Condor türkçesi Condor nedir
- Akbaba.
- Kuşlar (aves) sınıfının, kartallar (falconiformes) takımının, yeni dünya akbabasıgiller (cathartidae) familyasından, 102 cm kadar uzunlukta, tüyleri kara, boynu beyaz olan, uçan kuşların en büyüğü ve en kuvvetlilerinden biri. kondor.
- Tepeli akbaba.
- Tepeliakbaba.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Kondor füzesi.
- Havadan yere güdümlü bir füze.
- Güney amerika akbabası.
Condor ingilizcede ne demek, Condor nerede nasıl kullanılır?
Condors : Tepeliakbaba. Havadan yere güdümlü bir füze. Kondor füzesi. Akbaba. Güney amerika akbabası. Tepeli akbaba.
Condo : Kat mülkiyetli daire. İyelik konut. Mülk mesken. Mülk. Apartman dairesi. Konut.
Condolatory : Başsağlığı ifade eden. Başsağlığı.
Condole : Taziyede bulunmak. Teselli etmek. Başsağlığı dilemek. Acıya katılmak. Baş sağlığı dilemek. Avutmak. Taziyelerini sunmak. Acısını paylaşmak.
Condole with : Üzüntülerini bildirmek. Başsağlığı dilemek. Taziyelerini bildirmek. Taziyede bulunmak.
Condom : Kaput. Kılıf. Kondom. Prezervatif. Boru dayanıklığı.
Condominium : İştirak halinde maliklerin mülkün tamamına tesirli mülkiyet hakkı. Kondominyum. Ortak egemenlik. Kat hakkı. Birkaç devletin egemenliği ile yönetilen ülke. Uluslararası hukuka göre iki bağımsız ülkenin eşit haklara sahip olduğu bir bölge. bir taşınmazın çeşitli kısımlarının farklı kişilerin mülkiyetinde, kalan kısımının ise bu kişilerin ortak mülkiyetinde olması. Müşterek hakimiyet. Kat iyeliği. Birkaç kişinin ya da ailenin, bir yapının belli bölümlerinin ayrı ayrı, yapı yerbölümünün ve ortak kullanım yerlerinin ortaklaşa iyesi olmaları. Kat mülkiyeti.
Condolences : Başsağlığı. Başağlığı. Taziye.
Condolers : Apartman dairesi. Acıya katılan kimse. Taziyede bulunan kimse. Mülk.
Condoled : Acıya katılmak. Taziyede bulunmak. Acısını paylaşmak. Baş sağlığı dilemek. Avutmak. Başsağlığı dilemek. Taziyelerini sunmak. Teselli etmek.
İngilizce Condor Türkçe anlamı, Condor eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Condor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Acacia : Akasya. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Mimoza. Akasya sakızı.
A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Buzzard : Hindi akbabası. Şahin. Bir tür akbaba. Bir tür şahin. Kuşlar (aves) sınıfının, kartallar (falconiformes) takımından, 50-56 cm kadar uzunlukta, kırmızı, beyaz, kahverengi karışık tüylü, avrupa ve orta doğu asya'da her çeşit ormanlarda yaşayan, yurdumuzun güneyinde yalnız kışın tarla ve çayırlıklarda görülen, kuzeyde ise her mevsim görülen bir tür.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Vultures : Kerkenez. Açgözlü kimse.
Condor synonyms : gymnogyps californianus, new world vulture, california condor, vultur gryphus, cathartid, andean condor, vultur, turkey vulture, vulture, abambulacral area, abo blood groups system, aardvark, egyptian vulture, abductor muscle, aardwolf, a site, abiotic environment, turkey buzzard, a chromosome, aardvarks, condors.
Condor ingilizce tanımı, definition of Condor
Condor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The California vulture. A very large bird of the Vulture family (Sarcorhamphus gryphus), found in the most elevated parts of the Andes.

Bu kısımda Condor kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Condor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Condor anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Condor ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.