Compensating current türkçesi Compensating current nedir

  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Denkleşme akıntısı.
  • İki deniz teknesi ya da bir boğazla birleşen iki deniz arasında görülen, beslenme, iklim ve yoğunluk ayrılıklarından doğan ve çok kez biri yüzeyden, öteki dipten karşılıklı akıntılara verilen ad.

Compensating current ingilizcede ne demek, Compensating current nerede nasıl kullanılır?

Compensating : Hakkını veren. Tazmin edici. Dengeleme. Dengeleyici. Yapmaya değer. Karşılığını veren. Telafi edici.

Current : Şimdiki. Tedavüldeki. Akarsu debisi. Elektriğin bir yöne akışı. Olagelen, geçerli, yürürlükte olan. Bir iletken özdek içinde özgür eksiciklerin, eksi ve artı üşerlerin elektriksel alan etkisi ile akışları. Şu anki. Suyun akışı. Yaygın. Geçerli.

Compensating battery : Dengeleme bataryası.

Compensating circuit : Dengeleme devresi.

Compensating coil : Dengeleme bobini.

Compensating condenser : Dengeleme kondansatörü.

İngilizce Compensating current Türkçe anlamı, Compensating current eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compensating current ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.

 

Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.

Abrasion platform : Dalga aşındırması düzlüğü. Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey.

Age pyramid : Yaş piramidi. Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge.

Alluvial deposit : Alüvyon. Lığ. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın.

Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.

Aboriginal population : Yerli nüfus. Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.

Air route : Uçuş rotası. Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Afforestation : Bir bölgenin ağaçlandırılması. Ormanlaştırma. Orman yetiştirme. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Ağaçlandırma.

Compensating current synonyms : agricultural production, aluvial coast, agricultural co operative, ageing of the population, agrarian geography, aluvial terrace.