Communicans türkçesi Communicans nedir

  • Birleştiren, bağlayan.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Kommunikans.

Communicans ingilizcede ne demek, Communicans nerede nasıl kullanılır?

Arteria communicans caudalis : Circulus arteriosus cerebri’nin arka yanını oluşturan, a. carotis interna’yı a. basilaris’e birleştiren a. carotis interna’nın bir kolu. Arterya kommunikans kaudalis.

Arteria communicans rostralis : Arterya kommunikans rostralis. Chiasma opticum’un hemen önünde a. cerebri rostralis dextra ve sinistra’yı birbirine bağlayan atardamar.

Macula communicans : Makula kominikans. Neksus. Karşılıklı hücre zarlarında transmembran kanal proteinleri ağızlaşarak silindir biçiminde ve odaklar halinde komşu hücreleri birbirine bağlayan ve embriyonel hücrelerle epitel hücrelerinde küçük moleküllü maddelerin geçişini sağlayan hücre bağlantı türü, makula kominikans. sinir hücreleriyle kalp kasını ve düz kasları oluşturan hücreler arasında makula komunikanslar uyarı iletimini sağladığından bu oluşumlara neksus adı da verilir.

Communicant : Komünyon alan kimse. Ele veren. Bilgi veren. Kilise azası. Bilgi veren kimse.

Communicants : Bilgi veren. Komünyon alan kimse. Bilgi veren kimse. Ele veren. Kilise azası.

Communicable disease : Birinden başka birine geçebilen hastalık. Bulaşıcı hastalık.

 

Communicated : Tebliğ etmek. Bitişik olmak. Komünyon vermek. Birbirine açılmak. Birbirine açılmak (odalar). İçini dökmek. Dertleşmek. Geçirmek. Bulaştırmak. Nakletmek.

Communicably : Söylenebilir bir biçimde. İfade edilebilir bir biçimde. İletilebilir bir biçimde. Nakledilebilir bir şekilde. Bulaşıcı bir şekilde.

Communicate with : İletişim kurmak. Açılmak (bir oda başka bir odaya). Haberleşmek. İletişmek. Görüş alışverişi yapmak.

Communicableness : Konuşkanlık. Bulaşıcılık. Bildirilebilme. İfade edilebilirlik. İletişim kurma isteği. Söylenebilirlik. İletilebilirlik.

İngilizce Communicans Türkçe anlamı, Communicans eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Communicans ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gab : Saçmalık. Kertik. Gevezelik. Çene. Zırvalamak. Konuşkanlık. Uluslararası mali sistemin işleyişini engelleyecek krizleri önlemek amacıyla finansman gereksinimi olan ülkelere ek kaynak sağlanması için abd, ingiltere, almanya, fransa, belçika, hollanda, italya, isveç, kanada ve japonya'nın ımf’ye kredi açmasını öngören 1962 yılında yürürlüğe giren özel düzenleme. Saçmalamak. Genel borçlanma anlaşması. Çok konuşmak.

Put across : Yutturmak. Kandırmak. Kabul ettirmek. Anlaşılmasını sağlamak. Başarı ile tamamlamak. İletmek. Taşımak. Anlatmak. Kabul ettirmek (fikrini). Götürmek.

Joke : Şaka yapmak. Fıkra anlatmak. Latife etmek. Şaka. Komiklik. Şaka söylemek. Espri yapmak. Hayatta başarısız olmuş. Eğlenmek. Muziplik yapmak.

Quest : Tahkik. Tetkik. Aktarmak. Bulmaya çalışma. Araştırma. Soruşturma. Arayış. Arama. Av izini aramak. Aramak.

 

Inflict : Zorlamak. Uğratmak. Çektirmek. Atmak. Acı vermek. Yamamak. Çarptırmak. Vermek. Yüklemek. Vurmak.

Turn to : Çark etmek. Danışmak. Yardım istemek. Değişmek. Uzatmak. Koyulmak. Açmak (belirli bir sayfayı). Dönüşmek. Sığınmak. İşe koyulmak.

Bespeak : Rica etmek. Ismarlamak. Göstergesi olmak. Konuşmak. İstemek. Ayırtmak. Sipariş vermek. Hitap etmek. Bir şeye delalet etmek. Talep etmek.

Enquire : Sormak. Soru sormak. Soruşturmak.

Inform : Bilgilendirme yapmak. Malumat vermek. Haberdar etmek. Bildirmek. Fitnelemek. Bilgi vermek. Bilgilendirmek. Haber vermek. İhbar etmek.

Request : Resmen istemek. Rica etmek. Rica. Ricada bulunmak. İstek. Talep. İstemek. Dilek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. İstem.

Communicans synonyms : radio, finger spell, fingerspell, telepathise, telepathize, call for, a c deformity, give, abaxial, sign, a band, abdominal distention, intercommunicate, gesticulate, mouth, express, greet, grimace, signalize, verbalise, pass, telecommunicate, gesture, pay, receipt, talk, abattoir, send a message, speak, write, issue, nod, a dna.

Communicans zıt anlamlı kelimeler, Communicans kelime anlamı

Excommunicate : Afaroz etmek. Aforozlamak. Bir hıristiyanı kilise topluluğundan çıkarmak. Aforoz etmek. Kiliseden aforoz etmek.