Compadre türkçesi Compadre nedir

  • Ahbap.
  • Kafadar (ispanyolcadan gelen).
  • Yakın dost.
  • Yakın arkadaş ahbap.
  • (genellikle kuzey amerika'da kullanılan terim) yakın dost.
  • Dost.
  • Yoldaş.

Compadre ingilizcede ne demek, Compadre nerede nasıl kullanılır?

Compadres : Dost. Ahbap. Kafadar (ispanyolcadan gelen). Yoldaş. Yakın arkadaş ahbap. Yakın dost. (genellikle kuzey amerika'da kullanılan terim) yakın dost.

Compact : Özlü. Küçük otomobil. Pudra kutusu. Sözleşme yapmak. Kompakt. Kısa. Sık. Sıkı. Sözleşme. Antlaşma.

Compact bone : Sert kemik. Uzun kemiklerin esas kısmını oluşturan, halkasal sistemlerden meydana gelen, dıştan periosteum, içten endosteum ile çevrelenmiş kemik yapısı. kompakt kemik.

Compact camera : Kompakt fotoğraf makinesi.

Compact car : Küçük ve ekonomik aile arabası. Küçük araba.

Compact disc player : Diskçalar.

Compact disc : Kompak disk. Yoğun disk. Tekparça disk. Compact disk. Cd. Sıkıştırılmış disk. Kompakt disk. Optik disk.

Compact computer : Kompak bilgisayar. Tekparça bilgisayar. Tek parça bilgisayar. Biparça bilgisayar. Yoğun bilgisayar. Tek parçalı bilgisayar.

Compact disc mute : Optik disk sessiz.

Compact disk : Kompakt disk. Cd. Yoğunteker. Bilgisayarla işlenmiş bilgiyi hafızaya almak için kullanılan küçük disk (örneğin, bilgisayar programları, müzik, vs.).

 

İngilizce Compadre Türkçe anlamı, Compadre eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compadre ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chums : Yem olarak kullanılan balık parçaları. Oda arkadaşı. Canciğer dost. Arkadaş. Ahbap çavuşlar.

Bedfellow : Karı. Yatak arkadaşı. Arkadaş.

Beaning : Ufak olan. Şekerfasulyesi. Çekirdek (kahve vb). Önemsiz şey. Kafa. Tohum. Fasulye. Tane.

Bean : Akıl. Tohum. Şekerfasulyesi. Ufak olan. Adam. Saksı (kafa). Baklagiller (leguminosae) familyasından, beyaz, pembe ya da mor çiçekli, meyveleri legümen tipte, taze ve kuru sebze olarak yenen, bir yıllık, otsu, tırmanıcı bir bitki. Önemsiz şey. Çekirdek (kahve vb).

Analyze : Analiz etmek. Analiz yapmak. Araştırmak. Tahlil yapmak. Çözümlemek. İncelemek. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Tahlil etime, inceleme. Tahlil etmek.

Escort : Eşlik etmek. Muhafız. Eşlik etmek (korumak veya gözetmek amacıyla). Refakat etmek. Kavalyelik etmek. Korumak. Koruma. Kavalye. Eşlik eden (koruma veya gözetim için). Maiyet.

Amigos : Amigo. Arkadaş (ispanyolca). Arkadaş.

Chummed : Yem olarak kullanılan balık parçası. Aynı odayı paylaşmak. Yakın arkadaş olmak. Kafadar. (yem olarak kullanılan) et veya balık parçaları. Oda arkadaşı olmak. Oda arkadaşı. Canciğer arkadaş. Dost olmak.

Bud : Aşı. Gelişmemiş şey veya kimse. Gonca. Tomurcuk. Sürgün. Sürmek. Gelişmeye başlamak. Arkadaş. Gonca vermek.

Examine : Denetlemek. Eleştirmek. Sorgulamak. İrdelemek. Sınamak. Sorguya çekmek. İmtihan etmek. Muayene etmek. İncelemede bulunmak. Sınav yapmak.

Compadre synonyms : tovarisch, tovarich, comrades, friending, bedmates, comes, study, company, friended, playmate, familiars, bedfellows, buddy, associate, analyse, analogise, brer, friend, chum, playfellow, companions, date, bedmate, brother, buckaroos, amigo, compadres, fellows, fellow traveller, canvas, familiar, chumming, cockers.

 

Compadre zıt anlamlı kelimeler, Compadre kelime anlamı

Dissimilitude : Benzeşmeme. Başkalık. Fark.

Unlikeness : Benzemezlik. Benzeşmezlik. Farklı olma durumu. Olay, nesne ya da özellikler arasında ayrımlar gözetmeye yarayan ayrıtsal uzaklık. Benzemeyiş. Özdeşmezlik. Farklılık.