Concentrative türkçesi Concentrative nedir

  • Odaklanmış dikkatli.
  • Üzerine odaklanılmış.

Concentrative ingilizcede ne demek, Concentrative nerede nasıl kullanılır?

Concentrating : Odaklanan. Merkezileştiren. Konsantre olan.

Concentration : Fizik, kimya, uzay, iktisat, nükleer enerji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Toplaşım. Belli bir oylumdaki ya da belli ağırlıktaki çözeltide çözünen özdek tutarı. Yığma. Nüfusun ve ekonomik etkinliklerin belli yerleşim yerlerinde ya da kent özeklerinde toplanması süreci. Bir çözücüdeki çözünen madde miktarını belirtmede kullanılan bir terim. yoğunluk. Toplanım. Yoğunlaşma. Bir çözeltinin birim oylumuna düşen ortalama özdecik sayısı. Konsantrasyon.

Concentration area : Temerküz sahası. Nüfusun ve ekonomik etkinliklerin giderek artan oranda toplandığı, hızla kalabalıklaşan yerleşim yeri. Yoğunlaşım bölgesi.

Concentration camp : Toplama kampı. Tecrit kampı. Toplama düşergesi. Temerküz kampı. Tevkif kampı.

Concentration cell : Konsantrasyon pili. Konsantrasyon pili. Derişim gözesi. Elektrokimyasal tepkimeyi veren özdeğin derişim ayrımından oluşan pil türü. Derişim pili.

Concentration of labour : Emeğin yoğunlaşması. Marksist yaklaşımda, kapitalistlerin sürekli olarak artık değeri artırmak amacıyla emekçileri belirli bir üretim sürecinde daha çok çalıştırmaları. krş. salt artık değer.

 

Concentration of attention : Stanislavski oyunculuk dizgesinde, oyuncunun bütün dikkatini dış eyleme vermesi ve imgelemi ile bu eylemi pekiştirmesi işlemi. Dikkati odaklama.

Acid concentration : Asit konsantrasyonu.

Concentration ratio : Yoğunlaşma oranı. Toplanma oranı. İki değişkenin birlikte değişimini veren yığışımlı bir sıklık dağılımında, bir değişkene ilişkin gözlem değerlerine göre öteki değişkenlere ilişkin gözlemlerdeki toplanmayı sayısal olarak ölçmek üzere başvurulan ve iki değişkene (p ve q) ilişkin gözlem değerleri arasındaki ayrımlar toplamının ilk değişkene (p) ilişkin değerler toplamına oranı olarak bulunan değer. Konsantrasyon oranı.

Concentration gradient : Derişim farkı. Yoğunluk gradyanı. Konsantrasyon gradyanı. Birbirine bitişik iki alan arasındaki özel maddelerin yoğunluğunda oluşan farklılık, yoğunluk gradyanı. Derişim eğimi. Yoğunluk farkı. Konsantrasyon gradyeni.

İngilizce Concentrative Türkçe anlamı, Concentrative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concentrative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Titer : Bir solüsyondaki reksiyonun tamamlanması için gereken madde miktarı (kimya). Titre etmek. Bir materyalde bulunan antikor veya toksin gibi bir maddenin halen belirlenebilen en üst seyreltinin tersi. bir eriyikte veya belirli bir miktar örnekteki etkenin sayısı. Titre. Kertelemek. Kıkırdama. Titre etme.

Compactness : Titizlik. Sıkılık. Tıkızlık. Kompaktlık. Yoğunluk. Küçüklük. Etkili anlatım. Sıklık.

 

Molar concentration : Molar konsantrasyon. Molarite. Molar derişim.

Focused : Anlaşılır yapılmış. Odaklanmış. Konsantre olan (bir görev üzerinde, vb.). Merkezde toplanan. Odağa getirilmiş.

Spacing : Ara uzaklık. Aralıklı dizme. Bir soru çizinliğinde özellikle açıkuçlu sorular kullanıldığında yeter yanıt alabilmek üzere uygun genişlikte yer bırakma. Aralık koyma. Espas. Ara. Yerayırım. Uzaklık. Mesafe.

Density : Özgül ağırlık. Bilgisayar, fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birim oyluma düşen özdecik sayısı. Bir maddenin hacim ağırlığının, standart olarak alınan başka bir maddenin aynı hacminin ağırlığına oranı, dansite. Sıkılık. Ahmaklık. Densite. Özkütle. Bir maddenin birim hacminin kütlesi, birim hacimdeki madde miktarı, densite. Bir özdeğin birim oylumunun kütlesi.

Molality : 1000 g. çözücüde çözünen özdeğin mol sayısı. Molalite. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. 1000 gr. çözeltideki çözünük özdem sayısı. Bir kilogram çözücü madde için gerekli çözünen maddenin mol cinsinden miktarı, m. Özdemsellik. Molallik.

Hydrogen ion concentration : Hidrojen yükünü derişimi. Hidrojen iyonu konsantrasyonu.

Property : Mülkiyet. Bir özdeği belirleyen nitelik ve nicelikler. Oyuncunun, dekor gereğiyle kullandığı eşyalar; dekora yardımcı olacak küçük parça eşyalar, sahne takımları, (bk. donatım). Sahne elbiseleri. Bir oyun içinde yer alan eşya (bk. donatım.). Mülk. Mal mülk. Nitelik. Bina, ev, toprak parçası, yer gibi taşınmaz mallar. iyelik konusuna girebilen gerçek eşya ile hakların tümü. Sahne eşyaları.

Focussed : Odaklanmış. Odağa getirilmiş. Merkezde toplanan. Anlaşılır yapılmış. Konsantre olan (bir görev üzerinde, vb.).

Concentrative synonyms : spatial arrangement, molal concentration, denseness, m, molarity, tightness, titre.

Concentrative zıt anlamlı kelimeler, Concentrative kelime anlamı

Distribution : Yayma. Bir ekonomide belirli bir dönemde elde edilen toplam gelirin; emek, sermaye, doğa ve girişimciden oluşan üretim faktörlerine, ücret, faiz, kira ve kar biçiminde dağıtılması. Yapımcılar ile oynatımcılar arasında aracılık yapan, oynatımcılara kiralamak üzere bir filmin dağıtım hakkını belirli bir süre için yapımcıdan satın alarak çalışan sinema işleyimi kolu. filmin yapımcıdan alınarak oynatımcıya kiralanması işi. Düzenleme. İlaçların kandan, doku ve organların içine yayılması. Bir ölçme sonucunda elde edilen değerlerin ya da test puanlarının bir ortalama noktası çevresinde serpilmesi durumu, bk. sıklık dağılımı. Dağıtma. Taksim. Rol dağıtımı. Coğrafyanın, doğal ya da insana değgin olayların yeryüzüne dağılış ve yayılışlarını göz önüne alan temel ilkelerinden biri.

Decentralise : Merkezden birkaç yere yetki dağıtmak. İdari yetkileri (merkezi otoriteye ait olan) yerel yönetimler arasında dağıtmak. Sorumluluğu dağıtmak. Merkezden yetki dağıtmak. Bağımsız yönetime geçmek. Yerel merkezler arasında dağıtmak. Ademi merkeziyet sistemi kurmak. Yetki dağıtmak. (ayrıca decentralize).

Decentralize : Yerel merkezler arasında dağıtmak. Merkezden birkaç yere yetki dağıtmak. Sorumluluğu dağıtmak. Bağımsız yönetime geçmek. Yetki dağıtmak. Ademi merkeziyet sistemi kurmak. Merkezden yetki dağıtmak.

Concentrative antonyms : deconcentrate.

Concentrative ingilizce tanımı, definition of Concentrative

Concentrative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Serving or tending to concentrate. Characterized by concentration.