Come to an end türkçesi Come to an end nedir

  • Tükenmek.
  • Sonuna gelmek.
  • Bitmek.
  • Yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmek.
  • Sona ermek.
  • Son bulmak.
  • Nihayet bulmak.
  • Sona yaklaşmak.
  • Sona gelmek.
  • Yolun sonuna gelmek.

Come to an end ile ilgili cümleler

English: Our marriage has come to an end.
Turkish: Evliliğimiz bitti.

English: The summer vacation has come to an end too soon.
Turkish: Bu yaz tatili çok çabuk bitti.

English: Your college years will soon come to an end.
Turkish: Üniversite yılların yakında sona erecek.

English: All good things must come to an end.
Turkish: Tüm güzel şeyler bitmek zorundadır.

English: When will the world come to an end?
Turkish: Dünyanın sonu ne zaman gelecek?

Come to an end ingilizcede ne demek, Come to an end nerede nasıl kullanılır?

To : İla. Kadar. Oranla. Kala. Arasında. E doğru. -e göre. İle. -e kadar. Karşı.

An : Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. Bir. Anabatik rüzgar. (herhangi) bir. Bir (ünlülerden önce).

End : İzmarit. Son çekit. Amaç. Sona ermek. Kalıntı. Son. Akıbet. Uç. Sona erdirmek.

Come to an agreement : Uzlaşmaya varma. Uyuşmak. Görüş birliğine varmak. Mutabakata varmak. Mutabık kalmak. Uzlaşmak. Bir işlemin gerektireceği tüm koşullar üzerinde sonuç olarak anlaşma. Anlaşmak. Mutabakata ulaşmak.

 

Come to an anchor : Yoluna koymak. Sağama bağlamak. Güvenlik veya istikrar kaynağına ulaşmak.

Come to an understanding with : Anlaşmaya varmak.

Come to an arrangement : Uyuşmak. Uzlaşmak. Anlaşmaya varmak. Bir anlaşmaya varmak. Karşıtlar arasındaki anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması yoluyla birlik sağlama. uygulanacak işlerde tartışma yoluyla bir bütünlük ve birliğe varma. Uzlaşma.

Come to an understanding : Mutabakat yapmak. Mutabakata varmak. Anlaşmaya ulaşmak. Anlaşmaya varmak.

İngilizce Come to an end Türkçe anlamı, Come to an end eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Come to an end ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

End : Kalkmak. Kafa. Son çekit. Son vermek. Uç çekit. Bitim. Son. Bitiş çekidi. İzmarit. Bitirmek.

Dooming : Hüküm vermek. Kaderi kötü olmak. Zeval. Yazgı. Akıbet. Lanet. Mahkum etmek. Kader.

Be out : Dışarıda olmak. Sızmış olmak. Yeşermek. Grevde olmak. Çıkmış olmak. Yayımlanmak. Grev yapmak. Yapraklanmak (bitki vb). Bozulmuş olmak (makine).

Busting : Kırmak. Tutuklamak. İflas ettirmek. Vurmak. Bozmak. İflas etmek. Patlatmak. Rütbe indirmek. Tartışmak.

Bust up : Harap etmek. Kavga. Dalaşmak. Kavga etmek. Çıngar. Tartışma. Mahvetmek. Yıkmak. Bozmak.

Cease : Kesilmek. Durdurmak. Bırakmak. Kesmek. Dinmek. Vazgeçmek. Son vermek. Bitirmek.

Be out of : Tükenmiş olmak. Kalmamak. Dışında olmak. Dışında bulunmak.

Die off : Teker teker ölmek. Yavaş yavaş ölmek. Birer birer ölmek. Kökü kazınmak.

Come to an end synonyms : be consumed away, approach the end, be out of something, dry up, break up, be over, windfall, be tuckered out, draw to a close, be at an end, being finished, adjourn, adjourns, end up, come off, be finished, busted, be used up, doom, be all in, ceased, fall short of, blows, be near the end, busts, adore, run out, adores, be fond of, bust, be exhausted, be sold, drain away.