating : Sıralamak. Düzenlemek. Dizimlemek. Yanyana koymak. Birlikte bulunmak. Yan yana koymak. Yan yana yerleştirmek. Sıraya koymak.

Collocation : Sıralama. Birliktelik. Birlikte kullanım. Sıraya koyma. Eşdizimlilik. Yan yana olma. Aynı yerde tertip. Düzenleme. Yan yana tanzim. Tanzim.

Collocations : Düzenleme. Eşdizimlilik. Aynı yerde tertip. Sıralama. Birlikte kullanım. Birliktelik. Yan yana tanzim. Yan yana olma. Tanzim.

İngilizce Collocutor Türkçe anlamı, Collocutor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Collocutor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Speaker : Parlamento başkanı. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Meclis başkanı. Hoparlör. Spiker. Sözcü. Kolon. Spiker (radyo veya tv). Hatip. Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektikçe sesi yükselten alet.

 

Acceptor : Kabul eden kişi. Onaylayan kimse. Ödeği kabul eden. İlaç molekülleriyle dönüşümlü olarak bağlandıkları halde herhangi bir etkiye neden olmayan almaç benzeri büyük moleküllü yapılara verilen ad. Kabul eden. Poliçede ödemeyi kabul eden kişi. Alıcı. Poliçenin muhatabı. Ödekte yazılı parayı ödemeği kabul ettiği anlamına gelmek üzere ödeği imzalayan kişi. Poliçeyi kabul eden.

Discoursers : Anlatıcı. Konferansçı.

Stamp collector : Filatelist. Pul koleksiyoncusu. Pulcu.

Archivist : Arşiv görevlisi. Evrak memuru. Arşivist. Arşiv memuru. Arşivci. Belgelik uzmanı. Belgelikte çalışan ve belgelik yönetiminden sorumlu olan kişi. bk. belgelik.

Conversationalist : İyi konuşan kimse. Hoşsohbet biri. Güzel konuşan kimse. Hoşsohbet kimse.

Soul : Kimse. Şahıs. İçtenlik. Esas. Zencilere ait. Hissiyat. Canlılık. Zencilerle ilgili. Tin. Can.

Individual : Kimse. İnsan. Özel. Özgün. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. Tek. Tekil. Kişi. Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Tek kişilik.

Deipnosophist : Yemek sanatında ve sofra sohbetinde becerikli kişi. Yemek sanatında ve sofra sohbetinde usta olan kimse.

Accepters : Alıcı. Akseptör. Kabul eden.

Collocutor synonyms : packrat, numismatologist, conchologist, philatelist, coin collector, debater, someone, accepter, conversationalists, drawee, answerer, person, orators, lecturer, payers, orator, mortal, debaters, aggregator, dialogist, discussant, discussants, discourser, payer, interlocutors, numismatist, answerers, somebody, respondent, crater, lecturers, drawees, interlocutor.

 

Collocutor zıt anlamlı kelimeler, Collocutor kelime anlamı

Nonworker : Çalışmayan. İşsiz güçsüz. İşsiz olan kimse. Çalışmayan kimse.

Collocutor ingilizce tanımı, definition of Collocutor

Collocutor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the speakers in a dialogue.