Compound glands türkçesi Compound glands nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Organizmada kullanılmak ya da dışarı çıkarılmak üzere salgı yapan, salgılarını birden fazla kanalla boşaltan bileşik tübüler (böbrek ve testiste), bileşik asinar (akciğerde), bileşik tübüloasinar (pankreasta) bezler.
  • Bileşik bezler.

Compound glands ingilizcede ne demek, Compound glands nerede nasıl kullanılır?

Compound : Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Bileşik. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Birleşik. Birkaç elementden yapılmış madde. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek.

Glands : Gudde. Bezler. Salmastra bileziği. Bez. Beze.

Compound adjective : (gramer) iki bölümden oluşan ve genellikle tire ile yazılan sıfat (örneğin : never-ending, worn-out). Bileşik sıfat. Birden çok kelimenin kendi anlamlarını koruyarak veya değiştirerek tek bir anlam oluşturacak biçimde bir araya gelmesiyle oluşan sıfat: boşboğaz (kadın), ağırbaşlı (davranış), kalın kafalı (koca), tezcanlı (adam), birtakım (işler), birçok (kimse), cingöz (çocuk), başıboş (hayvan) eli açık (kimse), beyaz tenli (kız), güler yüzlü (genç), cana yakın (çocuk) vb. Birleşik sıfat. Sıfat tamlaması.

 

Compound arch : Kompoze kiriş. Bileşik kiriş. Bileşik kemer.

Compound attacks : Kılıçoyunu vuruşma ve yarışmalarında, birden çok eylemi kapsayan saldırılar (bir-iki, kesme-sıyırma, ikileme.... gi-bi). Bileşik saldırılar.

Compound beam : Bileşik kiriş.

İngilizce Compound glands Türkçe anlamı, Compound glands eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compound glands ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Yerdomuzu.

Acacia : Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Salkım ağacı. Akasya sakızı. Mimoza.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

 

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Compound glands synonyms : a chromosome, abiotic factor, aardvark, aardwolf, abo blood groups system, abacus bodies.