Commission fee türkçesi Commission fee nedir

  • Komisyon.
  • Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine aracılık eden kişiye hizmeti karşılığında işlem tutarının belli bir oranında yapılan ödeme.
  • İktisat alanında kullanılır.

Commission fee ingilizcede ne demek, Commission fee nerede nasıl kullanılır?

Commission : Görevlendirme. Aracı ödeneği. Memur etmek. Terfi. Komite. Hizmete sokmak. Heyet. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sipariş vermek. Talimat.

Fee : Resmi dairelerde görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para. Mirasla edinilen mülk. Giriş vergini. Duhuliye. Bahşiş vermek. Vizite. Vergin. Ödemelik. Yapılan iş karşılığı çalışanlara ödenen para. Ücret.

The commission fee is : Komisyon ücreti.

Commission agent : Komisyoncu acente. Alım satım aracısı. Komisyonla çalışan acente. Başkası adına ticaret yapan şahıs. Komisyoncu acenta. Komisyonla çalışan temsilci. Komisyoncu. Acente.

Commission business : Komisyon işleri. Komisyon işi.

Commission merchant : Komisyoncu. Komisyon için satış yapan kimse. Başkası adına ticaret yapan komisyoncu. Komisyoncu tüccar. Kendi adına ticari işlem yapan komisyoncu.

İngilizce Commission fee Türkçe anlamı, Commission fee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Commission fee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Bank charge : Banka zimmeti. Banka hizmet komisyonu. Banka işlem masrafı. Bankanın bir hizmeti karşılığında müşterinin ödediği ücret. Banka gideri. Banka hizmeti komisyonu.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Brokerage commission : Simsariye. Komisyoncuya ödenecek ücret. Tellaliye. Aracı komisyonu.

Brokage : Komisyonculuk. Simsarlık. Aracıya ödenen komisyon.

Brokerage : Tellaliye. Simsarlık. Simsariye. Komisyon ücreti. Komisyonculuk. Borsa simsarlarının ve finansal danışmaların yaptıkları işlem dolayısıyla aldıkları komisyon. Kürtaj (borsada). Yüzdelik. Simsarlık ücreti.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Board : Borda. Sörf. Kurul. Yiyecek içecek. İlan tahtası. Binmek. Gemiye binmek. Kart. Yolcu almak. Pano.

Commissions : Vazife. Atama belgesi. Heyet. Atama. Kurul. Terfi. Talimat. Ismarlama. Aracı karı. Görevlendirme.

Committees : Komite. Heyet. Kurul. Komiteler.

 

Commission fee synonyms : abnormal budget expenditures, a group shares, ability to pay principle, kickbacks, committee, a shift in supply, abolition of forced labour convention, abnormal budget, a change in demand, a type mutual funds, factorage, brokerages, a shift in individual demand, a change in supply, a pass through certificate, percentage, kickback, ability rent, chamber, commission, a change in individual demand.