Communicant türkçesi Communicant nedir

  • Komünyon alan kimse.
  • Ele veren.
  • Bilgi veren.
  • Kilise azası.
  • Bilgi veren kimse.

Communicant ingilizcede ne demek, Communicant nerede nasıl kullanılır?

Communicants : Bilgi veren kimse. Komünyon alan kimse. Bilgi veren. Ele veren. Kilise azası.

Communicans : Birleştiren, bağlayan. Kommunikans.

Arteria communicans caudalis : Arterya kommunikans kaudalis. Circulus arteriosus cerebri’nin arka yanını oluşturan, a. carotis interna’yı a. basilaris’e birleştiren a. carotis interna’nın bir kolu.

Arteria communicans rostralis : Chiasma opticum’un hemen önünde a. cerebri rostralis dextra ve sinistra’yı birbirine bağlayan atardamar. Arterya kommunikans rostralis.

Macula communicans : Neksus. Karşılıklı hücre zarlarında transmembran kanal proteinleri ağızlaşarak silindir biçiminde ve odaklar halinde komşu hücreleri birbirine bağlayan ve embriyonel hücrelerle epitel hücrelerinde küçük moleküllü maddelerin geçişini sağlayan hücre bağlantı türü, makula kominikans. sinir hücreleriyle kalp kasını ve düz kasları oluşturan hücreler arasında makula komunikanslar uyarı iletimini sağladığından bu oluşumlara neksus adı da verilir. Makula kominikans.

Communicably : İfade edilebilir bir biçimde. Nakledilebilir bir şekilde. İletilebilir bir biçimde. Söylenebilir bir biçimde. Bulaşıcı bir şekilde.

 

Communicable : İletilebilir. İfade edilebilir. Komünikabl. Söylenebilir. Yayılabilen. Bulaşıcı (hastalık). Bulaşıcı.

Communicare : Birleştirme, bağlama. Kommunikare.

Communicability : Söylenebilirlik. Konuşkanlık. İfade edilebilirlik. İletişim kurma isteği. İletilebilirlik. Bildirilebilme.

Communicable disease : Bulaşıcı hastalık. Birinden başka birine geçebilen hastalık.

İngilizce Communicant Türkçe anlamı, Communicant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Communicant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Relator : Hikaye eden. Muhbir. Anlatan kimse.

Edifier : Öğreten. Eğiten. Bilgilendiren. Aydınlatan. Bilgi edindiren.

Informants : İspiyoncu. Denek. Haber kaynağı. Haber veren. Muhbir. İhbarcı. (hasta hakkında) bilgi veren kişi. Haber veya bilgi veren kimse. İtirafçı.

Enlighteners : Aydınlatan. Talimatlandıran ve bilgi veren şey veya kimse. Açıklık getiren. İçyüzünü anlatan. Aydınlatıcı. Ögreten. Anlaşılır hale getiren kimse veya şey (ruhani veya entellektüel).

Informant : Denek. Haber veren. İspiyoncu. Haber veya bilgi veren kimse. Muhbir. İtirafçı. İhbarcı. (hasta hakkında) bilgi veren kişi. Bir soruşturu ya da görüşmede soru sorulan ya da soru -yanıt ilişkisi içinde kendisinden bilgi alınan kişi. bk. yanıtlayıcı.

Enlightener : Talimatlandıran ve bilgi veren şey veya kimse. Aydınlatıcı. Ögreten. Açıklık getiren. Anlaşılır hale getiren kimse veya şey (ruhani veya entellektüel). İçyüzünü anlatan. Aydınlatan.

Edifiers : Aydınlatan. Bilgi edindiren. Bilgilendiren. Eğiten. Öğreten.

 

Christian : Saygıdeğer. Dürüst. Hristiyan. İyi insan. Hz isa'nın öğretilerine inanan veya onu izleyen kişi. Merhametli. Erkek ismi. Hristiyan kimse. Hıristiyan.

Reporters : Muhbir. Haberci. Raportör. Muhabir.

Communicant synonyms : communicants, reporter.

Communicant ingilizce tanımı, definition of Communicant

Communicant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who partakes of, or is entitled to partake of, the sacrament of the Lord`s supper. A church member. Communicating.