Condensers türkçesi Condensers nedir

Condensers ingilizcede ne demek, Condensers nerede nasıl kullanılır?

Condenser antenna : Kondansatör anteni.

Condenser box : Kondansatör kutusu.

Condenser capacity : Kondansatör kapasitesi.

Condenser circuit : Kondansatör devresi.

Condenser coating : Kondansatör kılıfı.

Anti interference condenser : Parazit önleyici kondansatör.

Adjustable condenser : Ayarlı kondansatör.

Audiofrequency condenser : Ses frekans kondensatörü. Ses frekans kondansatörü.

Condenser microphone : Yoğunlaçlı sestoplar. Kondansatörlü mikrofon. Yüzeylerinden biri değişmeyen, öbürü zar işini gören yoğunlaç yüzeyinden oluşmuş sestoplar çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Condenser pipe : Kondansatör borusu.

İngilizce Condensers Türkçe anlamı, Condensers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Condensers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eyepiece : Mercek (mikroskop). Mercek mikroskop. Göz merceği. Irakgörürlerde gerçek görüntüyü gözle incelemek için kullanılan küçük bir yakınsak mercek düzeni. Gözlemci tarafındaki mercek. Oküler. Gözmerceği.

Lens objective : Bir yüzleri yuvarsal, öbür yüzleri yuvarsal ya da düzlem olan, camdan yapılma ve bir ışık demetini kırılmaya uğratarak belli bir noktaya düşüren saydam cisim. (en az iki mercekten oluşan mercek dizgesine objektif denilmekle birlikte, ingilizcede her ikisi için de aynı terimin kullanıldığı göz önüne alınarak bu sözlükte hep mercek terimi kullanılmıştır). tv. bir elektron demetini tıpkı optik mercek gibi saptırabilen mıknatıslı alan dizgesi; elektronik mercek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Collecting : Tahsil. Devşirme. Cemi. Para toplama. Devşirici. Derleme. Derme. Toplama. Koleksiyonculuk.

Liquefy : Sıvılaştırma. Sıvı yapma. Sıvı haline getirme. Sıvılaşmak. Eritmek. Sıvı haline dönüştürme. Sıvılaştırmak. Katı bir maddeye ısıtarak eritme, gazı soğutarak veya basınç altında sıvı hale getirme. Sıvındırmak. Erimek.

Electrical device : Elektrikli cihaz. Elektrikli aygıt. Elektriksel aygıt.

Capacitance : Sığallık. Kapasitans. Sığa. Direnç. Bir iletkenin yük sığdırım olanağı; iletkenler ve yalıtkanlar dizgesinin erkil birimi başına sığdırabildiği yük tutarı; birimi farad'dır. Güçlülük. Sığınç. Elektriksel kapasite. Kapasite.

Ignition coil : İndüksiyon bobini. Ateşleme modülü. Endüksiyon bobini. Ateşleme halkası. Ateşleme bobini. Ateşleme indüksiyon bobini. Ateşleme sargısı. Birincil çevrimdeki alçak gerilimi ateşleme için gerekli yüksekliğe çıkartan gerilim dönüştürücüsü.

Electrolytic capacitor : Üşerçözüksel sığaç. Elektrolitik kondansatör. Elektrolitik sığaç. Elektrolitik kapasitör. Yaprakları arasındaki yalıtkan özdeği üşerli olan sığaç.

 

Agglomerative : Toplu. Yığınsal. Büzgülü. Aglomeratif. Kümelenmiş.

Collectors : Yardım toplayan kimse. Kolektör. Kollektör. Tahsildar. Koleksiyoncu. Toplayan kimse.

Condensers synonyms : trimming capacitor, bypass condenser, electrolytic condenser, electrical condenser, leiden jar, gatherer, accumulator, optical condenser, flush tank, distil, electrolytic, adder, integrator, electrical circuit, electrical distributor, bypass capacitor, crystalline lens, amassers, condensing lens, lensing, aggregator, distributer, lens, gatherers, circuit, bulls eye, lenses, accumulative, flux, electronic lens, leyden jar, condenser, capacitors.

Condensers zıt anlamlı kelimeler, Condensers kelime anlamı

Expand : Genleşmek. Gelişmek. Açmak. Dönüşmek. Büyütmek. Genişlemek. Açılmak. Tevsi etmek. Genişletmek.