Compasses türkçesi Compasses nedir
Compasses ile ilgili cümleler
English: I drew a circle with compasses.
Turkish: Pergellerle bir daire çizdim.
Compasses ingilizcede ne demek, Compasses nerede nasıl kullanılır?
A pair of compasses : Pergel.
Drawing compasses : Resim pergeli.
Pair of compasses : Pergel. Yayçizer.
Parabola compasses : Parabol pergeli.
Reduction compasses : Sürmeli pergel. Küçültme pergeli.
Compass bearing : Pusula kerterizi. Pusula yönü.
Encompasses : Neden olmak. Sarmak. Kuşatmak. Etrafını çevirmek. Kumpas kurmak. Kapsamak.
Encompassed : İçine alınmış. Neden olmak. Etrafını çevirmek. Kapsamak. Kumpas kurmak. Kuşatılmış. Kuşatmak. Etrafı sarılmış. Sarmak. Çevrilmiş.
Compass brick : Dairesel duvar tuğlası. Kemer tuğlası.
Compass error : Pusula hatası. Pusulanın hatalı çalışmasının neden olduğu manyetik kuzey tam yönü ile ilgili hatalı yönlendirme.
İngilizce Compasses Türkçe anlamı, Compasses eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Compasses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Latitude : Hoşgörü. Paralel. Özgürlük. Serbestlik. Şümul. Yeryuvarı üzerinde herhangi bir noktadan geçen koşut çemberi ile eşlek arasındaki yay parçasının açısal değeri. Rahatlık. Enlem. Tolerans.
Spectrum : Beyaz aşığı oluşturan renklerin, sıklık ya da dalga boyu sırasınca dizildiği görüngü. bir akımmıknatıssal ışınım, kendisini oluşturan dalga boylarına ya da sıklıklara ayrıştırıldığında elde edilen çizge. anlamdaş alkım. Göz kamaştıktan sonraki görüntü. Ekonomi, fizik, kimya, uzay, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Spektrum. Görünge. Işığın dalga boylarına göre ayrılmış biçimi; her dalga boyundaki ışık yeğinliğini gösteren çizge. matematik bir işlerin özgün değerlerinin tümü. İzge. Elek-tromıknatıslı ışınımların, kendilerini oluşturan dalga uzunluklarına ya da yinelenimlere ayrıldıklarında sağlanan sonuç. (görünür ışık bölümünde bunun iyi bir örneği, beyaz ışığın bir optik biçmeden geçtiğinde ortaya çıkan renkler kuşağıdır). insan kulağının algılayabileceği ve değerlendirebileceği ses dalgaları yineleniminin kuşağı; ses izgesi. Tayf. Görüntü.
Purview : Hüküm alanı (bir yasanın). Konu. Saha. Sadet. Alan. Mefhum. Görüş alanı. Kapsam. Mana. Anlam.
Reach : Anlayış. Geçirmek (yumruk). -e varmak. Erim. Ermek. Yetmek. Etkilemek. Kavrayış. Vermek. Varmak.
View : Bakış. Görünüm. Bireyin belli bir konudaki bakış açısı ve anlayış biçimi. Düşünce. Görmek. İncelemek. Kanı. Gözetim. Muayene etmek. Tetkik etmek.
Contrast : (aradaki farkı göstermek üzere) karşılaştırmak. Bir görünçlüğün doğadaki, filmdeki ya da görüntülükteki aydınlık ve karanlık bölümleri arasındaki başkalık, ilişki. Öznel olarak özelikle, mekan ya da zaman içinde (aynı anda ya da art arda - gecikmiş-karşıtlık) yan yana duyumsal uyartılarda nicel ya da nitel bir karşı olma etkisi. Kontrastı olmak. Tezat. Kıyas etmek. Kontrast. Karşılaştırmak. Sertlik. Ayrışçılık.
Compass : Başarmak. Çevre. Çevrelemek. Sarmak. Erim. Kapsam. Bir konuyu kavramak. Çember çizmekte kullanılan aygıt. Kavramak.
Range : Erimi olmak. Nişan almak. Silsile. Yayılma alanı. Uzanım. Akıp gitmek. Bir merminin ya da öğeciksel parçacığın bir özdek içinde ulaşabildiği uzaklak. Sürtmek. Dizmek. Mesafe (görüş veya atış).
Palette : Boya bıçağı. Palet (boya için). Ressam paleti. Bir ressama özgü renkler. Palet (boya). Palet.
Expanse : Açılma. Genişlik. Yayılma. Enginlik. Geniş alan.
Compasses synonyms : internationality, navigational instrument, approximate range, ambit, pallet, horizon, divider, internationalism, a pair of compasses, ballpark, scope, magnetic compass, gyrocompass, dividers, pair of compasses, extent, gamut, orbit, sweep, confines.
Compasses zıt anlamlı kelimeler, Compasses kelime anlamı
Incapability : Kabiliyetsizlik. Elinden gelmeme. Acizlik. Güçsüzlük. Yeteneksizlik. Yetersizlik. Kudretsizlik.
Compasses ingilizce tanımı, definition of Compasses
Compasses kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An instrument for describing circles, measuring figures, etc., consisting of two, or (rarely) more, pointed branches, or legs, usually joined at the top by a rivet on which they move.

Bu kısımda Compasses kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Compasses ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Compasses anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Compasses ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.