Concessional tariff rates türkçesi Concessional tariff rates nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Ödünlü tarife oranlan.
  • Ödünlü tarife oranları.
  • İki veya daha çok sayıda ülke arasında bir ticaret anlaşmasıyla bu ülkelerin birbirlerinden yaptıkları dışalım mallarına normal tarifelerinden daha düşük uyguladıkları tarife oranları.

Concessional tariff rates ingilizcede ne demek, Concessional tariff rates nerede nasıl kullanılır?

Concessional : Ayrıcalıklı. Tavizli. İmtiyazlı.

Tariff : Bildirmelik. Vergi (ithalat veya ihracat üzerine konulan). Gümrük. Fiyat listesi. Tarife. Tarife (otel veya motel veya pansiyon için). Vergilendirmek. Gümrük vergisi. İhracat ithalat vergisi. Tarif.

Rates : Azarlamak. Fiyat belirlemek. Layık olmak. Bedeller. Sınıflandırmak. Sayılmak. Fırça atmak. Değer biçmek. Fiyat listesi. Addetmek.

İngilizce Concessional tariff rates Türkçe anlamı, Concessional tariff rates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concessional tariff rates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

 

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Concessional tariff rates synonyms : abnormal budget receipts, a shift in supply, a shift in demand, a change in individual demand, ability to pay approach, a type mutual funds.