Edifier türkçesi Edifier nedir

  • Bilgi edindiren.
  • Aydınlatan.
  • Bilgi veren.
  • Öğreten.
  • Bilgilendiren.
  • Eğiten.

Edifier ingilizcede ne demek, Edifier nerede nasıl kullanılır?

Edifiers : Bilgi edindiren. Öğreten. Bilgilendiren. Bilgi veren. Aydınlatan. Eğiten.

Edified : Ahlakını yükseltmek. Moral vermek. Ahlaki anlamda terbiye edilmiş. Terbiye etmek.

Edifies : Akıl geliştirmek. Öğretmek. Terbiye etmek. Ahlakını yükseltmek. Moral vermek. Ahlakça yükseltmek. Kişilik geliştirmek.

Edification : Öğretme. Ahlakını yükseltme. Yetiştirme. Aydınlatma. Ahlakını düzeltme. Terbiye etme. Bilgi verme.

Edifice : Büyük yapı. Büyük. Mersus. Gösterişli yapı. Anıtsal önemde bina. Mabet. Büyük ve gösterişli bina. Yapı. Bina. Büyük bina.

Edibility : Yenebilme özelliği. Düzenleme. Yenilebilirlik. Yenebilirlik. Görüntüleme.

Pediform : Ayak biçimli. Ayaksı.

Datedif : Etarihli.

Edifying : İlham verici. Öğretme. Yüksek duygulara ulaştıran. Ahlakça yükselten. İyi örnek olan.

Dedifferentiate : Bir hücreyi genel veya daha ilkel duruma geri getirmek (bioyoloji).

İngilizce Edifier Türkçe anlamı, Edifier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Edifier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjective : Sıfat gibi kullanılan. Sıfat. Biçimsel. Tabi. Bir özne, konu ya da nesneyi niteleyen ve değerleme ölçeklerinde ölçüm sürekliliği üzerindeki çeşitli kesim noktalarını göstermeye yarayan sözcük. Sabitleştiricili. Nitem. Yüklenç. Bağlı. Önad.

 

Clarifying : Aydınlığa kavuşturmak. Arınmak. Berraklaştırmak. Arıtmak. Süzmek. Temizlemek. Berraklaşmak. Açıklamak. Durultma.

Notifiers : Bildirim yapan. Bildiren. Haber veren kimse. Bildiren kimse. Haberci. Muhbir.

Phrase : Kısa ve uygun anlatım. Melodinin bir bölümünü oluşturan kısa parça. Sözcük grubu. Deyiş. Birkaç sözcükten oluşan anlamlı birim. Uygun sözcük ve cümlelerle ifade etmek. Tümcecik. Sözcük seçerek anlatmak. İfade.

Annotated : Şerhli. Açıklayıcı yorumlar içeren. Ek açıklama. Açıklanan. Ek olarak açıklanan.

Illuminating : Bilgi verici. Aydınlatıcı. Işık verici. Işıklandırıcı. Açıklayıcı. Aydınlatma.

Intensive : Pekiştirilmiş kelime. Yoğunlaştırılmış. Aşırı. Pekiştirmeli. Türkçede ad, sıfat ve zarf soylu sözlerin açık veya kapalı ilk hecelerinin p, m, r, s ünsüzlerinden biriyle kapatılması ve meydana gelen hecenin, o kelimenin başına eklenmesiyle, benzer hecelerin tekrarı esasına dayanılarak kurulan ve bu yolla ilgili olduğu adın veya fiilin taşıdığı anlamı yoğunluk bakımından güçlendiren kelime: || durum yüzünden zaten sarsılan şerif, handan'ın artık kendisine bambaşka bir gözle baktığını fark eder etmez büsbütün çileden çıktı; bir şeyler yapabilmek hırsıyla yanmaya başladı (t. buğra, dönemeçte, s. 140). en tatlısı kapıyı, pencereyi sımsıkı kapatıp eski yaşantıyı sürdürmekti (t. buğra, göst. e., s. 88). donuk yüzü pembeleşmiş, o her zamanki kıpkırmızı dudakları ise aksine uçuk bir renk almıştı… (r. h. karay, memleket hikayeleri, s. 125). bir haftadır kupkuru kesildi kurabiyeler (p.safa, matmazel noraliya'nın koltuğu, s. 22) vb. || pekiştirilmiş kelimelerde anlamı daha da güçlü kılmak için ek yığılması olayında görüldüğü gibi, pekiştirme öncesi ile asıl kelime arasında bir (a) ünlüsü daha eklenir: sap-a-sağlam, cep-e-çevre gibi. geçirdiği korkunç kazaya rağmen arabadan sap-a-sağlam çıkabildi. gittikleri yerde etrafları çep-e-çevre sarılmıştı vb. bk. pekiştirme ve pekiştirme ünlüsü. Şiddetli. Entansif. İntansif. Yoğun.

 

Unknit : Söken. Çözen. Çözülmüş olan. Aydınlatılmış olan.

Diverge : Dallanmak. Ayrılmak. Açılmak. Sapmak. Ayırmak. Birbirinden uzaklaşmak. Uyuşmamak. Farklı olmak. Birbirinden ayrılmak. Uzaklaşmak.

Depart : Ölmek. Caymak. Ayrılmak. Yolundan sapmak. Yola çıkmak. Vefat etmek. Hareket etmek. Kalkmak. Ayrılmak (uçak vb). Uzaklaşmak.

Edifier synonyms : dangling modifier, content word, misplaced modifier, open class word, contrast, communicants, qualifier, edifiers, explainer, instructive, counterpoint, notifier, communicant, enlightener, informant, explainers, adverb, intensifier, deviate, elucidator, enlighteners, elucidators, vary.

Edifier zıt anlamlı kelimeler, Edifier kelime anlamı

Conform : Uygulamak. Tevafuk etmek. Uymak. İntibak etmek. Boyun eğmek. Alıştırmak. Uyumlu olmak. Uydurmak.

Equal : Bir olmak. Egale etmek. Emsal. Eşdeğerde olmak. Eş değerde olmak. -e eşit olmak. Akran. Emsali olmak. Karşılık gelmek. Denk.

Agree : Anlaşmak. Rıza göstermek. Aynı fikirde olmak. Birleşmek. Kararlaştırmak. Hemfikir olmak. Razı olmak. Mutabık kalmak. Yaramak. Uymak.

Edifier ingilizce tanımı, definition of Edifier

Edifier kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who builds.