Compulsory schooling türkçesi Compulsory schooling nedir
- Zorunlu öğrenim.
- Her çocuğun görmek zorunda bulunduğu ve başlama yılı ile süresi yasalarla belirlenen öğrenim.
- Eğitim alanında kullanılır.
- Zorunlu eğitim.
Compulsory schooling ingilizcede ne demek, Compulsory schooling nerede nasıl kullanılır?
Compulsory : Zorunlu. Mecburi. Yükümlü. Zorlama. Zorlayıcı. Cebri.
Schooling : Eğitme. Okul çağındaki çocuklara okuma olanağının sağlanmış olması. Ders alma veya verme. Tedrisat. Okullaşma. Eğitim. Öğretim. Terbiye.
Compulsory attendance : Devam zorunluluğu. Gerekli katılım. Mecburi hazır bulunma. Devam mecburiyeti.
Compulsory auction : Zorunlu satış. Cebri satış.
Compulsory construction : Zorla yapım. Kent içinde bayındırılmış ve boş tutulan bir yerbölümde belli bir süre içinde yapı yapma zorunluluğu. konut için devletçe toprak sağlandığında, bu toprak üzerinde belli bir süre içinde yapı yapmayı sağlamak amacıyla konulan zorlayıcı kentbilim kuralı.
Compulsory delay : Zorunlu geciktirme. Zorunlu gecikme.
İngilizce Compulsory schooling Türkçe anlamı, Compulsory schooling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Compulsory schooling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abulia : Abuli. İrade yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İstenç yitimi. İstem yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Abulya. İrade kaybı. Kayıtsızlık.
Academy : Bilim adamları topluluğu. Medrese. Akademi. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Okul. Yüksekokul. Yüksek okul.
Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.
Achromatopsia : Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Renk körlüğü. Akromatopsi.
Abstract intelligence : Soyut zeka. Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği.
Accustoming : Alıştırmak. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Ünsiyet. Yetiştirim. Ülfet.
Abstract reasoning : Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi.
Academic year : Öğretim yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Eğitim öğretim yılı. Ders yılı. Akademik yıl.
Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.
Compulsory education : Gerekli eğitim. Mecburi eğitim.
Compulsory schooling synonyms : academy of economic and commercial sciences, a priori knowledge, academic preparation, abnormal child, academic intelligence, active school, achievement tests.

Bu kısımda Compulsory schooling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Compulsory schooling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Compulsory schooling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Compulsory schooling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.