Concessionaire türkçesi Concessionaire nedir

  • Temsilci.
  • İmtiyaz sahibi kimse.
  • Bayi.
  • İmtiyaz sahibi.
  • Ayrıcalıklı kimse.

Concessionaire ingilizcede ne demek, Concessionaire nerede nasıl kullanılır?

Concessionaires : Ayrıcalıklı kimse. Bayi. Temsilci. İmtiyaz sahibi.

Concessionairy : Ayrıcalıklı. Ayrıcalık. Ruhsat.

Concessional : Tavizli. Ayrıcalıklı. İmtiyazlı.

Concessional tariff rates : Ödünlü tarife oranları. İki veya daha çok sayıda ülke arasında bir ticaret anlaşmasıyla bu ülkelerin birbirlerinden yaptıkları dışalım mallarına normal tarifelerinden daha düşük uyguladıkları tarife oranları. Ödünlü tarife oranlan.

Concessionary : İmtiyaza ait. İmtiyazlı. Ayrıcalıkla ilgili. Ayrıcalıklı. Tavizli.

Concession : Ruhsat. Coğrafya, gümrük, iktisat, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Teslim. Ödün. İmtiyaz. Ayrıcalıklı alan. Belli kamu işgörülerinin görülmesi amacıyla, kent yönetimince belli kişi, kuruluş ya da ortaklıklara verilen özel olur. İzin. İtiraf. Bayilik.

Territorial concession : Bölgesel ödün. Bölgesel taviz. Topraktan vazgeçme. Karasal bölgeyi bırakma.

Make concessions to : Taviz vermek. Tavizde bulunmak.

Make a concession : Ayrıcalık vermek. Uzlaşmak.

Concessions : Ayrıcalık. Taviz. Ödün. Kabul. İmtiyaz. İmtiyazlar. Ruhsat. Teslim. İzin.

 

İngilizce Concessionaire Türkçe anlamı, Concessionaire eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concessionaire ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agency : Vasıta. Tecimyerlerin çalıştıkları yerlerinin, ücret paylarının ya da genel olarak yapmış oldukları işlemlerinin tümü. Acente temsilciliği. Temsilcilik, temsilcilik işyarı, temsil ilişkileri, temsil yetkileri, temsil anlaşması gibi konular üzerinde çalışma ve iş yapma gücü. Tecimyerlik. Acente. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Aktör. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Ambassador : Büyük elçi. Elçi. Büyükelçi. Sefir.

Seller : Satan kişi veya kurum. Satılan şey. Mal ve hizmet satan gerçek veya tüzel kişi. Dağıtımcı. Satıcı. Satan.

Distributor : Dağıtımcı. Ana bayii. Kır koşularında, varış çizgisini geçen atletlere varış sırasına göre sayı veren yargıcı. Distribütör. Dağıtıcı. Dağıtaç. Müvezzi. Atletizm, bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dağıtım işiyle uğraşan kimse.

Patentees : İhtira beratı sahibi. İhtira beratı alan. Patent sahibi.

Ballyhoo man : Avukat. Tanıtım yapan kimse (özellikle de bir restoran dışında müşterilere yönelik olarak yüksek sesle). Yüksek sesle propaganda yapan.

Grantees : Bağış yapılan kişi. Burslu öğrenci. Yardım alan kimse. Hibe alan kimse. Temellük eden. Hibe alan. Malı veya hizmeti devralan kişi ya da kurum. Burs verilen kişi. Devralan.

Grantee : Burslu öğrenci. Temellük eden. Hibe alan kimse. Burs verilen kişi. Hibe alan. Yardım alan kimse. Devralan. Malı veya hizmeti devralan kişi ya da kurum. Bağış yapılan kişi.

 

Franchiser : Ticari ismini veren ana firma. Ticari ismini ve markasını kullandıran ana firma. Acentelik verme hakkı olan kimse. Franchise veren.

Licensee : Lisansiye. Lisans sahibi. Berat sahibi. İşletme ruhsatı sahibi. Ruhsat sahibi. Yetki belgesi. Ruhsatlı kişi. Lisansı olan.

Concessionaire synonyms : small businessman, dealer, canvasser, franchisee, franchisees, patentee, commissary, coryphaei, attorney, vendor, coryphaeus, delegate, concessionaires, canvassers, licensees, franchisers, concessioner, vender, subsidiary, sellers, ambassadors, agent, retail dealer, commissionaire, barr, venders, proprietor, retailer, caterer.

Concessionaire ingilizce tanımı, definition of Concessionaire

Concessionaire kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The beneficiary of a concession or grant.