Brokage türkçesi Brokage nedir

Brokage ingilizcede ne demek, Brokage nerede nasıl kullanılır?

Brokages : Simsarlık.

Broke : Meteliksiz. İflas etmiş. Beş parasız. Beş parasız (argo terim). Kesik. Züğürt. Yolsuz. Eli boş. Cebi delik. Parasız.

Broke down : Got ruined. Parçalanmış. Çökmüş. Went out of working order.

Broke his heart : Onu hayal kırıklığına uğratmış. Kalbini kırmış. Onun için üzülmesine neden olmuş.

Broke in : Alıştırmak. Lafa karışmak. Zorla girmek. Sözünü kesmek. Terbiye etmek.

Broken bread : Biriyle yiyeceğini paylaşmak. Ekmeğin bölmek. Ekmeğini bölüşmek. Yemeğini paylaşmak.

Broken bone : Kıçını tekmelemek. Kırılan kemik. Kemiklerini kırmak. Vurmak. Fena benzetmek. Dövmek.

Broken : İhlal edilmiş. Engebeli. Bölünmüş. Yıkılmış. Parçalanmış. Bozuk. Bozuk konuşma. Ezik. Kırılmış. Kırık.

Broken down : İşi bitmiş. Bozulmuş. Bozuk. Çökmüş. Çürük. Yıkık. Çökük. Bitkin. Düşkün. Yıkılmış.

Broke new ground : Gelişme gösteren. Keşifler yapan. Başaran.

İngilizce Brokage Türkçe anlamı, Brokage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brokage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Broking : Bir komisyoncunun işi. Brokerlik.

 

Stone broke : Beş parasız. Züğürt. Meteliksiz. Parasız. Çulsuz.

Poor : Biçare. Naçizane. Zayıf (az). Talihsiz. Düşkün. Perişan. Kalitesiz. Yetersiz. Sağlıksız. Zavallı.

Brokerages : Tellaliye. Komisyon ücreti. Simsarlık ücreti. Kürtaj (borsada). Simsariye.

Securities firm : Hisse senedi komisyoncusu şirket. Borsada tahvil ve senet satan şirket. Tahvil ve senet firması.

Committees : Kurul. Komite. Heyet. Komiteler.

Agent : İş görevlisi. Acenta. Malların giriş, çıkış, düzgeçiş gümrük işlemlerini, iyeleri adına kovuşturmaya yetkili kimse. Vekil. Distribütör. Temsilci. Gümrük işgüderi. Amil. Bir koşul ya da bir durumun oluşumuna, bir sürecin gidişine etkide bulunan öğe. Mümessil.

Skint : Meteleksiz. Parasız kalmış. Cebidelik. Meteliksiz. Meteliğe kurşun atan. Cebi delik. Çulsuz.

Commission : Vazife. Atamak. Kurul. Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine aracılık eden kişiye hizmeti karşılığında işlem tutarının belli bir oranında yapılan ödeme. Heyet. Hizmete sokmak. Aracı karı. Görev vermek. Ismarlama.

Bucket shop : Borsa hisseleri üzerinde vurgun yapan yolsuz işyeri. Borsa hisselerinden vurgun yapan salaş yer. Hisse senetleri işemleri yapan yer. Borsa hisselerinden vurgun yapan aracı kurum.

Brokage synonyms : marriage brokerage, marriage mart, nondepository financial institution, percentage, committee, jobbing, board, intermediate trade, kickbacks, agency business, factor, brokerage, factorage, broker, brokerage firm, bust, brocage, bank charge, brokages, brokerage commission, kickback, stony broke, commission fee, chamber, factorship, commissions.

Brokage zıt anlamlı kelimeler, Brokage kelime anlamı

 

Rich : Pahalı. Komik. Pahada ağır. Canlı (renk). Değerli. Esprili. Gür. Bereketli. Bol bol. Besleyici.

Nobleman : Asilzade. Soylu yönetimindeki ayrıcalıklı sınıf ve bu sınıfın üyesi. fransız devrimi sırasında soylu kişi ya da eski yönetim yanlısı. doğuşu ya da zeka, davranış üstünlükleriyle sivrilen kimse. Soylu.

Lord : Allah. Hükümdar. Bey. Efendi. Lord payesi vermek. Hakim. Beyefendi. Mal sahibi. Lord ünvanı vermek. Sahip.

Brokage ingilizce tanımı, definition of Brokage

Brokage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Brokerage].